Merkel ve Hıristiyan Avrupa

Sonunda üyelik olsa da olmasa da, bu uzun zaman dilimi Türkiye için çok önemli; Türk ekonomisi için, Kıbrıs meselesi için, demokrasimizin istikrara kavuşması için, terörle mücadele için çok önemli... Umuyorum ki, Türk dostu Merkel, son kararını zamanına erteleyerek, bu uzun yolda Türkiye'yi desteklesin...Bu tek taraflı bir beklenti değildir, Türkiye'nin 10-15 yılda büyük bir performans göstermesi Almanya'nın da, Avrupa'nın da çıkarlarına uygundur. ALMANYA Başbakanı Sayın Merkel'e Türkiye'ye hoş geldiniz diyorum. Türkiye'nin dostu olduğuna inanıyorum. Biliyorum ki, Bayan Merkel Türkiye'nin AB üyeliğine karşı, "imtiyazlı ortaklık" formülünü savunuyor. Ama bunun kararı 10-15 yıl sonra verilecek. Dünyada ve Avrupa'da içe kapanma ve "farklı olan"a kuşkuyla bakma duygusu kabarıyor. Koca Fransa "Polonyalı muslukçu"dan korkarak AB Anayasası'nı reddetti! Fransa'da kabaran yabancı düşmanlığı şimdi Türkiye karşıtlığıyla kendini tatmin ediyor! Tarihteki çok yönlü facialardan dolayı Türkiye'ye tek yönlü olarak kinle bakan Ermeni lobileriyle Fransız politikacılarının arasındaki irrasyonel yoldaşlığın temelinde psikoloji yine "farklı olan"a duyulan mistik husumet vardır. Şimdi de ceza kanunu çıkarıyorlar, "farklı olan"ı susturmak için!Hollanda'da da sağ ve sol partiler, Türk kökenli adaylardan "Türkler Ermenilere soykırım yaptı" diye kâğıt imzalamalarını istiyor, bunu yapmayanların adaylığını iptal ediyorlar!Son olarak, Hollanda parlamentosunda Türk kökenli bir bayan milletvekili, "Ben çocukken Hollanda'ya geldim, Osmanlı tarihini bilmiyorum" diye geçiştirmek istedi, ama Trouw gazetesine dün 'soykırım'ı kabul eden bir açıklama yapmaya mecbur edildi!Sadece vicdanlara baskı değil; "farklı olan"a duyulan mistik bir husumetin dışavurumlarından biridir bu. Avrupa'da kara bulutlar Rasyonel ve sağduyulu bir politikacı olan Sayın Merkel'in "Hıristiyan Demokrat" olması, Türkiye ve Avrupa için bir şans oluşturabilir: Hıristiyan kimlikli bir lider olarak Bayan Merkel, böyle bir ortamda dinler arasında hoşgörü, milletler arasında işbirliği konularında herkesten fazla ikna edici olma fırsatına sahiptir.Bunun dirayetine de sahiptir.Bu noktada, samimi bir duygumu açmak isterim: Müteveffa Papa II. Jean Paul'e çok büyük saygı duyuyordum, vefat ettiğinde yazdığım yazılar ortadadır. Ama daha Kardinal Ratzinger iken açıklamalarını bildiğim şimdiki Papa Benedictus bende aynı sıcak duyguları yaratmıyor maalesef.Kısa sürede ben değişmediğime göre bunun sebebi, iki Papa'nın yaklaşım tarzları arasındaki farklar olmalı. Dinlerin ve milletlerin birbirine nasıl bakması gerektiği konusunda tipik bir örnek ve uyarıdır bu.Hepimiz çok acı çektik. Yeniden dinsel ve ulusal önyargıların kabardığı alacakaranlık bir tarih sürecinden geçiyoruz. Yeni acılardan sakınmak için dışlayıcı değil, bağdaştırıcı ve entegre edici sıcak duyguları geliştirme açısından Türk-Alman ilişkilerinin çok ileri boyutlara götürülmesi tüm Avrupa için de mükemmel bir model oluşturacaktır.Tarih, Sayın Merkel'e böyle bir fırsat sunmuş, böyle bir misyon yüklemiştir. Bunu sahipleneceğine ve başaracağına inanmak istiyorum. t.akyol@milliyet.com.tr Merkel'in misyonu