Baykal'la dört saat

Objektif Baykal'ın görevlendirdiği bir partili bizi nezaketle karşılıyor, kalabalık içinden geçerken partililer "Liderler Zirvesi'ni Deniz Bey'le ne zaman yapacaksınız?" diye soruyor. Baykal'ın makam odasına giriyoruz; sohbet toplantısına katılıyoruz. Aaaa, hapishane arkadaşım Yaşar Okuyan orada, Ülkü Ocaklarından arkadaşlarımdan İlhan Kesici orada, Yozgatlı hemşerim Lütfullah Kayalar orada. Kucaklaşıp öpüşüyoruz.Büyük sanatçı Ayten Alpman'ı görüyorum, yanına gidip "Bir başkadır benim memleketim" diyerek saygılarımı sunuyorum. ANKARA CHP Genel Merkezi; bir hayli kalabalık. Ahmet Hakan'la birlikte Baykal'a gidiyoruz. CNN Türk'teki "Liderler Zirvesi" programına Baykal'ın konuk olacağı zamanı belirlemek ve CHP'deki siyasi havayı koklamak istiyoruz. Sohbet devam ediyor. Sanıyorum Bölükbaşı'nın benim CNN Türk'teki programımda söylediklerinden dolayı olacak, Baykal bana dönerek diyor ki:- Deniz Bey değerli bir diplomattır ama 1 Mart Tezkeresi'nin reddini büyük hata diye nitelemesi yanlıştır. Deniz Bey Amerikalılarla tartışarak belgeyi kendisi hazırladığı için psikolojik olarak fazla benimsiyor. İkincisi, o belge hukuki anlamda bir antlaşma değildi, bağlayıcı değildi, olsa olsa niyet beyanı idi...Sonra Baykal kendisinin, "Amerikalılardan önce Türkiye 40-50 bin askerle Kuzey Irak'a girerek güvenlik şeridi oluşturmalı" tezini savunduğunu anlatıyor.1 Mart Tezkeresi'nin reddiyle Türkiye'nin bir beladan kurtulduğunu anlatıyor.Bu görüşüne katılmıyorum ama tartışmıyorum tabii.Karşımızda güler yüzlü, neşe saçan, sımsıcak bir Baykal.Kapıdan Güldal Mumcu giriyor; sandalyemi ona sunuyorum:- Güldal Hanım, sizinle CNN Türk'te program yapmak istemiştim, uygun bulmadınız...- Hayır, uygun bulmadım değil, erken buldum. Biraz zaman geçsin...Bunu taahhüt kabul ettiğimi söylüyorum. 1 Mart Tezkeresi Baykal'ın toplantısı bittikten sonra Atatürk Orman Çiftliği'ne gidiyoruz. Baykal bize bir salonu gösteriyor:- Atatürk, İsmet Paşa, Bayar, sonra Menderes ve arkadaşları bazen bu salonda akşam yemeğine gelirlerdi...O gün belki lükstü, bugün için basık, sıkıcı bir salon; artık müze. Baykal, Atatürk ile İnönü'nün birbirini nasıl tamamladığını anlatıyor. İnönü kurallar, kaideler adamı, Atatürk kabına sığmaz enerji.Baykal hüzünlü bir sesle "samimiyetle âşık kadın" Fikriye'nin hazin hikâyesini anlatıyor; Baykal'ın bu duygusal yönünü bilmezdim. Yemek servisi devam ederken çevreden kadınlı, erkekli insanlar gelip Baykal'ı kucaklıyor, birlikte fotoğraf çektiriyorlar. Türbanlı genç bir kadın Baykal'ı görünce, oturduğu uzaktaki masadan sevgiyle el sallıyor; hemen söze girişiyorum:- Bakın türbanlılar bazılarının gösterdiği gibi öcü değil, sizi tutanlar da var!Baykal CHP'nin rejime bağlı herkesin partisi olduğunu, başörtüsünü sorun saymadıklarını söylüyor. Merkez Sağ'dan epey oy alacağına, sandıktan "CHP öncülüğünde bir koalisyon" çıkacağına inanıyor.Bana sanki CHP-MHP koalisyonu gibi geldi. Baykal DP için "Keşke barajı aşsalar" diye düşünüyor.Türkiye Çiftlik Restoran gibiyse! Baykal, "Buraya daha ziyade bürokrat aileler gelir" diyor.Tarihsel CHP-bürokrasi ilişkisi.Baykal, Başbakan'la yaptığımız "Liderler Zirvesi"ni izlemiş. Erdoğan'ın CHP hakkında "daha özenli bir dil kullandığına" da dikkat etmiş. Sordum: Erdoğan CHP'nin yeni binasını kutlamaya gelmişti, siz de AKP binasını kutlayacak mısınız? Baykal,"seçimlerin farklı bir konjonktür olduğunu, seçimlerden sonra kendisinin de AKP'nin yeni binasını kutlayabileceğini" söylüyor. Evet, seçimlerde sinirler gergin olur. Hem Erdoğan'la hem Baykal'la sohbetimizden anlıyorum ki seçimlerden sonra partiler arasında normal, medeni ilişkiler başlayacak. Seviniyorum buna tabii...Ve Baykal, "Liderler Zirvesi"ne 22 Haziran Cuma akşamı katılacağını söylüyor, teşekkür edip vedalaşıyoruz. t.akyol@milliyet.com.tr Türbanlı CHP'li

DİĞER YENİ YAZILAR