BİLİM, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergin’in merhum Erdal İnönü’yü öven sözlerini sevinçle okudum. Deniz Baykal ve Kılıçdaroğlu’nun Menderes’i veya Turgut Özal’ı öven sözlerinden de büyük sevinç duymuştum elbette.
Dünya görüşleri tabii ki farklı olacak. Ama “karşı taraf”taki bir devlet adamının ya da politikacının bir hizmetinden övgüyle bahsetmek zihinlerimizdeki kalıpları yumuşatır. Partiler arasında kutuplaşma olsa bile, “övülecek hususlar” konusunda ortak görüşlerin belirmesi siyasi kültürümüzü olgunlaştırır; onun için seviniyorum böyle örnekleri gördüğümde.
Konu Erdal Bey’in kurduğu TÜBİTAK’la ve Feza Gürsey Temel Bilimler Araştırma Enstitüsü’yle ilgili. Nihat Ergin, Erdal Bey’in bu hizmetinden övgüyle bahsediyor. (Radikal, 21 Haziran)
Meseleyi biliyorsunuz: Seçimler sırasında TÜBİTAK, Boğaziçi Üniversitesi bünyesindeki Feza Gürsey Enstitüsü‘nü aldı, Gebze’deki Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknoloji Araştırma Merkezi BİLGEM’e bağladı, küçülmüş bir birim olarak.
Bilim dünyasından eleştiriler geliyor.
Bakan Nihat Ergin, TÜBİTAK’ın bu kararının kendi önüne “sonradan”, yani seçimlerden sonra geldiğini belirterek diyor ki:
“TÜBİTAK ve Enstitü hocalarıyla bir araya gelip konuyu değerlendireceğiz. Daha sağlıklı bir karara varma imkânı doğacaktır...”
Bu tavrından dolayı Nihat Ergin’i kutluyorum.
Ergin’in özellikle, “Sadece teknoloji araştırmalarına değil, sosyal bilimler ve bütün bilim dallarına aynı derece önem veriyoruz” diye konuşması bana heyecan verdi.
Çünkü kalkınmanın ilk aşamalarında teknoloji öncelikli bilim politikaları bir ihtiyaçtır, ama Türkiye artık “temel bilimler”e daha çok kaynak ve kafa ayırma aşamasına gelmiştir.
Uygulamalı bilimler ve teknoloji, “temel bilimler” ana gövdesinin meyveleridir.
Erdal Bey içinden geldiği bu konuda öngörülü davranarak TÜBİTAK ve Feza Gürsey Enstitüleri’ni kurmuştu.
Türkiye’ye Bilimler Akademisi’ni de kurdu, ama bana göre hatalı bir şekilde kurdu; neyse, o ayrı mesele...

Tosun Terzioğlu’nun sözleri
Feza Gürsey Enstitüsü kurulurken TÜBİTAK Başkanı, Prof. Tosun Terzioğlu’ydu. Dün konuştum, şunları söyledi:
- Temel Bilim Enstitüleri üniversite bünyesinde olmalıdır; bilim adamları ve yetenekli öğrencilerle yakın ilişkiler kurmak için. Bu düşünceyle biz, Boğaziçi bünyesinde kurmuştuk. Çağımızın en büyük matematikçilerinden Robert Langians, enstitüye gelmiş ve çok beğenmişti...
Peki Gebze’ye taşınması?
- BİLGEM askeri araştırmalar yapar; Yönetim Kurulu Başkanı olduğum sırada bile çeşitli bölümlerine ben giremezdim! Temel bilim enstitüleri ise dünyaya açık olmalıdır. TÜBİTAK’ın kararını anlamak mümkün değil. Seçim döneminde bunun yapılmasını da etik bulmuyorum.
Prof. Terzioğlu, hatanın düzeltileceğine inanıyor:
-Başbakan TÜBİTAK’ı çok destekledi. Eskiden hayal edemeyeceğimiz kaynakları TÜBİTAK’a verdi. Düzeltirler umudundayım, Bakan da bunun işaretini veriyor.
Sayın Bakan bence Terzioğlu’nu da dinlemeli.
Yalnız şunu da belirteyim: Hemen ‘öbür uca’ savrulmayalım. TÜBİTAK, Nüket Yetiş döneminde Araştırma-Geliştirme desteğini üç kat, akademik çalışmalara desteğini 13 kat artırmıştır!
Evrensel ölçüler var; ona göre başarılar alkışlanmalı, hatalar düzeltilmeli.
 

Etiketler