Hukuk üzerine konuşmak

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, erken müdahale edip Ağca'nın tahliye edilmesini önlemeliydi, seyirci kaldı! Halbuki Ceza Usul Kanunu'nun 309. maddesine göre, Adalet Bakanı ancak 'kesinleşen hüküm ve kararları' yazılı emir yoluyla Yargıtay'a götürebilir, başka bir şey yapamaz! Çiçek'in erken müdahalesini istemek yargı bağımsızlığına da kanuna da aykırıdır! Yücel Aşkın için rektörlerin Adalet Bakanlığı'na gitmesi de aynı şekilde yanlıştı. Adalet Bakanı Ağca gibi çok önemli bir dava dosyasını incelememiş! Ağca tahliye edildiği gün bir avukat TV ekranlarında böyle konuştu! Ama dava dosyaları mahkeme ve savcılıklarda olur, Adalet Bakanlığı'nda olmaz. İkincisi, mahkemedeki bir dosyayı Adalet Bakanı'nın bilmemesi değil, bilmesi yargı bağımsızlığına aykırı olurdu! Bu eleştiriler yanlıştır, Cemil Çiçek doğru hareket etmiştir. AĞCA'NIN tahliyesinin tepki yaratması sağlıklı bir tepkidir. Ancak, ateşli laflar edenlerden bazılarındaki hukuk bilgisizliği eleştirilmelidir. Birkaç örnek: İtalya'da öldürmeye teşebbüsün cezası 19 yıl, bizde öldürmenin cezası 5 yıl! Bu hukuki değil, fiili bir eleştiridir. Papa hukuken 'devlet başkanı'dır. İtalya'da da bizde de bir devlet başkanını öldürmeye 'teşebbüs'ün cezası müebbet hapistir! Türkiye'de Ağca, merhum İpekçi'yi 'öldürmek'ten idama mahkûm edildi, bu ceza müebbet hapse çevrildi. Bizdeki sorunların kaynağı adli sistem değil, af kanunlarıdır. Darbeleri izleyen 1974 affını da 1991 affını da medyanın ve aydınların çoğu desteklemedi mi?! 12 Eylül öncesinde onlarca kişiyi, bu arada mesela bakanlık yapmış Gün Sazak'ı öldürmüş katiller çoktan tahliye oldu, eleştirdik mi?!Bu tutarsızlıklarımız, yasama düzeyinde aflar biçiminde ortaya çıkıyor! Tahliye kararını verenler suçlu! İyi de bir savcı ile iki ağır ceza mahkemesi Ağca'yı kurtarma komplosu kurmuş olabilir mi?! Papa'ya suikasttan Ağca Türkiye'de de yargılanıp hüküm giyseydi, İtalya'da yattığı 19 yıl tartışmasız mahsup edilecekti. Tahliye kararı veren mahkeme bu şekilde 'mahsup' hükümlerini uygulamış. Yargıtay ise 'aynı suç' olmadığı için mahsup edilemez diye karar verdi. Ağca dosyası bu yönüyle hukuk tarihimizde bir 'ilk'tir. Tereddütlerin, hataların sebebi 'emsal içtihat' olmamasıdır. Son sözü Yargıtay söylemiş, 'emsal' yeni oluşmuştur. Suç ve ceza Derin devletin Ağca'yı koruduğu, hatta Ağca'yı artık polisin 'bulamayacağı' da çok söylendi.1988'de Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesi şöyle bir karar veriyor: Papa'ya suikast girişiminden Ağca İtalya'da mahkûm edilmiştir, 'aynı suçtan' Türkiye'de yargılamaya gerek yok!Bir gazeteci, canlı yayında bunu öğrenince 'Bakın Ağca nasıl hep korunmuş' diye konuştu! Halbuki, Üsküdar Ağır Ceza aksine karar verseydi ve Ağca Papa'ya suikasttan Türkiye'de yargılanıp mahkûm edilseydi, bugün 'mahsup' kuralı tartışmasız işleyecek, Ağca tartışmasız tahliye edilecekti! Ağca'nın şimdi hemen yakalanmış olması da komplo teorilerini boşa çıkardı; polisi kutluyorum.Hukuki konularda hukukun metotlarıyla ve terimleriyle konuşmalıyız. Hukukta görüş farkları olur, ama 'hukuk mantıktır' diyerek asgari hukuk bilgisini bile rafa kaldırmak yanlıştır. t.akyol@milliyet.com.tr Derin devlet ve Ağca