ANAP ve DYP

ANAP ve DYP

     ANAP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Okuyan, "gündemimizde Aralık ayında seçim yok" diyor. Başbakan Yılmaz da partisine bu yönde bir imada dahi bulunmamış.
       Fakat belli ki, CHP artık ANAP'ı bunaltmıştır.
       Yaşar Okuyan diyor ki:
     - CHP muhalefete destek veriyor. Her gün soruşturma önergeleriyle Meclis'i tıkamaktadır... Seçime gidelim, gitmiyor; destek ver, vermiyor...
       Halbuki ANAP, bazı reform yasalarını çıkarmak istiyor. Çünkü ANAP mevcut "devlet partisi" görüntüsüyle seçmenden oy alamayacağına göre, bazı reform yasalarını yaparak seçmenin karşısına çıkmak istiyor.
       Okuyan'a göre, bunu da CHP engelliyor:
     - Baykal'la reformlar konusunda anlaşmıştık, destek verecekti... Halbuki soruşturmalarla gündemi tıkayarak reform yasalarını engelliyor...
       Yani, yerel yönetim tasarısıyla, çetelerle mücadele için hazırlanan üç tasarı...
       * * *
     ÇÖZÜM, Aralık'ta seçim mi? Ecevit'in haklı olarak belirttiği gibi, böyle bir iktidar - muhalefet tablosuyla Türkiye hiçbir önemli icraat yapamaz ve gerçekten süratle seçime gitmek lazım...
       Okuyan da diyor ki:
     - Şu anda gündemimizde yok ama CHP Meclis'i tıkamaya devam edecekse, elbette biz de süratle seçime gidip halkın karar vermesini isteriz...
       Fakat sorun, sandıktan da çözüm çıkmayacak olmasıdır...
       FP'yi "sakıncalı piyade" çıkardığımıza göre, hangi partileri bir araya getirip seçimlerden sonra hükümet kuracağız?!
       Yaşar Okuyan'a, ANAP'la DYP arasında Fransa'nın iki merkez sağ partisine benzer bir yakınlık oluşmadıkça, Türkiye'nin düzlüğe çıkamayacağını söyledim. Okuyan'ın cevabı:
     - Evet! Zaten DYP ile ilişkilerimizde en azından bizim açımızdan bir ılıklaşma var. Daha da iyileşmesi gerektiğine inanıyorum.
       Gerçekten, ANAP ve DYP arasında ciddi bir yakınlaşma ve "kardeş parti" bilinci oluşturup iki parti arasında ortak siyasi kurumlar meydana getirmedikçe Türkiye düzlüğe çıkamayacaktır!
       Seçimlerden sonra hükümet bile kurulamayacaktır!
       * * *
     SAĞIN iki kitle partisi, ANAP ve DYP baltaları gömmeli, seçimlerden sonra aynı hükümette yer alabilmenin atmosferini şimdiden hazırlamalıdır.
       Siyasetimiz 1991'den beri merkez sağın ve merkez solun iki yakasının kavgasına kilitlenmiştir!
       Marş çalıp nutuk atarak, yumruk sıkıp "ezeceğiz" diye bağırarak sorunlar çözülseydi en başarılı ülkeler Üçüncü Dünya ülkeleri olurdu!
       Sağın ve solun parçalanmışlığı yüzünden "milli irade" zaafa uğramış, sorun çözme gücünü kaybettiği gibi vesayet altına da düşmüştür!
       Sorunlarımızın artık toplumsal gerilimler ve dışarda uluslararası süreçler halinde alarm verdiğini görmeliyiz.
       ANAP - DYP kavgası kendilerine de ülkeye de büyük zarar verdi.
       Mesut Yılmaz'a çok yakın bir politikacı olan Okuyan'ın DYP hakkındaki bu sözlerinin ciddi bir parti politikasına dönüşmesini ve DYP'nin de mukabil zeytin dalını uzatmasını diliyorum...
       Yarın kendileri de, ülke de pişman olmadan...





Yazara E-Posta: T.Akyol@milliyet.com.tr