Biz Türkiye’de alışık olduğumuz kısır tartışmalarla boğuşurken dünyanın gündemi yine bambaşkaydı. Tesla’nın ve SpaceX’in sahibi Elon Musk, Mars’ı kolonileştirmeyle ilgili projelerini ve zaman planını duyurdu. Musk, 2022’ye kadar Mars’ı kolonileştirmek için 2 kargo roketinin gönderileceğini açıkladı. Bu kargo uçaklarının taşıdığı malzemelerle kızıl gezegen kolonileşmeye başlayacak ve ardından orada da hayat başlayacak.

Musk’ın vizyonu bununla da sınırlı değil. Uzay için geliştirdiği roketleri dünyada da ulaştırma için kullanacaklarını söyledi.

Üstelik dünyanın pek çok yerine 30 dakikada, en uzak noktaya da 60 dakikada uçulacağını iddia etti. Şu an 8 saat süren Londra-New York uçuşunun 29 dakikaya düşeceğini ve ödenecek ücretin uçak bileti fiyatları seviyesinde kalacağını belirtti.

Musk’un fikirlerini uçuk ve gerçekleşmesi imkansız bulanlar olacaktır. Fakat Musk’ın geçmişteki proje ve başarılarına biraz aşina olanlar için yeni fikirleri o kadar da ulaşılmaz değil.

‘Bankacılar korkak’

Güney Afrika doğumlu Elon Musk, Silikon Vadisi’nin şüphesiz en tartışmalı ve en başarılı isimlerinden biri. Onu en çok Apple’ın kurucusu Steve Jobs ile karşılaştırıyorlar. Oysa Musk, Jobs’un dünyada yarattığı etkiden çok daha büyük bir vizyonun peşinde. Hatta otomotiv ve enerji sektörlerini şimdiden sarsmış durumda.

Silikon Vadisi’nde ilk etkiyi PayPal’i kurup satarak yapan Musk, işe bankacılık ve ödeme sektörlerini sallayarak başladı. Bir bankada staj yaptığı dönemde bankacıların yeni ürünlere ne kadar uzak olduğunu anlamıştı. Ve o dönem şunu söylemişti: “Bankacılar başka birinin (rakiplerinin) yapmadığı yeni bir şey yapmaktan çok korkuyor. Bir odada külçelerce altın olsa, başkası almadığı sürece almak akıllarına gelmez!”

Sovyet roketi istedi

Musk sonrasında PayPal’ı kurdu, büyüttü, sattı. Satıştan hissesine düşenle uzay teknolojileri üzerine çalışacak SpaceX’i kurdu. Uzay özel şirketlerin değil, ABD, Rusya ve Çin gibi devletlerin faaliyet gösterdiği bir alandı. Her şey çok pahalıydı. Musk, uzay konusuna start-up yaklaşımıyla bakmaya karar verdi. Uzay, takıntılı olduğu bir alandı. Bulabildiği her şeyi okudu ve fizik başta olmak üzere her konuda kendini geliştirdi.

Rusya o dönemde Sovyetler Birliği’nden kalan roket ve füzeleri satıyordu. Tanesi 1 milyar dolardan satılan roketler Musk’a çok pahalı geldi ve Moskova’dan dönüş uçağında tamamen kendi firmasının geliştireceği ve çok ucuza mal edeceği roketleri çizdi. Ayrıca bu roketler şimdiye kadar olduğu gibi bir seferlik olmayacak, defalarca kullanılabilecekti.

Herkes ona güldü!

Başta herkes Musk’a güldü, parasız kaldı ama 2016’da Falcon 9 roketi hem başarılı bir şekilde kalkmayı hem de tekrar inmeyi başardı. Musk, projelerini biraz gecikmeli de olsa gerçekleştirmişti.

Aynı şekilde 2004’te elektrikli otomobil işine girip Tesla’ya ortak olduğunda otomotiv devleri onu küçük gördü, dalga geçti. Ama 2017’de Tesla, piyasa değerinde, sektörün ağır abisi General Motors’u geçip en değerli otomotiv markası seçildi.

Musk kimilerine delice gelen projeleri ve mühendislerini çok zorlayan proje tamamlama tarihleri ile ünlü. Projeleri genellikle dediğinden geç gerçekleşiyor ama şimdiye kadar çoğunlukla gerçekleşti. Bu nedenle Mars’ta koloni kurması 2022’ye yetişmese de gerçekleşmesi hayal değil.

3 değil 5 çocuk istiyor

Elon Musk uzaya takıntılı bir çocuktu. Çok okurdu ve hayal kurardı. Diğer çocuklarla çok iletişim kurmadığı için ailesi onda bir sorun olduğunu düşündü. Hatta doktorlar işitmesinde sorun olduğunu düşündüğü için kulaklarından ameliyat oldu. Musk’ın şu an 5 çocuğu var ve çok ilgili bir baba. Hatta Tesla araçlarına şoför dışında 5 koltuk sığması konusunda aşırı ısrarcı oldu ve tasarımcılarla mühendisleri zorladı.

Yazarın Diğer Yazıları