Asker, yargı, siyaset

Bunlar hakkında düzenlenen iddianamede usul hukuku açısından "eksik ve hatalı noktalar" bulunmadığı için Van Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etti.Peki bu kabul, başta Org. Yaşar Büyükanıt olmak üzere, bazı komutanlar hakkında ileri sürülen suçlamaların da mahkeme tarafından ciddi görüldüğü anlamına gelir mi? Doç. Dr. İzzet Özgenç'in cevabı:- Hayır! İddianame ve mahkemenin kabulü sadece bu üç sanıkla ilgilidir. Komutanlar bu davada hukuken 'şüpheli' ve 'sanık' değildirler. Mahkemenin kabul kararının onlarla hiçbir ilgisi yoktur.İşte bu önemli ayrıntı, savcının iddianameyi yazarken yaptığı hataya da ışık tutuyor: Savcı, adı geçen komutanların çete kurduklarından falan 'şüpheleniyor' ise, bunu delilleriyle Genelkurmay'a bildirerek soruşturma açılmasını istemesi lazımdı.Ama Savcı bununla yetinmedi, üç sanık hakkındaki iddianamede komutanlar hakkında çok ağır suçlamalarda bulundu. ŞEMDİNLİ olaylarına ilişkin iddianamenin üç sanığı var; üçü de tutuklu: Astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile PKK'lı Veysel Ateş... Savcının komutanlara yönelttiği suçlamalar, hukuken "iddia" değerinde bile değildir. Hukukta "iddia"nın hukuken geçerli delillere dayanması gerekir. Halbuki iddianamede, komutanlar hakkındaki suçlamalar, "merkez-çevre ilişkileri" gibi sosyolojik terimlere dayanıyor; bu terimler genel sosyopolitik analizler için kullanılabilir ama bir dava dosyasında somut olayları izahta kullanılamaz.İhbar mektupları ve organize 'tanık' ifadeleri de hukuken bu suçlamalara imkân verecek nitelikte değildir.Savcı'nın iddianamesinde komutanlar hakkında söyledikleri, hukuken "iddia" değerinde bile olmayan, ama manen çok yaralayıcı ithamlardır.Bunun ciddi bir yanlış olduğu belli, ama buradan bir "rejim meselesi" çıkarmaya çalışmak çok daha büyük bir hatadır. 'İddia' bile değil CHP lideri Baykal maalesef ordunun kendisinin gösterdiği itidali gösterememiştir. Baykal'a göre, rejim meselesi vardır! "Silahlı Kuvvetler'e karşı darbe girişimi" yapılmıştır! Cumhuriyet'in temel kurumları sallanmaya çalışılmaktadır! Bunların arkasında hükümet vardır! "Demokratik müdahale" zamanıdır!.."Rejim kavgası" çıkarmanın kendisine de ülkeye de hayır getirmediğini CHP bir tek "Ortanın Solu" döneminde anlamıştı, çoktandır yine unutmuş gözüküyor! Onun için, umudunu halka değil, 'kriz'e bağlıyor!Türkiye genel ve köklü bir değişimin sancılarını, sorunlarını yaşıyor. Artık ordu da, yargı da siyaset de gelişmiş demokrasilerdeki yerleri neyse Türkiye'de de öyle davranmak zorundadır. Gelişmiş bir hukuk devletinde bir iddianamede böyle mesnetsiz ve soyut suçlamalar da yapılamaz! Sorunlar yargının kendi usul kuralları içinde çözülür.Gelişmiş bir demokraside otobüsler dolusu hâkim ve savcılar Genelkurmay'a çağırılıp "brifing" verilemez, seçilmişler ile atanmışlar çatıştırılarak, kriz çıkararak akılcı siyaset yapılamaz. Bu son olayda askerlerin olgun davrandığını takdirle belirtmek gerekir."Gelişmişliğin" en önemli göstergesi olan "sorunları krize dönüştürmeden çözme" yeteneğini herkes göstermelidir. t.akyol@milliyet.com.tr Gelişme göstergesi