Mahkemeye atama

ANAYASA Mahkemesi üyelerinden Sayın Sacit Adalı emekli oldu. Prof. Adalı ‘kamu yönetimi’ uzmanıydı. Anayasa Mahkemesi üyeliği sırasında görüşleriyle ve “karşı oy” yazılarıyla anayasa hukukumuza önemli katkılarda bulundu. Evrensel hukuka en çok atıfta bulunan üyelerden biriydi.
Adalı’nın “karşı oy” yazılarını bir kitap halinde yayımlamasını diliyorum.
Değerli hukukçularımızdan Sami Selçuk’un da “Karşı Oy Yazılarım” adlı bir kitabı vardır.
Prof. Adalı, YÖK kontenjanından rahmetli Turgut Özal tarafından atanmıştı.
Adalı yerine YÖK üç aday gösterdi, içlerinde tek hukukçu yok!
Dün akşama doğru Cumhurbaşkanı Gül, Prof. Engin Yıldırım’ı atadı, işlem tamamlandı.
Prof. Yıldırım’ı tanımıyorum. Akademik kariyerine baktım, gerçekten çok başarılı, ‘dünyaya açık’ bir bilim adamı...
Kutluyorum, başarılar diliyorum.

Türban konusu
Dünkü Cumhuriyet, YÖK’ün gösterdiği adayların “türbanı savunan” kişiler olduğunu öne çıkarıyor, akademik kariyerleri hakkında bir şey yazmıyordu.
“Türbanı savunan” yerine “türban yasağına karşı” demek daha doğru olsa gerek.
‘Türban yasağına karşı’ sebebiyle eleştiri yapılmasını yanlış buluyorum.
Anayasa Mahkemesi üyeliğinin “türban yasakçısı olmak” gibi bir şartı olamaz. Öğrenim özgürlüğünü üstün tutmak kusur da değildir.
Dahası, Anayasa Mahkemesi gibi kurullar “tek fikirlilik”le değil, “çeşitlilik”le “kurumsal tarafsızlık” kazanabilirler.

YÖK’e eleştiri
Prof. Yıldırım’ın şahsından bağımsız olarak, YÖK’ü eleştiriyorum, üç kişilik aday listesinde bir tane bile hukukçuya yer vermediği için...
YÖK’te bir komisyon kurulmuş, başvuranlar incelenmiş... Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday olmak için başvuranlar arasında yasal niteliklere sahip 13 hukukçu öğretim üyesi bulunduğu halde YÖK, “ekonomist veya ekonomiyle ilgili aday olsun” diye düşünmüş...
Böylece hukukçular dışlanmış.
Adayların biyografileri, kariyerleri hakkında Kurul’a bilgi verilmemiş!
Sadece “komisyonumuz bu üç adayı uygun buldu” denilmiş.
Hem bu tarzı, hem adaylar arasında bir tane bile hukukçu bulunmamasını eleştiriyorum.

Mahkeme’nin özelliği
Elbette Anayasa Mahkemesi’nin ismine bakarak onu adli mahkemelerle karıştırmamak lazım. Anayasa mahkemelerinde büyük çoğunluk hukukçulardan oluşur ama iktisatçı, idareci, siyaset bilimci, hatta diplomat gibi üyeler de bulunur, bulunmalıdır.
Hatta bizim Anayasa Mahkememizin bazı kararlarını okuduğumda “keşke birkaç ekonomist ve işletmeci daha olsaydı” diye düşündüğüm olmuştur. Nitekim Yüce Mahkeme’nin ‘ekonomik’ bakış açısının darlığı mesela özelleştirmeleri engellemiş, sonunda 2001 yılında merhum Başbakan Ecevit’in ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün inisiyatifiyle Anayasa’ya “özelleştirme” maddesi konularak bu mesele çözülmüştür.
Ancak bu gerçek, anayasa mahkemelerinde hukukçuların önemli oranda çoğunlukta olması gereğini ortadan kaldırmaz.
Hele yeni değişiklik önergesiyle Anayasa Mahkemesi’nin üye sayısı artarsa, hukukçuların çoğunlukta olmasına mutlaka özen göstermek gerekir.
YÖK, içinde hukukçuların bulunmadığı aday listeleri yapma hatasından artık sakınmalıdır.