Anayasa paketi

ANAYASA değişikliği hem siyasi hem hukuki bir süreçtir. Halkoylamasında ise ‘kitleler psikolojisi’ devreye girer.
Halkoylamasında CHP tabanı “hayır”, Ak Parti tabanı ise “evet” diyeceğine göre, ‘stratejik’ nokta, AKP dışındaki sağ seçmen kitlesinin ne diyeceğidir!
Eğer CHP “Yargıyı ele geçirecekler, laiklik elden gidiyor” gibi sloganlarla kampanya yürütür ve Sabih Kanadoğlu gibi ‘simge’ isimler de ön plana geçerse, hele birkaç da “cumhuriyet mitingi” yapılırsa, geniş sağ kitlelerde de “evet” eğilimi güçlenecektir!
2007 halkoylamasında yüzde 67 “evet” çıkmamış mıydı?!
MHP de pakete karşı ama CHP’nin söyleminden uzak duruyor, “Oturup şimdi beraber hazırlayalım, seçimlerden sonra Meclis’ten geçirelim” diyor. MHP’nin söylemi geniş sağ seçmen kitlesini şimdiden kestiremeyeceğimiz bir ölçüde etkileyecektir.
Kampanyayı görmeden sonucu hakkında öngörüde bulunmak doğru olmaz.
Kaldı ki, 2 milyon oyu bulunan BDP’nin kararı da netleşmedi henüz.

Anayasa Mahkemesi?
Pakette hukuki açıdan en önemli hususlardan biri Anayasa Mahkemesi’nin yapısının değiştirilmesidir. Yargıtay ve Danıştay buna şiddetle karşı çıkıyor ama 2003 yılında bu değişikliği Anayasa Mahkemesi’nin kendisi istemişti!
Hatta iktidarın hazırladığı taslak daha ‘mütevazı’dır. Mahkeme’nin taslağında TBMM dört üye seçiyordu, iktidar bunu üçe indirmiş.
Anayasa Mahkemesi’ne hiç Meclis üye seçer mi?! Prof. Erdoğan Teziç Hoca’nın TÜSİAD için hazırladığı 1992 tarihli taslağa bakın: Mahkeme’nin 11 üyesinden 2’sini TBMM seçiyor!
Sayın Teziç şimdi buna karşı mı çıkacak?
Barolar Birliği’nin hazırladığı 2001 taslağında, Anayasa Mahkemesi üyelerinin üçte birini Meclis seçiyordu! AKP iktidara geldikten sonra Barolar Birliği bu oranı düşürdü ama yine de 2007 taslağında 17 üyenin 4’ünü Meclis seçiyor! Bunda Prof. Süheyl Batum’un da imzası var!
Sayın Batum şimdi buna karşı mı çıkacak?
Taslakta bu konuda olumlu bir husus da mevcut üyelerin üyeliği emekli oluncaya kadar devam edecek, mevcut 4 yedek üye de asil üye olacaklar; etti 15... Sayıyı 21’e çıkarmak için sadece yeni 6 üye seçilecek.
‘Kurumsal devamlılığa’ böyle önem verilmesi isabetlidir.
Ancak çok yanlış bulduğum bir husus var: Anayasa Mahkemesi’ne üye seçimi konusunda Kenan Evren’e verilmeyen yetkiler Cumhurbaşkanı’na veriliyor, bunu ayrı bir yazımda eleştireceğim.

Seçim sandığı!
Tepkiler dikkate alınmış olacak ki, HSYK’ya Meclis’in üye seçmesinden vazgeçilmiş... Yargının isteklerine ve AB kıstaslarına uygun olarak Adalet müfettişleri ve adli bürokrasi de bakanlıktan alınıp HSYK’ya devrediliyor.
Yargının bazı itirazları var ama HSYK’nın üye sayısının 21’e çıkarılarak “çeşitlilik” ve “geniş temsil” ilkesinin benimsenmesi de isabetlidir.
Ancak bir kaygımı defalarca yazacağım:
Taslaktaki geçici 19. maddeye göre, il merkezlerinde ortaya sandık konulacak, hâkim ve savcılar ilçelerden de gelerek HSYK’ya 7 üye seçecekler!
Kimler minibüs, otobüs seferleri organize edecek?!. Haftanın yorgunluğunu atmak için seçim günü evinden çıkmayacak ‘kendi halindeki’ hâkim ve savcılarla, sandığa koşacak ‘seferber’ hâkim ve savcılar olmayacak mı?!
Bunu çok sakıncalı buluyorum. Söz konusu 7 üye, birinci sınıf hâkim ve savcılar arasından, kıdem ve performans gibi objektif kıstaslara göre bilgisayar tarafından seçilmelidir.
‘Anayasa paketi’ konusunu önümüzdeki günlerde de yazacağım.