DEĞERLİ okurlarım, sizden tatil izni isteyeceğim. Fakat önce Diyanet İşleri Başkanı Muhterem Mehmet Görmez hocamızın Afrika’ya yardım kampanyasından bahsetmek istiyorum. Bu kampanyanın din kültürümüzdeki büyük değişimin bir simgesi olduğunu belirtmeliyim.
Buna dikkat çekmeden izne çıkmak istemedim.
Türkiye’deki büyük değişimden din kültürünün etkilenmemesi mümkün müydü?
Eğitimin gelişmesi, şehirleşme, piyasa ekonomisi, demokratikleşme, dünyaya açılma gibi dinamikler siyasi kültürümüz gibi dini kültürümüzü de değiştiriyor:
Devlet odaklı bir kültürden birey ve toplum odaklı yeni bir kültüre doğru değişiyoruz.

Devleti ele geçirmek
 1980’lere kadar siyasi kültürümüzün odağında devlet vardır:
-  ‘Devrim’ kavramını yücelterek “devleti ele geçirmeye” odaklanmış siyasi akımlar ve güçler...
-  ‘Devleti koruma’ kavramını yücelterek “devletin ele geçirilmesini önleme”ye odaklanmış siyasi akımlar ve güçler...
Reklamlar bile “sanayide devlet” diye yapılırdı. 
O dönemde İslami akımlar da diğer radikaller gibi “devlet” odaklıydı: İslam devleti, İslam’da Devlet İdaresi, İslam Devrimi konulu kitaplar, konuşmalar veya “Adil Düzen” gibi devlet tanımları gırla giderdi...
Turgut Özal’la birlikte “devlet karışmasın, devlet o alandan çekilsin” gibi sözlerle ifade edilen bir siyasi kültür gelişmeye başladı.

‘Zorlaştırmayın, kolaylaştırın’
Eğitim, piyasa, dışa açılma, kentleşme, girişimci orta sınıf gibi dinamikler geliştikçe bu kültür daha hızlı gelişti. Siyasi fikirler “devrim”i bırakırken, din kültürümüz de bireysel iman, sosyal yardımlaşma, sosyal dayanışma odaklı hale geliyor.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in “Her Evden Bir Fitre ve Bir İftar Afrika’ya” kampanyası dünyaya açık ve sosyal yardım odaklı din kültürümüzün alkışlanacak bir örneğidir:
“Bütün operatörlerden ‘AFRIKA’ yazıp 5601’e gönderilecek. SMS’ler 5 TL karşılığında olacak. Üç mesaj gönderildiğinde bir fitre ve bir iftar parası Afrikalı aç çocuklara verilmiş olacak...”
Devlet kavgasından uzak, sevgiyle, güler yüzle, sosyal yardım ve dayanışmayla, farklı inançlara hoşgörüyle ifade edilen İslam, şüphesiz Peygamberimizin “korkutmayın müjdeleyin, zorlaştırmayın kolaylaştırın” çağrısına daha uygundur.

Sizden izin istiyorum
Evet, sizden izin istiyorum, tatile çıkacağım... Tatil dediysem kütüphane ve arşive kapanıp elimdeki “Atatürk ve Hukuk” kitabını tamamlamaya çalışacağım.
Üç bölümden oluşuyor, ilk iki bölümü yazdım: “Milli Mücadele’nin Hukuku” ve “İnkılabın Kanunu” bölümleri tamam, son rötuşlarını yapacağım...
Üçüncü bölüm “Cumhuriyet’in hukuku” başlığını taşıyor; önümüzdeki dönemde sıkça konuşacağımızı düşündüğüm 1924 Anayasası bu bölümdeÖ Malzemesi hazır, yazımına başlayıp tamamlamak istiyorum... Dinlenme faslı ondan sonra. Yani biraz zaman alacak.
Siz değerli okurlarıma hayırlı Ramazanlar ve mutlu tatiller diliyorum.
 

Etiketler