İrtica nereye gitti?

İRTİCA bir yerlere kaçıp gitmiş olmalı! Artık “Laiklik elden gidiyor, tehlikenin farkında mısınız?” feryatları dindiği gibi, asker bile artık “irtica”sız konuşuyor.
Ben eskiden beri irtica tehlikesinin olmadığını savunurum. Bunun için sosyal araştırmalardan, modernleşme teorilerinden bahsederim. Bu defaki kanıtım ise, bazıları için bilimsel araştırmalardan daha güvenilir olan İlhan Selçuk’tur!
Cumhuriyet yazarı Hikmet Çetinkaya, İlhan Selçuk’u sık sık ziyaret edip görüşmelerini yazıyor. Güzel bir insani davranış... Aynı zamanda tarihe not düşüyor.
Bu notlardan biri şöyle:
“İlhan Ağabey’in keyfi yerindeydi, doğrudan siyasete girdi:
- Türkiye’ye şeriat-meriat gelmez... Yılbaşında televizyonları izleyince gördüm. Şeriatçılar artık sermaye ve medya sahibi oldu.” (Cumhuriyet, 4 Ocak)
Sonra erken seçimi konuşmuşlar. Keşke “şeriat-meriat gelmez” konusunu biraz açsaydılar. Ama bu kadarı da çok önemli:
Demek ki, İlhan Ağabey de sermaye sahibi olmanın, piyasa ekonomisinin zihinlerdeki etkisini artık kabul ediyor.

Yeşil sermaye!
Demek ki o eski ‘yeşil sermaye’ feryatları yanlışmış!
Fakat İlhan Selçuk çok değil, üç sene önce “Laik Türkiye tehlikeli bir süreçten irticaya kayıyor; İslam dünyasındaki tek laik Cumhuriyet bıçak sırtındadır” diye yazmıştı! (7 Ekim 2006)
Bugün “şeriatçıların sermaye ve medya sahibi olması”nın şeriat tehlikesini giderdiğini yazan İlhan Selçuk, dün şunları da yazmıştı:
“- Sermayenin dini imanı olmaz, sermayenin dini imanı paradır...
Söyleyenler halt etmişler...
Suudiler’den Kuveyt sermayesine dek dinci Amerikanofil kapitalistler ortalıkta fink atıyorlar...
Şimdi sıra Türkiye’ye geldi...
Devlet gücüyle dinci sermaye sınıfı da palazlandı mı, laik Atatürk Cumhuriyeti’ne demokratik görüntü sahtekârlığı altında fatiha okunacak... “ (Cumhuriyet, 9 Kasım 2007)
Ama artık “sermaye sahibi”, yani girişimci haline gelmenin etkilerini bir yılbaşı gecesi TV izleyerek de olsa görüyor. Keşke bu kadar gecikmeseydi de, geçmişte bu yüzden yapılan kavgaları, müdahale ve muhtıraları yaşamasaydık.

İrtica ezberi
Büyük sosyolog Max Weber “sermaye sahibi” olmanın rasyonelleşme ve sekülerleşme getireceğini yüzyıl önce yazmıştı! Bizde Sabri Ülgener, Şerif Mardin, sonra, Nilüfer Göle, Nur Vergin, Ali Çarkoğlu, Binnaz Toprak gibi isimlerin akademik ve sosyal araştırmaları da bunu doğrulamıştı: Ekonomik gelişme ve eğitim sürecinde dindarlık bile siyasi alanda özgürlükçü bir laikliği benimsiyordu.
Türban da böyle bir modernleşme sürecinin ürünüydü.
Fakat eski “irtica” nakaratı kolay bitmeyecek, darbelere, muhtıralara, parti kapatmalara gerekçe olacaktı.
Çünkü, Cumhuriyet’in ilk yıllarında geniş bir edebiyat haline gelen “irtica tehlikesi”, “Cumhuriyet ideolojisi” diye sürekli ezberleniyordu. Toplumdaki büyük yapısal değişmeler bu ezber yüzünden görülmüyordu.
Maalesef Cumhuriyet akademyası bile Max Weber’i 1970’lere kadar fark etmedi; ‘ezber’in dışına çıkamadı! Weber hakkında bizde ilk doktora tezini Coşkun San 1971’de yaptı!
Matbaanın gecikmesi gibi bir şey!
Artık ezber bozuluyor. Önümüzdeki büyük sanat, hayat tarzlarına ve fikirlere saygı halinde demokrasi içinde yaşamayı başarmaktır.
Eski hiçbir ezber Türkiye’nin ufkunu karartmamalı artık.