Alevi açılımı hızlanıyor

Eklenme Tarihi26.05.2009 - 0:10-Güncellenme Tarihi26.05.2009 - 0:11

ESKİ Bakan Mustafa Sait Yazıcıoğlu döneminde hazırlanan bir tür yol haritasını yeni Bakan Faruk Çelik hızlandırıyor.
Yol haritası niteliğindeki bu sürecin mimarları, konuyla ilgili akademik ve kültürel çalışmaları bulunan sosyolog Prof. Necdet Subaşı ile AKP Milletvekili, yazar Reha Çamuroğlu’dur.
Yıllardır konuşulan “Alevi açılımı” nihayet çok ciddi bir aşamaya gelmiş bulunuyor.
Yol haritası “Alevi Açılımının Etapları” adını taşıyor ve 7 etaptan oluşuyor; 7 kademeli bir çalışma programı...

7 aşamalı program
“Alevi Açılımının Etapları” 7 aşamadan oluşuyor:
1- Evvela, 3 Haziran günü 35 kadar Alevi örgüt, vakıf ve cemaat temsilcisi Ankara’da toplanıyor. Hepsiyle görüşüldü, daveti kabul ettiler. Cem Vakfı da var, Alevi Bektaşi Dernekleri Federasyonu da var. Pir Sultan Dernekleri, Ehl-i Beyt Vakfı da var; önde gelen dedeler de var. Devlet Bakanı Faruk Çelik’in katılımıyla Ankara’da Bilkent salonunda bir buçuk gün sürecek olan ‘çalıştay’ın moderatörlüğünü Prof. Necdet Subaşı yapacak. Herkes görüş ve taleplerini serbestçe ifade edecek.
Nusayriler için ayrı bir çalışma hazırlanıyor.
2-  İkinci etapta konuyla ilgili eser yazmış akademisyenler toplanacak, görüşleri alınacak. Örgütlerin önerileri üzerine değerlendirmeler yapılacak.
3- Alevilik konusunda yazıları bulunan, çözüm öneren gazeteciler, aydınlar davet edilecek. Mesela Oral Çalışlar gibi isimler.
4- Sendikalar, meslek kuruluşları, TESEV gibi vakıflar, insan hakları dernekleri gibi sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınacak.
5-  Diyanet ve ilahiyatçı akademisyenlerin katılacağı bir çalıştay yapılacak.
6- Alevi olan veya Sünni olup da Alevilikle ilgilenen eski ve yeni milletvekillerinin, politikacıların katıldığı bir çalıştay düzenlenecek.
7-  Prof. Subaşı başkanlığında teknik bir kurul nihai raporu hazırlayacak: Rapor bir model önermeyecek, ortaya çıkan görüşleri ve model önerilerini derli toplu bir şekilde “siyasi irade”ye, hükümete sunacak.

Neden böyle?
Alevi açılımı sürecine neden sendikalar gibi kuruluşlarla Diyanet’in ve ilahiyatçıların dahil edildiği sorulabilir.
Evvela, açılımın geniş bir toplumsal mutabakata dayanmasının yararlarını anlatmaya gerek yok. Bunda Diyanet’in rolü önemlidir. Oluşacak Alevi din hizmetleri kurumları toplumun geniş mutabakatına dayandığı zaman daha geniş toplumsal destek görecektir.
Diğer bir sorun, Alevi din hizmetleri kurumları ilk defa resmen şekillenecek; tarihten gelen bir model yok. Yeni oluşacağı için Aleviler arasında hem esasta hem şekilde önemli görüş farkları var. Tek modeli empoze etmeyip görüşmelerle ortaya çıkan temel modellerin esas alınacak olması da isabetlidir.
Şunu da belirtmeliyim: Alevi İslama ilişkin din hizmetlerinin Diyanet içinde değil, ayrıca kurumlaşması gerektiğini düşünüyorum. Cemevlerine atamaların Alevi kurumlarınca yapılması doğal olduğu gibi, en azından başlangıç aşamasında, aynı çatı altında bulunmak diyalogdan ziyade sürtüşmelere yol açabilir. Sünni ve Alevi İslam teolojileri arasında olması gereken diyalog, kurumlar oturduktan sonra daha kolay ve daha verimli olur diye düşünüyorum.
Çağımız “açılım”lar çağıdır; Alevi açılımını destekliyorum.

Etiketler