Fransa’da ‘şato’ aldı sırada İtalya-ABD var

Eklenme Tarihi28.01.2018 - 0:05-Güncellenme Tarihi28.01.2018 - 0:05

Türkiye’de 6.600 dönüm arazide üretim yapan Kavaklıdere, ülkemizde son yılların yükselen değeri Türk şarapçılığının adını dünyada duyurmak adına yurtdışı hamlesini başlattı. Dünya şarapçılığının kalelerine adım adım girme niyetinde olan şirket, bu yolla, şimdilerde sadece etnik market ve restoranlarda yer alan Türk şarabını uluslararası zincir ve restoranlarda da listelemeyi hedefliyor.

Bir grup gazeteciyle öğle yemeğinde bir araya gelen Kavaklıdere’nin Yönetim Kurulu Üyesi Ali Başman, oldukça iddialı bir hedefle yola çıkmış olsalar da Bordo’da (Bordeaux) satın aldıkları şatonun kendilerine verdiği enerjinin, doğru yolda olduklarının göstergesi olduğuna inanıyor.

‘İkinci yeri aldık’

Fransa’da Merlot ve Cabernet Franc üzümleriyle adı öne çıkan Bordo’nun en ünlü bölgelerinden Saint-Emilion’a komşu Côtes de Castillon’daki La Croix Lartigue şatosunu satın alan Kavaklıdere, buradaki 80 dönümlük bağ ile uluslararası pazarlarda kendisine yer arayacak.

Fransa’daki ataklarının bununla sınırlı kalmadığını ifade eden Başman, yine 80 dönüm arazisi olan komşu şatoyu da kısa süre önce satın aldıklarını, böylece 8 odalı bir butik ağırlama tesisine sahip olduklarını söylüyor.

Kavaklıdere uzmanları ve Fransız danışmanlarla birlikte gerek yeni aldıkları Bordo şarabını gerekse Türk şaraplarını uluslararası ligin üst sıralarına taşımayı planladıklarını anlatan Başman, sadece Fransa ile kalmayacaklarını belirterek, “İtalya ve Amerika’da da bağ almayı düşünüyoruz” diyor. Fransa’daki bağın üretim kapasitesi yıllık 30 bin şişeye karşılık geliyor. Bunun 10 bin adedi 1. kalite olarak şişeleniyor.

Öküzgözü, Narince

Başman, Fransa’da şişelenen şarapları Türkiye’ye de getirdiklerini ama asıl amaçlarının bu ürünleri yurtdışında satmak olduğunu anlatıyor: “Fransa ve ABD’de bu şarapla anılmak istiyoruz. Ardından da Öküzgözü ve Narince gibi Türk üzümlerimizi dünyaya tanıtmak asıl amacımız.”

Fransa’nın Bordo bölgesini don vurdu. Bu yüzden bölgedeki şarap üreticileri ciddi sıkıntı çekiyor. Bu noktada Başman kendileri adına umutlu konuşuyor: “Bizim arazimiz biraz tepelerde, bu yüzden don bizi etkilemedi. Bölgede yeniyiz ama bu yıl avantajlıyız.”

ETNİK PAZAR BİZİ KESMEZ!

Fransa’daki eğitiminin ardından, 3 yıldan bu yana Kavaklıdere’de mesai harcayan Ali Başman ile eşi Nazan Başman’ın kızı Cevza Başman, şimdilerde şirketin pazarlama işlerinden sorumlu. Kavaklıdere olarak Türkiye’de yüzde 30’luk bir paya sahip olduklarını ifade eden Cevza Başman, toplam üretimin yüzde 20’sini yurtdışı pazarlara ihraç ettiklerini söylüyor.

İhracatta başı çeken ülkeler ise Almanya, İngiltere, ABD, Hollanda, Belçika ve Çin olarak sıralanıyor. “Şu anda etnik pazarlardayız ama uluslararası pazarlarda olmak istiyoruz” diyen Cevza Başman, bunun için dış seyahatleri artırdıklarını ifade ediyor.

CEO’lar çok mu zeki?

ABD’nin en popüler gazetelerinden New York Times muhabiri Adam Bryant, son 10 yılda tam 525 CEO ile röportaj yapmış. Sanılanın aksine CEO’ların A karne notlu veya sınıf başkanı olan öğrenciler olmadığını farketmiş. Ancak tüm CEO’larda 3 ortak nokta saptamış.

1. Meraklılar: Her şeyi merak ettikleri gibi, merak ettiği konuları daha farklı ve daha iyi nasıl yapacaklarını düşünüyor ve bunun üzerine gidiyorlar.

2. Yenilik avcısılar: Alanlarının dışına çıkmayı seviyorlar. Yenilik ve zorluk onların konfor alanı.

3. Anı yaşıyorlar: Evet gelecek hedefleri var ancak onları nasıl elde edeceklerine takılıp kalmıyorlar. Bugün elindekini en iyi şekilde yapmaya odaklanıyorlar. Hedefleri için ise hayal kurmaktansa çevredeki fırsatlara kendilerini açıyorlar. Böylece yapmak istediğine ya da yükselmeyi düşündüğü yere yani geleceğe odaklanırken, bugünü ve fırsatları kaçırmıyorlar.

Mutluluğun formülü: Görüştüğün 5 kişi

Hepimizin amacı mutlu olmak. Çalışıp para kazanınca, istediklerimizi satın alınca mutlu olacağımızı düşünüyoruz. Oysa son yapılan bilimsel çalışmalar bunun tam tersini söylüyor. Yani başarılı olunca mutlu olmuyoruz, mutlu olunca başarılı oluyoruz.

Son dönemin popüler pozitif psikoloji kitaplarından Neil Pasricha’nin yazdığı Happiness Equation (Mutluluk Denklemi) çok basit bir mutluluk formülu veriyor. “Beklentilerinizi doğru yönetin. Beklentiler düştükçe mutluluk artıyor.” Sahip olduklarınızla mutluysanız ve daha fazlasında gözünüz yoksa dünyanın en mutlu insanı sizsiniz demek.

Günümüz tüketim toplumunda elindekilere şükretmek ve “fazlasını istememek” zor. Kitapta bunun için yapabileceğiniz bazı egzersizler var. En önemlilerinden biri ise bakış açınızı değiştirmek.

Yine kitaptaki notlara göre bir kişi, çevresinde en yakın görüştüğü 5 kişinin toplamı gibiymiş. Yani eşiniz, en yakınlarınız, iş yerindeki çalışma arkadaşlarınızın hayata bakışı sizi yakından etkiliyor. Onlar mutluysa, siz de mutlusunuz!