Anayasal yargı...

Anayasal yargı...




ANAYASA Mahkemesi AKP iktidarının çıkardığı iki kanunu iptal etti. Her iki iptal kararını da yadırgadım.
Önce emeklilik haddinin 65 yaştan 61'e indirilmesini öngören yasanın iptali... Bu yasa bana göre de "yerinde" değildi, "siyaseten" yanlıştı. Bu sütunda eleştirmiştim de...
Fakat Anayasa Mahkemesi "yerindelik" incelemesi yapamaz. Yasalara "siyaseten" doğru veya yanlış diye bakamaz. Aksi halde, Yüce Mahkeme, Anayasa'nın 163. maddesine aykırı olarak "kanun koyucu" gibi davranmış, yasama yetkisine "tecavüz" etmiş olur.
Anayasa'da sadece hakimlerle ilgili 65 yaş mecburiyeti vardır (139. madde). Bunun dışında siyasi irade, ekonomi ve personel politikasına göre memurlar için farklı yaş haddi kabul edebilir.
***
TAŞIT vergisine gelince... Türkiye'yi otuz yıldır süründüren enflasyon, borçlanma ve faiz belasına karşı bir ekonomik programı uygularken ek finansman sağlamak için vergiler ve "ek vergi"ler getirilebilir.
Meclis'in bu mutlak yetkisini Anayasa Mahkemesi ancak "eşitlik, mali güce göre vergi alınması, vergide genellik" gibi ilkeler yönünden inceleyebilir.
Anayasa Mahkemesi, "deprem vergisi" denilen "ek vergi"yi 2001 yılında bu açılardan Anayasa'ya uygun bulmuştu. (K: 2001 / 63)
"Deprem ek vergisi" kanununu çıkaran Ecevit hükümetiydi, iptal davasını açan Fazilet Partisi'ydi. Mahkeme, "bina, arsa, arazi, motorlu taşıtlar ve cep telefonlarından" depremin yarattığı "finansman ihtiyacı" sebebiyle ek vergi alınmasını "sosyal devlet, eşitlik, mali güce göre vergi alma, vergide genellik" ilkeleri açısından Anayasa'ya uygun bulmuş, "mükerrer vergi" sayılamayacağını da hükme bağlamıştı. Son derece doğru bir karardı. (Bkz. 'Esasın İncelenmesi' bölümü, A, B, C bentleri)
Şimdi, AKP iktidarı, Kemal Derviş'in başlattığı programı uygularken, yine "finansman ihtiyacı" ile, "motorlu kara taşıtlarına ek vergi" getiriyor, CHP dava açıyor, Yüce Mahkeme bu defa "ek vergi"yi Anayasa'ya aykırı bularak iptal ediyor, yürütmeyi de durduruyor; çoğu vatandaş ödedikten sonra!
***
BU arada mahkeme üyelerinde değişiklikler olmuş, Cumhurbaşkanı Sezer'in atadığı üyeler heyete katılmıştır. Hukuki kanaatleri farklı olabilir. Kararın gerekçesi yazıldığında (ne zaman?) hukuki dayanakları neyse göreceğiz.
"Ek vergi"nin niye bu defa Anayasa'ya aykırı sayıldığına ilişkin gerekçenin hukuken çok sağlam olması gerekir. Hukuki açıdan doyurucu olmayan bir gerekçe, siyasi tartışmalara yol açar.
Adli yargıdaki bazı kararlara siyasi tavır gölgesi düşmüş, Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk gibi akademisyen bir hukukçu "Yargıtay hukuku çiğnedi" diye kitap yazmıştı!
27 Mayıs'ın kadrosu tarafından kurulan Anayasa Mahkememizin de geçmişinde bugün asla savunulamayacak "siyasi" kararları vardır.
Yeniden böyle bir gölge düşmemesi için, gerekçenin hukuk bilimi ve içtihadi dayanaklar bakımından çok güçlü yazılması gerekir.
Gerekçeyi okuyunca ben, ya "yanılmışım" diye veya "ben eleştirmiştim zaten" diye bu sütunda yazacağım.