'Halksız demokrasi'

'Halksız demokrasi'

     TURAN Güneş büyük kafaydı, büyük yürekti... Hatırladınız değil mi? CHP'nin ilk defa halktan oy almasını ve 1977'de yüzde 42'ye çıkmasını sağlayan "Ortanın Solu" hareketinin önde gelen teorisyenlerinden biriydi.
       Anayasa profesörüydü, daha önemlisi, Mills'in söylediği anlamda "sosyolojik muhayyile"ye sahipti; Demokrat Parti kökenli olmasının da verdiği birikimle, çıplak gözle gözükmeyen derin sosyal süreçleri görüyordu: CHP'nin halktan kopuk bir 'devlet partisi', DP'nin ise bir 'halk partisi' olduğunu solda ilk yazıp konuşanlardan biridir!
       Dün, rahmetli Turan hocanın oğlu Prof. Hurşit Güneş'le beraberdim.
       CHP'nin 'devlet partisi'nden 'halk partisi'ne dönüşmeyi başardığı 1969 - 1977 dönemini konuşurken Hurşit Güneş, babasından tevarüs ettiği "sosyolojik muhayyile" ile, devasa bir problemin özünü ortaya koydu:
     - Rahmetlinin ömrü, Halk Partisi'ni Demokrat Partileştirmeye yetmedi! Tabii başına 'sosyal'i de ekleyerek...
       Yani, 'devlet partisi'nin, bütün görüşleriyle, bir 'sosyal demokrat parti'ye dönüşmesi sorunu, meselesi, problemi!
       Hurşit Bey ümitli...
       * * *
     GELİŞEN Türkiye'de toplum, giderek daha 'sivil' hale geliyor, özerkleşiyor... Yılgın, ezik, sinmiş bir köylü toplumu değiliz...
       Böyle bir sosyolojik süreçte geçmişin 'Tek Parti' refleksleriyle bugün bir parti büyüyebilir mi ve devlet de toplumsal barışı sağlayabilir mi?
       Turan Güneş bu derin sorunları 1960'larda görmüş, solcu Yön dergisinde yazılar yazmıştı... "İlerici" diye alkışlanan bürokratik zihniyetin "ilerici değil, tutucu" olduğunu göstermişti.
       Güneş'in yazılarını arıyordum. "Türk Demokrasisinin Analizi" adıyla Ümit Yayıncılık tarafından kitap olarak yayınlanmış. (Konur Sokak, 27 / 1, Ankara)
       Kitabı bana Hurşit Bey verdi, teşekkürler.
       Kitaptan, 1961'de yazılmış bir cümle:
     "Seçimle işbaşına gelmiş en kötü bir meclisi ve hükümetini, en mükemmel olduğu sanılan seçimsiz iktidarlara tercih ederim..." (Sf. 149)
       Ve 27 Mayıs'ın Anayasa'sı:
     Gerici ve cahil gördüğü halkı bastırmak için milli irade üzerine ipotek koyan bir Anayasa... Millet Meclisi'nin üzerinde okumuşlar meclisi... Onun üstünde Anayasa Mahkemesi... Hepsinin üstünde bir Milli Güvenlik Konseyi...
       Turan Güneş hicivlerine devam ediyor:
     "Halkın vefasızlığından tümüyle kurtulmak için, aydınlar ve üniversite zaman kaybetmeden 'halksız' bir demokrasinin bilimsel yollarını bulmalı..." (Sf.31)
       * * *
     TERÖR övgüsü elbette yasak olacaktır... Ama şiddet içermeyen "kendini ifade" edişler, fikirler ve tarzlar hür olmalıdır. Cumhuriyet'in "adalet"i, "insaniliği" ve "özgürlüğü" ancak o takdirde toplumsal güven kazanır, barıştırıcı ve birleştirici olur.
       Başörtülü genç kızı sınavdan atan, coplattıran "zecri tedbir"ci ceberrut yöneticiler...
       TCK'nın 159. maddesinden, 312. maddesinden, TMY'nın 8. maddesinden işlem yapan görevliler de...
       Hele de 'temsil'i teslim etmiş olan politikacılar Güneş'i mutlaka okumalı...
       Cumhuriyet'in, geçmişine dönerek değil, liberalleşerek "ebediyen payidar" olacağını anlamak için Güneş, çok iyi bir hocadır.




Yazara E-Posta: T.Akyol@milliyet.com.tr