Öcalan dosyası ve Kürt siyaseti

Hukuki bakımdan son derece önemlidir: Artık Öcalan için taraftarlarının başvuracağı hiçbir hukuki merci kalmadı. Konsey, Öcalan dosyasında Türkiye'de uygulanan yargı sürecini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi açısından "yeterli" buldu; Öcalan dosyasını kapattı! Artık Öcalan evrensel hukukun gözünde de bir terör mahkûmudur.Siyasi bakımdan son derece önemlidir: Çünkü artık PKK'nın ve yan örgütlerinin kendilerini masum bir 'siyasi' hareket gibi dünyaya kabul ettirmeleri son derece zorlaşmıştır. Bunun bir yığın işaretleri görülüyor zaten! PKK ve partileri Batı'da eskisi gibi ilgi görmüyor artık!Türkiye'nin demokratikleşmesiyle, Kürt siyasi hareketinin terörizm ve PKK ile bütünleştiğinin daha bir görülmesi PKK ve partilerinin dünya tarafından dışlanmalarına yol açıyor.Konsey kararının bir anlamı da budur. AVRUPA Konseyi'nin son derece önemli kararı, kamuoyunda yeterince konuşulmadı, irdelenmedi. Halbuki Konsey'in "Öcalan dosyasını kapatma" kararı hem hukuki bakımdan hem siyasi bakımdan son derece önemlidir. Öcalan hakkındaki mahkûmiyet kararına karşı avukatları AİHM'ye başvurmuşlardı. Bilhassa iki itirazları çok önemliydi: Öcalan'ın Kenya'da yakalanmasının ve İmralı'ya konulmasının insan haklarına aykırı olduğunu iddia ediyorlardı!AİHM bu iddiaları kabul etseydi, bütün mahkûmiyet süreci çökecek, Öcalan'ı serbest bırakmak gerekecekti!AİHM 12 Mayıs 2005 tarihli kararında bu iddiaları reddetti! Öcalan'ın terörist olduğunu belirterek olağandışı şekilde yakalanmasını ve özel güvenlik önlemleri altında tutulmasını onayladı!Fakat AİHM'ye göre Öcalan'ın yakalandıktan sonra derhal hâkim huzuruna çıkarılmamış olması, mahkeme üyelerinden birinin başlangıçta asker olması gibi usule ilişkin uygulamalar "adil yargılanma hakkının ihlali" idi! Türkiye "Öcalan'ı yeniden yargılayarak" bu usuli ihlalleri gidermeliydi!Nasıl olacaktı bu?! Yeniden aylar boyu sürecek duruşmalar mı yapılacaktı?! Zaten Öcalan ve avukatlarının amacı da bunu sağlayarak dünya medyasında muazzam bir propaganda yapmaktı; yoksa cezada bir indirim olmayacağını elbette biliyorlardı.Hukuk bu istismara fırsat vermedi. Öcalan'ın itirazları AİHM'nin "yeniden yargılama" kararı üzerine, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Öcalan dosyasını "yeniden açtı ve esasa girmek suretiyle dosyayı yeniden inceledi"; duruşmalı yargı işlemi yapılsa bile, mevcut kanıtlara göre Öcalan'ın suç ve cezasının değişmeyeceğine göre, duruşma yapmaya gerek olmadığına karar verdi.İşte Avrupa Konseyi'nin uygun bulduğu karar budur: Türkiye'de Ağır Ceza Mahkemesi'nin "dosyayı açarak ve esasa girerek" incelemiş olması yeterlidir, duruşma yapmasa da Türkiye AİHM'nin kararını uygulamıştır... Öcalan dosyası kapanmıştır!Bu şekilde evrensel hukuk ve Avrupa Bakanlar Konseyi Öcalan'ın terör mahkûmiyetini onaylamıştır.Adalet ve Dışişleri bakanlıklarını kutluyorum.Bu süreçte çağın iki gerçeği tescil edilmiştir: Birincisi, demokratikleşme terörle mücadelede Türkiye'nin elini güçlendiriyor... Öbürü, DTP Öcalan'ın ve PKK'nın ipoteğinden kurtularak teröre karşı açıkça vaziyet almadıkça dünyada da 'normal bir parti' işlemi görmeyecektir. t.akyol@milliyet.com.tr Mahkeme ve Konsey