Özal'ı hatırlamak

Ülkede kan gövdeyi götürüyor. Yağ yok, tuz yok, şeker yok, mazot yok! Fabrikalar durmuş, hasat tarlada çürüyor!Ankara Dedeman Oteli'nde Aydınlar Ocağı "Türkiye'nin Çıkış Yolları" diye bir panel düzenliyor. Demirel ve Türkeş dahil sağın her rengi orada; "Milli Görüş" hariç.Kısa boylu, şişman bir adam kürsüde... Yanımda oturan Prof. Şaban Karataş kulağıma "Turgut Özal..." diyor. İlk defa görüyorum.Özal "Kalkınmada Yeni Görüşün Esasları" diye bir tebliğ sunuyor. Sözlerini şöyle tamamlıyor:"Allah'ın izniyle Yeni Görüş bir gün milli iradeyle iktidara gelecek ve Türkiye'yi içinde bulunduğu bu durumdan çıkaracaktır."CHP iktidarda, AP anamuhalefette... 12 Eylül'ün hiç işareti yok. Turgut Bey görüşlerini anlatıyor, iktidara gelmekten bahsediyor!***NİSAN 1979'daki o konuşmasında Özal devletçiliği eleştiriyor, piyasa ekonomisini, özelleştirmeyi savunuyordu. İktisadi liberalleşmeden bahsediyor, Toplu Konut Fonu gibi detaylara giriyordu!Sanki 24 Ocak reformlarını sıralıyordu!1983'te ANAP'ın programına neler yazmışsa, onların bir özetini anlatıyordu!Bu olay onun hem misyon duygusunu gösterir, hem iktidara nasıl hazırlıklı geldiğini...TBMM'nin kayıtlarına göre, Başbakan Özal güvenoyu aldığı 24 Aralık 1983 tarihinden itibaren bir ay içinde tam 14 kanun çıkarttırmıştır; pek çoğu ciddi teknik hazırlık gerektiren reform niteliğinde kanunlar...Kanun Hükmünde Kararnameler bu sayıya dahil değil!Özal'dan sonra Türkiye bu kadar hazırlıklı ve vizyon sahibi bir iktidar görmemiştir.***ÖZAL 1980 başında Demirel'e verdiği raporda "tarihi meselemiz, dış ticaret dengesi" diyordu; yani döviz darlığı. Bu yüzden yatırımsızlık vs...1979'da Türkiye'nin ihracatı 4.8 milyar dolardı, Özal'ın on yılında 18.7 milyar dolara çıktı! Turizm gelirlerimiz 300 milyon dolardan 3.3 milyar dolara yükselmişti!Teknolojiden eğitime, iletişim ve ulaşıma, görgüye, teşebbüs ruhuna kadar her şey ona göre...Siyasi sahada Özal "imparatorluk mirasçısı Türkiye'nin mesela Almanya gibi mütecanis bir toplum olmadığını" söylüyordu. Öyleyse "kavgacı ve ayırımcı değil, uzlaşmacı ve birleştirici olmak" gerekirdi."Ödünsüz savaşım"cı bir geleneğe Özal'ın teklif ettiği yeni değer "uzlaşmacılık"tı! O vefat ettiğinde Diyarbakırlılar Ulu Cami'de mevlit okuttu. Cenaze töreninde mini etekli ve başörtülü kızlar beraber yürüdü.Dar bir resmi terminolojiye sıkışmış siyasi kültürümüz, Özal'la birlikte "liberalizm, muhafazakarlık, piyasa ekonomisi, küreselleşme, dışa açılma" gibi kavramlarla zenginleşti.Önemli hataları da olmayan hangi büyük devlet adamı vardır? Elbette Özal'ın büyük hataları da oldu. Ama önemli olan büyük liderlerin topluma verdiği yönün ne olduğudur. Özal Türkiye'ye doğru yön vermişti: "21. yüzyıla Türk asrı" damgasını vurma hırsına sahip, özgürlükçü, girişimci ve kendisiyle barışık bir Türkiye... t.akyol@milliyet.com.tr 1979 yılının nisan ayı... İktidarda Ecevit liderliğindeki CHP var. Demirel de anamuhalefet partisi AP'nin lideri.