Kızları okutmak

Güneydoğu'yu da içine almak üzere Türkiye'nin "Doğu Sorunu"nun önemli bir faktörü "kadın sorunu"dur.Doğu illerimizde, kadını erkeğin 'kölesi' yapan feodal gelenekler daha güçlü olduğu için: Batı bölgelerimizde doğurganlık hızı 1.88 olduğu halde Doğu bölgemizde 3.65'tir! Feodal erkek, kadını çocuk makinesi gibi görür çünkü. Van ilinde okuryazar olmayan kadın oranı yüzde 64, doğurganlık hızı ise 6'dır! Ama mesela Balıkesir'de okuryazar olmayan kadın oranı yüzde 23, doğurganlık hızı 2'dir! Kırsal kültürde kız çocuğu ev işlerinde ırgattır, başlık parası karşılığı erken yaşta 'satılır' ve ömrü çocuk doğurmakla geçer. Onun için kızları okutmazlar. İlköğretimde kız öğrenci oranı Türkiye genelinde yüzde 46 iken, bu oran Doğu'da yüzde 41'e, Güneydoğu'da yüzde 42'ye düşüyor. * * *KIZ çocuklarını okutmak, başardığımız en büyük sosyal devrimlerden biri olacak. Bu konuda İran'dan bile geri olduğumuzu utanarak belirtmek gerekir.UNICEF'in rakamlarına göre, Türkiye'de kadınların ortalama eğitim süresi 8.5 yıl, İran'da 10.5 yıl, Yunanistan'da 13.5 yıldır!İran'ın çok başarılı bir 'aile planlaması' yaptığını, bizim hâlâ gebelikten sakınma, ana ve çocuk sağlığı gibi hizmetleri yeterince geliştiremediğimiz de acı bir gerçektir.Kız çocuklarının okutulmaması, kadınlar arasında cahillik oranının yüksek olması hem "kadın sorunu"muzu büyütüyor, hem aşırı doğurganlık yüzünden iyi eğitemeyeceğimiz, iyi iş bulamayacağımız, kültürel değerleri kolaylıkla aktaramayacağımız bir tür "lümpen nesiller"in ortaya çıkmasına yol açıyor.Töre cinayetleri, yüksek oranlı kadın intiharları, sokaklarda kapkaççılık, yükselen suç eğilimleri...Bu işsiz, eğitimsiz, sosyal statüsüz zavallı gençler terörün en yakın avlarıdır aynı zamanda.* * *KIZ çocuklarını okutmak, her şeyden önce onları çocuk yaşta ev işlerinin ırgatlığından ve gencecik yaşta "kocaya satılmak"tan kurtarmak gibi muazzam ve mukaddes bir insani görevdir.Okumak onlara yeni ufuklar, yeni değerler ve her şeyden önce özgüven ve kişilik kazandıracaktır.Türkiye'de bu sene ilkokul çağına giren, 400 bini Doğu ve Güneydoğu'da olmak üzere 600 bin kızımız okula gidemedi, gönderilmedi. Beşinci sınıftan sonra okutulmayan kız öğrenci sayısı 1.5 milyon!İşte bu noktada, Milliyet gazetesini alkışlıyorum. On beş yıla yakın Milliyet mensubuyum ama Milliyet çalışanı olmasaydım da alkışlardım."Baba Beni Okula Gönder" kampanyasında Milliyet, dün itibarıyla 20 trilyon lira topladı, toplam 18 kız yurdu inşaatını taahhüde bağladı.Alkışlanmaz mı bu?!Bu kampanya yaklaşık dört bin kızımızı okula kavuşturacak.Yürüyeceğimiz yol hâlâ uzun; hâlâ çok gayret etmemiz lazım.Ama artık kızlarımız ezik, suskun, yılgın değiller; haykırıyorlar, savaşıyorlar:"Baba beni okula gönder!"Yüz elli yıl önce İbret gazetesindeki makalelerinde Namık Kemal bu haykırışı özlüyordu! t.akyol@milliyet.com.tr KIZ çocuklarını okutmak, Türkiye'nin pek çok meselesini çözecek: Aşırı doğurganlıktan tutun da töre cinayetlerine kadar pek çok sosyal problemimizin temelinde "kadının özgürleşmemiş" olması vardır.