Filistinden Osloya

Demek ki, iki taraf da dünyanın tam desteğine sahip değiller!Bir gözlem daha: Arap kitleleri galeyan halinde olduğu için cenaze töreni halksız yapıldı. Öfkeli kitleler nasıl patlardı bilinmez!Demek ki, Filistin faciası Arap dünyasını çok tahrik ediyor. Terörü durdurmak için Felluceyi tepelemekten önce Filistinde elli yıldır kanayan yarayı sarmak lazım!Cenaze törenine Türkiye Başbakan ve Dışişleri Bakanıyla, çok yüksek düzeyde katıldı; iyi de etti.Türkiye, İsrailin kurulmasına ve bir milyon Arabın sürgün edilmesine yol açan 29 Kasım 1947 tarihli BM oylamasından başlayarak daima Araplara destek olmuştur aynı zamanda İsraille dosttur. Cenazeye yüksek düzeyli katılım, bölgeye olan kuvvetli ilişkilerimizin ifadesidir.* * *FİLİSTİNDE 1918 yılında Yahudi nüfusu 84 bindi. Toprak alımları ve göçlerle 1947 yılında 680 bine çıktığında Arap nüfusu 1 milyon 270 bindi.Yahudiler bu nüfusla 14 Mayıs 1948de devlet kurdular. Hemen ertesi gün Mısır, Ürdün ve Suriye orduları İsraile yürüdü. 75 bin kişilik İsrail ordusu hepsini püskürttü ve İsrail işgallerle yüzölçümünü 1.5 kat büyüttü! Yüz binlerce Filistinli sürüldü!1967de ve 1973te de Arap - İsrail savaşları oldu ve hepsinde, BM kararlarını hiçe sayan İsrail işgallerle ve yeni göçmenlerle büyüdü! ABDnin müthiş desteğiyle tabii...Bugün Filistinin hemen tamamı 5 milyon nüfuslu İsrailin işgali altındadır.Bu trajik tarih Araplarda derin bir haksızlık duygusu ve öfke yaratıyor. İşte gencecik insanlar tanklara karşı ölüme koşuyor.Ama aynı tarih bir şey daha gösteriyor: İsrail bölgede kökleşmiştir. 35 asırlık bir özlemin gücü vardır bu kökleşmede... Musevi dini 35 asır süreyle İsrailoğullarının dilini, kimliğini ve siyasi vaat edilmiş topraklar özlemini yaşatmıştır.* * *İKİ taraf da derin köklere sahip olduğu için çatışma da köklü... Ama iki taraf da artık görmüş olmalıdır ki, öbürünün varlığını tanımaktan, karşılıklı tavizlerle orta yolda uzlaşmaktan başka çözüm yok!Bu fırsat Eylül 1995te Oslo Anlaşması ile yakalanmıştı: ABDnin başında Bush değil Clinton vardı! İsrailin başında kasap Şaron değil, büyük devlet adamı İzak Rabin ve beri tarafta da Arafat.Nobel Barış Ödülünü de almışlardı.O fırsatın kaçmasının sorumlusu Arafattır ama bunun yaptırımı Şaronun kasaplığı olmamalıydı.Şimdi yeniden "Oslo ruhu"na dönmekten başka yol gözükmüyor.İsrailin korkunç askeri ve teknolojik gücü... Filistinlilerin intihar saldırıları... Ama karşı tarafa boyun eğdiremiyorlar. Uzlaşmaktan başka çareleri yok.Umut verici bir tablo: Milli liderden sonra Filistinliler kurumlarını ve kurallarını işleterek yönetim değişikliği yapabildi. Bunu kaç Ortadoğu ülkesi yapabilir?!"Kurumlar ve kurallar"la yeni Filistin yönetimi Oslo ruhu için yeni bir fırsattır.Fakat beri tarafta Bushun Clinton gibi davranması şart!Hele İsrailde Şaronun kasap siyaseti yerine "İzak Rabin çizgisi"nin egemen olması şart!Ümit edelim öyle olsun. t.akyol@milliyet.com.tr MERHUM Arafatın Kahiredeki cenaze törenine dünya devletlerinden İsraili rahatsız edecek düzeyde katılım oldu. Ama Arapların beklentilerinin de altında!