‘Kulak’ için komisyon

Eklenme Tarihi30.05.2008 - 1:11-Güncellenme Tarihi30.05.2008 - 1:12

CHP Genel Sekreteri partideki makam odasında bir valiyle sohbet edebilir. Ama valiyle siyaset konuşmak en azından ‘etik’ değildir. Genel Sekreter’in dini konuda söylediği yakışıksız, kaba ve saygısız sözlere gelince, CHP’de eskiden beri böyle bir damar vardır ama CHP’nin tümüne teşmil edilemez. Nitekim Baykal da yıllardan beri yanında koruduğu Genel Sekreteri’ne bu konuda sahip çıkmadı.
Ancak konu bu değildir, “gizli dinleme” skandalıdır ve Anayasa’daki temel özgürlüklere karşı bir tehdittir.
Dahası, kanunsuz yoldan ele geçirilmiş kanıt hukukta geçerli olmadığı gibi, siyasette kullanılması da ahlaki değildir.
Kanunsuz izleme, fişleme ve dinleme gibi olaylar “polis devleti” usulleridir. Abdülhamid dönemine, İttihatçılara ve Tek Parti rejimine kadar geniş bir geleneğe sahiptir! O yüzden, gerçek veya paranoya, hepimizde “birileri bizi dinliyor” korkusu vardır!
Başbakanlar bile dinlenmediğinden emin değildir!
Devlete, kurumlara, hukuka güveni kemiren köklü ve yaygın bir şüphedir bu.
Son skandal bu cerahate neşter vurmak için bir fırsattır. 

Meclis araştırması
Skandala neşter vurmak için izlenecek yol, CHP’nin düşündüğü “gensoru” değildir. Çünkü gensorular hükümetleri düşürmeyi amaçladığı için, peşinen Meclis çoğunluğu tarafından reddedilir.
Sonuç alınabilecek yol, Meclis araştırmasıdır!
Meclis çoğunluğu da bunu kabul edebilir; kamuoyu büyük çapta destek verir. Nitekim İçişleri Bakanı Beşir Atalay da Meclis’teki konuşmasında Meclis araştırmasını önerdi, CHP’nin katılımıyla oluşturulacak Meclis Araştırma Komisyonu’nun olayı araştırmasını istedi.
Bu doğru bir öneridir.
CHP, “Dinletmeyi yaptıran hükümettir!” diyerek, “AKP kendi derin devletini kurmuştur” gibi iddialar ileri sürerek olayın aydınlatılmasına katkıda bulunmuyor, sadece tansiyonu yükseltiyor.
Olayı aydınlatacak tek parlamento yolu, Meclis araştırmasıdır.
Muhalefet bu yönde önerge vermese bile, Devlet Bahçeli’nin söylediği gibi, AKP bu önergeyi vermeli, Meclis soruşturması açılmalıdır.

Dinlenme korkusu
Bu konunun ‘teknik’ tarafı önemlidir. Söylendiği gibi, uzaktan gizli dinleme teknolojisi sadece devlette mi var? Böyle ise, devlet içinde bir ekip dinleme için ‘gizli’ emir mi vermiştir? Veya emir olmaksızın bir ‘ekip’ kendi başına mı yapmıştır?
Yoksa, yine söylendiği gibi, ‘profesyonel’ bilgisi olan kimseler bu gizli dinleme teknolojisini ele geçirip ‘çete’ türü amaçlarla mı dinleme yapmışlardır?
Bunlar hiçbirimizin kesin cevap vermek için gereken bilgiye sahip olmadığımız konulardır.
Ama bir Meclis Araştırma Komisyonu hem devletin içindeki gizlilikleri araştırabilir, hem teknolojiyi çok bilen uzmanlardan bilgi alabilir.
“Meçhul” kaldığı sürece her türlü kuşkuya, kaygıya, komplo teorisine açıktır. Dedikoduların bile büyük kavgalara, siyasi krizlere, hatta ihtilallere yol açabildiğini tarih yazıyor.
Kaldı ki bizde “Gizlice dinleniyoruz!” korkusu çok yaygındır; bu yüzden inanmaya çok yatkınızdır.
Elbette CHP’nin de katılacağı bir Meclis Araştırma Komisyonu mutlaka bu skandala el koymalıdır. Suçluları çıkarmak için, bundan sonra niyetlenenleri caydırmak için.

 

Etiketler