Hükümet?..

Hükümet?..


ANKARA'DA yüksek düzeyli bir bürokratla konuşuyorum. Saçını başını yoluyor:
- Bu nasıl hükümet?..
Devam ediyor:
- Başbakan, Kemal Derviş'in Washington temasları hakkında kendisine bilgi ulaşmadığını söylüyor! Kamuoyuna açıklayacağına, Derviş'e telefon aç da görüş kardeşim!
Derviş'in Başbakan'ı arayıp temasları hakkında bilgi vermemesi anlaşılacak bir olay değil! Politikada yeni olduğu için mi bunun önemini bilmiyor?
Kemal Derviş'e çok yakın bir isme sordum. Şu cevabı verdi:
- Başbakan'ı telefonla arayıp bilgi verdiğini biliyorum. Başbakan yardımcılarını da arayacak...
Kopukluk nerede, anlayamadım!
Derviş aramadıysa bile Başbakan'ın onu arayıp bilgi alması ve onu siyaseten yönlendirmesi gerekirdi.
* * *
MHP ile ANAP arasındaki kavga başka bir akıl almaz olay... MHP'li bakanlar ANAP'ı suçlamak için, ekonominin bıçak sırtında olduğu bu dönemi mi seçtiler!
Partilere prim kazandıracak husus, polemik değil, bunalımdan çıkış yönündeki yapıcı gayretlerdir. Hükümetin üç kanadı da "polemik moratoryumu" kararı alıp kavgalarını üç beş ay erteleyemezler mi?
Diğer bir tatsız konu, "15 günde 15 yasa" meselesi... Parlamenter sistemlerde "15 günde 15 yasa" imkansız değil, ama gerçekten zordur. Derviş "15 günde tasarıları Meclis'e getirip bir kısmını çıkarmak"tan bahsetmeli, bunu Washington'daki muhataplarına da anlatmalıydı.
Ankara'da Başbakan ve öteki politikacılar da "15 günde yetişmez" demek yerine, "mümkün olanı yapacağız..." falan diyerek daha olumlu konuşamazlar mıydı?
Bu dağınıklık ve sürtüşmelerin etkisini dün gördük: Döviz milyonu geçti, borsa düştü!
* * *
BÜTÜN bu tablo, siyasi sistemimizin iflasının göstergeleridir. Ekonominin bu hale gelmiş olmasının da sebebi budur!
Darbelerin, müdahalelerin un ufak ettiği siyaset, bu yükü taşıyamıyor! Denemediğimiz koalisyon mu kaldı?
Ekonomiden demokratikleşmeye, sivilleşmeye, Ulusal Program'a kadar her alanda yapılması gerekenler ancak güçlü hükümet ve güçlü parlamento kurumlarının, "yöneten demokrasi"nin yapabileceği şeyler...
Dikkatinizi çekerim: "Ekonomiyi düzeltin" diyen herkes aynı zamanda "siyaseti de düzeltin" diyor...
Derviş'i izleyen değerli gazeteci Yasemin Çongar'la görüştüm, Washington'da Derviş'e "siyasi partiler yasasının değiştirilmesi" gibi tavsiyeler bile yapılmış, Türkiye'nin siyasi istikrarsızlıktan çıkması için!
Birinci öncelik şu üç beş ay içinde ekonomiyi rayına oturtmak olmalı... Ondan sonra da "yöneten demokrasi"ye geçişi gündemimize almalıyız: Yani sandıktan "bir partili çoğunluk" çıkaracak siyasi sistemlere geçiş... Yarı başkanlık, hatta mümkünse Başkanlık sistemi gibi... Siyasi sistemi parçalanmış ülkeler böyle düzlüğe çıkıyor çünkü...