Meclis araştırması

Taha Akyol

TÜRKİYE tarihinde ilk defa bir Genelkurmay Başkanı ve bir eski Cumhurbaşkanı, Meclis Araştırma Komisyonu'nda dinlenecek! Susurluk Araştırma Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış diyor ki:
- Sayın Ecevit'in `Kontrgerilla' iddialarını biliyorsunuz. Bu nedir? Özel Harekat nedir? Özel TİM nedir? Ne yaparlar, hangi kurallarla yönetilip çalışırlar? Bu konularda teknik bilgi almak üzere Sayın Genelkurmay Başkanı'nı Komisyonumuza davet edeceğiz...
Evren'e ne soracaksınız?
- Ecevit kontrgerillanın araştırmasını istediğinde Genelkurmay Başkanı olarak ne yapılmış? Bundan başka bazı kişilerin 1982'den sonra yasa dışı olarak çalıştırıldığı iddiaları var. Sayın Evren'e bu konudaki bilgisini soracağız.

KOMİSYONUN çalışma süresi üç ay... Bu süre yetmezse ek süre alınabilir. Elkatmış diyor ki:
- Amacımız üç ayda tamamlamak ama her gün araştırılması gereken bir şey çıkıyor. Mesela `kurye' olarak yakalanan Dilek'i dinleyeceğiz. Topal cinayetine katıldıkları iddia edilmiş bulunan üç polisi dinleyeceğiz. Faili meçhul cinayetle öldürülmüş MİT'çi Tarık Ümit'in kızını dinleyeceğiz. `Yaprak TV' sahibi Mehmet Ali Yaprak'ı dinleyeceğiz... Özel Harekat'tan İbrahim Şahin'i dinleyeceğiz...
Komisyonun elindeki zabıtlar bin sayfayı geçmiş... Mesut Yılmaz'ın ifadesi 90 sayfa... Bir oturumda ortalama 130 sayfalık tutanak oluşuyor.

KOMİSYON, ihtiyaç duyacağı her bilgi ve belgeye ulaşmayı sağlayacak yetkilere sahip mi? Komisyon Başkanı Elkatmış iyi bir hukukçu... Hukukun imkanlarını biliyor:
- Komisyon olarak istediğimiz bir delilin yetkili makamlarca bize verilmesini zorunlu kılan bir yetkimiz yok. Ama mahkemeye müracaat edip `delil tesbiti' isterim. O zaman, istediğimiz delili yargıya verme mecburiyeti vardır. Yasalarda yer alan bütün `soruşturma' yetkilerimiz yok ama bu şekilde adli süreçlerden istifade edeceğimiz için, yetkisizlikten kaynaklanan bir noksanımız olmaz.
Elkatmış, bugüne kadar hiçbir engellemeyle, "hatta en ufak bir saptırma girişimiyle bile karşılaşmadıklarını", öyle bir durumun olması halinde ise Yargı'ya başvuracaklarını söylüyor:
- Her partiden komisyon üyesi arkadaşlarımız olayların aydınlanmasını samimiyetle istiyor. Gayret ediyor. Rejimin üstündeki bu töhmeti aydınlatmak, yasaları işletmek herkesin lehinedir, Türkiye'nin lehinedir çünkü...

TÜRKİYE, bütün toplumlar gibi, hukukun işlevlerini yaşayarak öğreniyor. Batı demokrasilerinde devletin her kademesindeki görevliler, hukuken yetkili komisyonlarda tanık, bilirkişi veya sanık olarak dinlenir.
ABD Senatosu Clinton'un ifadesini almıştır.
Hukuk bilinci kökleşmiş ise, hukukun görevlileri de "hakimler hükümeti" saplantısına kendilerini kaptırmazlar. Hukuki komisyonlar siyasi amaçla veya "kapris"le değil görev bilinciyle hareket eder. Anayasa mahkemeleri kendilerini Meclis'in, Danıştay'lar da idarenin yerine koymazlar: "yerindelik" araştırması ve kural koymaya kalkışmazlar.
Çünkü "hukukun üstünlüğü", hukukçuların üstünlüğü demek değildir!
Susurluk Araştırma Komisyonu, işini titizlikle ve hukuk bilinciyle götürmektedir.
Susurluk olayıyla ipuçları çıkan "çete"yi Türkiye'nin hukukla aşacağına inanıyorum. Türkiye bir aşiret devleti değil, bir hukuk devletidir.