DP’de Zeybek dönemi

DEMOKRAT Parti Genel Başkanlığı’na seçilen Kemal Zeybek benim otuz beş yıllık dostumdur, 12 Eylül döneminde hapishane arkadaşımdır.
Bazen aramızda hem de sert siyasi tartışmalar olmuş ama o zamanlarda bile dostluğumuz sarsılmamıştır.
Öte yandan Adnan Menderes’in Demokrat Parti’si benim değişmeyen partimdir.
Zaten sağın hemen bütün kanatları Demokrat Parti kökeninden çıkmışlardır; sağ kanat milliyetçileri, liberaller, muhafazakârlar...
Zeybek’in dostum olması ve DP’ye duyduğum tarihselleşmiş ilgi sebebiyle bu konuda duyarlıyım elbette.

Merkez sağ
Kemal Zeybek nasıl bir partinin genel başkanı oldu?..
Partilerin kapatılması...
Demirel’in 1970’lerde muhafazakârları parti içinde tutamayışı...
1980’lerde Özal-Demirel bölünmesi...
Sonra Mesut Yılmaz’la Tansu Çiller arasındaki kavgalar...
‘Renksiz’ koalisyonlar...
Merkez sağı yıldan yıla eritti.
28 Şubat’ta Demirel ve Cindoruk’un vahim hataları adeta merkez sağın cenaze namazı oldu: Demirel ve Cindoruk, Tansu Çiller’in DYP’sini böldüler ve uyduruk bir Demokratik Türkiye Partisi kurdular...
Bu parti 28 Şubat koalisyonuna ortak oldu ve seçimlerde binde üç oy aldı!
Bu kadar renk solması ANAP’ı da DYP’yi de bitirdi. Birleşmelerinden de bir şey çıkmadı...
Merkez sağdaki bu muazzam boşluk AKP için tarihi fırsat oldu. Artık merkez sağ seçmen kitlesi AKP’ye oy veriyor.
Kolay kolay da kopmayacaklardır. Çünkü AKP’nin ekonomi politikaları Merkez Sağ’a tam uygundur. Muhafazakârlık da bu kitleleri fazla rahatsız etmiyor.
İşte Kemal Zeybek, tabanını geçen on beş yılda kaybetmiş bir partinin genel başkanı oldu.

Doğan’ın komplosu!
Nebil İlseven’in CHP İstanbul İl Başkanı, Kemal Zeybek’in DP Genel Başkanı olmaları, Oktay Ekşi’nin CHP’ye katılması Doğan grubunun siyasi bir planıymış!
Komplo teorisinden bile düşük düzeyli bir kurgudur bu.
Gruptaki çalışması üç yıldan ibaret bir profesyonelle koca ana muhalefet partisi dizayn edilebilir mi?
Fikri çizgisi daima Atatürkçülük istikametinde olan Oktay Ekşi’nin basına veda ettikten sonra CHP’ye katılmasından doğal ne olabilirdi?
Kemal Zeybek, Tansu Çiller’in Devlet Bakanı’yken Tansu Çiller Doğan grubuna miting meydanlarında hücum ediyor, Çiller’in en çok sinirlendiği gazetelerin başında Milliyet geliyordu!
Bu yakıştırmaların siyasi magazinden öteye anlamı yok...
Kaldı ki bu isimler sadece kendi iradeleriyle hareket edecek insanlardır.

Kutuplaşma ortamında...
Önemli olan Ak Parti’nin, CHP’nin, diğer muhalefet partilerinin performansına, toplumdaki temel eğilimlere ilişkin analizler yapabilmektir.
Bu açıdan baktığımızda Kemal Zeybek’in işi zordur.
Hem devraldığı enkazdır, hem toplumdaki kutuplaşma yüzünden “seçmen hareketliliği”nin hayli durgunlaştığı bir konjonktürden geçiyor Türkiye...
Fakat DP’yi şu veya bu ölçüde hareketlendirebilecek tek isim, Kemal Zeybek’ti.
Rahmetli Gün Sazak dönemindeki Gümrük ve Tekel Müsteşarlığı’nda, Özal ve Çiller dönemindeki bakanlıklarında iyi performans notu almıştır.
Muhafazakâr sağın da milliyetçi sağın da kültürünü çok iyi bilir, duygularını iyi hisseder. Enerjisi vardır.
Zeybek’in gelmesinin AKP’de ve MHP’de memnunlukla karşılandığını hiç sanmıyorum.
Kendisine ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.