Asker göndermek

Ankara kulislerinde bu asker gönderme meselesini araştırdım.Devletin üst kademesinde Lübnan'a asker göndermeye kategorik olarak karşı çıkan tek kişi, Cumhurbaşkanı Sezer. Askerler Sezer gibi kategorik bir 'hayır' tavrı içinde değiller.Sayın Sezer, "İtalya bile net değil" diyor. Halbuki İtalya dahil, AB ülkeleri Lübnan'a 9 bin asker gönderecek. İtalya Başbakanı Prodi bu güçlerin komutanlığına talip olduklarını bile açıkladı!Anayasa Mahkemesi kararlarına göre cumhurbaşkanlarının "yerindelik" incelemesi yapma yetkisi yoktur, sadece hükümete uyarı ve tavsiyede bulunabilir, o kadar. (K: 93/18)Lübnan'a asker göndermenin 'yerinde' olup olmayacağı konusunda Sezer'in kamuoyunu ve Meclis'i etkileyici açıklamalarda bulunması, kendi imzasını taşıyan bu karara ters düşmektedir. TATİL dönüşü Türkiye'nin gündeminde bulduğum iki konu: Orduda nöbet değişimi, Lübnan'a asker gönderme tartışmaları... Askerlerin eğilimi ne? Yeni Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt, bu konudaki soruya "Olaylara kategorik olarak yaklaşılmamalı" diye cevap verdi, yani hadi gidelim demek de, hayır gitmeyelim demek de yanlış; çünkü şartlarına bakmak lazım.Org. Büyükanıt'ın gösterdiği örnek ilginç:- Türkiye Irak'ta savaşmayacaktı. Ama kamuoyunda bir hava oluşuyor, bu hava yönetim kademelerini de etkiliyor!Gerçekten birçok kimseye göre, 1 Mart tezkeresi geçseydi Türk ordusu Irak'a girecek ve bugün Amerikalıların battığı batağa biz de batacaktık! Halbuki tam tersine, Irak'ta savaşa girmeyecektik, siyasi tedbirlerle de Kuzey Irak Türkiye için güvenli bir hale getirilecekti... Arkadaşımız Fikret Bila, "Sivil Darbe Girişimi ve Ankara'da Irak Savaşları" adlı kitabında bunun belgelerini yayımladı.Ama, Büyükanıt'ın belirttiği gibi, o zaman kamuoyunda savaşa girecekmişiz gibi bir hava yaratıldı, tezkere reddedildi ve bugünkü Kuzey Irak tablosu ortaya çıktı. Irak örneği Lübnan konusuna gelince... Bu konuda bazı satırbaşları: Abdullah Gül, yanına Genelkurmay ve MİT temsilcilerini de alarak Lübnan ve İsrail'e gitti, ilgili bütün resmi ve siyasi heyetlerle görüştü. Suriye, İsrail, Lübnan hükümetleri ve Hizbullah Türkiye'yi istiyor. Türkiye asker gönderirse bir çatışmaya girmeyecek.Genelkurmay ve MİT temsilcilerinin yerinde yaptığı incelemelere dayanan raporlar hükümete ulaştı. Bu raporlarda teknik olarak risklere dikkat çekiliyor, alınması gerekli tedbirler anlatılıyor, bu çerçevede asker göndermemizin politik olarak Türkiye'nin lehine olacağı belirtiliyor.Dün hükümetin bu konuda 'prensip kararı'nı açıklamasının sebebi, Kofi Annan gelmeden önce ve gecikmeden tavır açıklama isteğidir. Bu bir 'inisiyatif alma' işlemidir.Ankara, askerlerimizin Suriye-Lübnan sınırını denetlemek için değil, siyaseten daha 'istikrarlı' bir bölgede görevlendirilmesini istiyor. Bunun için de 'gecikmemek' gerekiyor.Lübnan'a asker göndermek Türkiye'nin AB sürecinde, ABD ile ilişkilerinde ve özellikle terörle mücadelede elini güçlendirecektir. Devlet kurumlarının hükümete verdiği bütün raporlarda bu vurgulanıyor. Teknik şartları ve görev yeri zamanla belirlenmek üzere, hükümet Lübnan'a asker gönderme konusunda şimdiki aşamada "prensip kararı" almakla isabetli davranmıştır. t.akyol@milliyet.com.tr Prensip kararı