Kanunsuz KHK

Kanunsuz KHK


     CUMHURBAŞKANI Sayın Ahmet Necdet Sezer, MGK toplantısında, ünlü "Kanun Hükmünde Kararname"nin (KHK) Anayasa'ya aykırı olduğunu bildirmiş... Hani şu memur kıyımını öngören KHK...
       Gerçekten, Sayın Sezer'in de imzasını taşıyan çok sayıda Anayasa Mahkemesi kararı bu KHK'nin Anayasa'ya aykırı olduğunu gösteriyor...
     "TBMM, Bakanlar Kurulu'na önemli, ivedi ve zorunlu durumlarda, somutlaştırılmış belirgin konu, amaç, kapsam ve ilkelerle KHK yayınlama yetkisini verebilecektir. Yetkinin, Bakanlar Kurulu'nca bu koşullar gerçekleştiğinde kullanılacak ön olur biçiminde değil, önemli, ivedi ve zorunlu durumun konu, amaç, kapsam ve ilkeler yönünden TBMM tarafından saptanıp, somut durumun belirlenerek verilmesi gerekir." (Karar No: 1994 / 45 - 2)
       Bu sınırın dışına çıkılması, kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırıdır, Meclis'e ait yetkinin hükümet tarafından gaspı anlamına gelir. (Karar No: 1995 / 44)
       Şimdi hükümet Meclis'in yetkisini gasp etmekte, kanunla düzenlenmesi gereken bir konuyu KHK ile düzenlemeye kalkmaktadır.
       * * *
     KARARNAME dayandığı "Yetki Yasası"na da aykırıdır. 4588 Sayılı Yetki Yasası, hükümete şu iki amaçla KHK çıkarma yetkisi vermiştir:
     1) "Teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin konular..."
       2) "Personel arasındaki ücret dengesizliğinin giderilmesi, mali disiplinin sağlanması..."
       Bu iki maddeye dayanarak, "somutlaştırılmış ve belirgin bir biçimde" hükümete bürokratları, hakim ve savcıları iki müfettiş raporuyla "meslekten atmak" için KHK çıkarma yetkisi verildiği söylenebilir mi?!!
       Hükümet, asıl amacını Meclis'ten gizleyerek Yetki Yasası'nı Meclis'ten geçirmiştir. Şimdi de Meclis'in vermediği bir yetkiyi kullanarak KHK çıkarmak istemektedir.
       Diğer bir sorun "ivedilik" şartıdır... Yetki Yasası'nın Meclis'te kabul tarihi 29 Haziran 2000'dir. Eğer bu KHK "önemli, ivedi ve zorunlu" idiyse, hükümet 29 Haziran'da aynı yönde bir yasayı Meclis'ten geçiremez miydi?! Daha "ivedi" olurdu üstelik!..
       İşte ağustosa girdik... Hükümet "ivedi"(!) KHK çıkaracağım diye en az bir ay gecikmiştir!
       Çünkü ortada "ivedi" bir durum olmadığı gibi, hükümet, Meclis'in vermediği bir yetkiyi Meclis'in tatilde olduğu bir sırada gasp etmek, KHK çıkarmak istiyor!
       * * *
     KIYIM listeleri hazırdır, KHK vasıtasıyla Anayasa'ya aykırı bir "ön olur" alınacaktır, o kadar...
       Ankara'da bir bakandan dinledim:
     "Zaman zaman imzasız, tarih ve numarasız 'gizli' resmi yazılar gelir... Falanca hemşire... Fişmanca tapu memuru... Anayasa'nın temel ilkelerine aykırı görüşlere sahiptir..."
       Sürgünlerle istifaya zorlanması istenir...
       Sayın Sezer isterse bu sayın bakanın adını verebilirim, çağırıp detayını dinleyebilir.
       Şimdi "iki müfettiş raporuyla" falanca hakim ya da savcının yahut memurun "aykırı hallerinin şayi olduğu" belirtilerek kıyımlar yaptırılacak...
       Her parti, her ideolojik dernek ve vakıf, her ideolojik topluluk "öteki"nin aleyhine 'ihbar'larda bulunabilecek ve bunun "şayi olduğunu" yandaşlarıyla müfettişe anlatabilecek!
       Bu KHK hukuka aykırılığın ötesinde bir skandaldır. Muğlak suçlamalarla bürokrasi ve adliye felce uğrayacaktır.
       En azından, meslekten atma sebeplerini net ve hukuki terimlerle saymak, bunu görevle sınırlamak ve kanıt zorunluğu getirmek şarttır.
       ----------------
     DÜZELTME: Dünkü yazımda 1997 yılına ait bilimsel yayın sayısı dizgi hatasıyla 9.313 olarak çıkmıştır, doğrusu 3.313'tür. Düzeltir, özür dilerim.


Yazara E-Posta: t.akyol@milliyet.com.tr