Pakistan 'millet' mi?

"Zinde bâd Pakistan" (Çok yaşa Pakistan) diye başlayan milli marş "Kavmî Terane"yi herkes benimsiyor. Ordu ve idare de kökleşmiş kurumlar. Fakat...Kültürel, demografik ve sosyolojik bakımdan entegre olmamış, iç içe geçmemiş, ayrık parçalar halinde duran kabile ve mezhep kimliklerinin sık sık çatıştığı bir ülke!Ahmad Akhbar gibi Pakistanlı sosyologların "Pakistanîleşme" dedikleri uluslaşma konusunda çok ağır sorunlar var. PAKİSTAN'ın yeşil zemin üzerine beyaz ay yıldızlı bayrağını herkes içten kabul ediyor. Pakistan'ın kurucusu "Kaid-i Azam" Cinnah'ın sadece iki yerde posterini gördüm ama adına pek çok modern, büyük tesis yapılmış. Cinnah her mezhepten, her kabileden Pakistanlılar için saygı duyulan, birleştirici bir milli sembol haline gelmiş. Ülkenin üçte bir nüfusu dağlık kuzey bölgelerinde yaşıyor. "Âzad Keşmir"den Afgan sınırındaki Belucistan'a kadar uzanan bölge... Gittik gördük, Kızılay'ın ancak katırlarla ulaşabildiği yerler... Kabileler ve çatışmalar bölgesi... Uzun dağ silsileleri üzerine serpilmiş milyonlarca gecekondu... Evciklerin önündeki dik bayırlara teraslar yapılarak yaratılmış üç beş dönüm araziyle geçimlerini sağlıyorlar! Bu bölgelerde nüfusun yüzde 80'i böyle yaşıyor. Pek çoğunun nüfus kaydı bile yok!Ne ekonomik üretime geçirebilirsiniz, ne de iş yaratabilirsiniz!Şehirlerde öylesine hızlı bir ekonomik gelişme olmalı ki, bunlar şehirlerde çalışabilmeli! Ama yatırım için sermaye var mı?! Hangi eğitim ve beceriyle hangi sektörlerde çalışabilirler?! 'Parçalar' toplumu Otelde satın aldığım Ian Talbot'un "Pakistan Tarihi"inde gördüm: Halkın yüzde 48'i mahalli Pencabi dilini konuşuyor. Taliban'la akraba olan Peştunların oranı yüzde 13, ana dili Urduca olanların oranı ise yüzde 8'den ibaret.Ama resmi dil Urduca ve İngilizce! Çünkü bütün devlet işlemleri Babür Şah'tan beri Urduca, sömürgecilikten beri İngilizce yapılıyor.Talbot şehirleşme ve eğitimin "Pakistanîleşme"yi ve Urducayı yaygınlaştırdığını yazıyor. Ama çok uzun bir süreç!"Hind Müslümanlarının devleti" olarak kurulan Pakistan'da tek ortak değer İslam. Fakat anlayışlar çok farklı. Siyasi ve iktisadi elitler arasında İslamî-modernist Aligarh hareketi, kabileler ve varoşlarda ise "Sufî" ve "fundamentalist" eğilimler güçlü. 1980'lerde general Ziya "Pakistanîleşme"yi hızlandırmak için "sistemin İslamileştirilmesi" siyaseti etrafında herkesi birleştirmeyi denedi. Fakat herkes kendi İslamını temel siyaset olarak benimsetmek isteyince önce Sünniler ile Şiiler çatışmaya başladı, sonra kabileler!Talbot, Hindistan'da da kimliklerin çok çeşitli olduğunu ama bir arada yaşayacak kadar iç içe geçtiklerini, Pakistan'daki kadar birbirinden kopuk kimliklerin dünyada ancak Endonezya, Nijerya ve Sudan'da görülebileceğini yazıyor! (sf. 32)Demokrasi bu yüzden dikiş tutmuyor!Can kardeşimiz Pakistan'ın iki dev sorunu var: Parçalanmış toplumsal yapı... Dağların ve ovaların yarattığı ekonomik uçurum!Tek çözüm, ekonomik ve sosyal kalkınma; ama uzun vadede!Kızılay böyle bir ortamda çok iyi örnek oluyor; organizasyon, modern çalışma, güler yüz... Hele de "Kızılay'ın melekleri" dediğim sevimli hemşireler, doktorlar ve psikologlar...İkbal ve Cinnah'ın ülkesinden "Zinde bâd Pakistan" diyerek ayrılıyorum. t.akyol@milliyet.com.tr Dil ve din