Ramazan, İslam ve çağımız

Ortadoğunun eski kültürlerinde gökcisimleri hakkında böyle folklorik tasavvurlar vardır. Kuranda olmadığı halde, eski zihniyetle yazılmış tefsirlere de girmiştir!Bugün en gelenekçi dindar bir insan bile bunu reddeder!Bilim zihniyetine sahip Osmanlı müderrisi, büyük din alimi Elmalılı Hamdi Efendinin 1930larda Atatürkün desteğiyle yayımlanan "Hak Dini Kuran Dili" adlı büyük tefsirinde ise hiç böyle masallar olmadığı gibi, modern ilimlere son derece bilgili atıflar mevcuttur.Gerçi bazı eski din alimleri de bu tür masalları "İsrailiyat" yani, eski İsrail folkloru diye eleştirmişti. Ayrı bir konu...Benim dikkat çekmek istediği konu, iki yüzyıl arayla Tibyan ve Elmalılı tefsirlerindeki büyük değişimdir; zihniyet değişikliğinin din algılamamızı da değiştirmesidir.* * *TÜRKİYE, kabile geleneklerinin sürdüğü Ortadoğu toplumlarından farklı olarak, muntazam bir imparatorluğun mirasçısı olduğu için, din anlayışı anarşik değil nizamidir.İkincisi, Osmanlı ilmiye geleneği son yüzyılda modern ilimlerle tanışmış ve Elmalılı Hamdi, İzmirli İsmail Hakkı gibi modern büyük alimler yetişmişti. Cumhuriyetin radikal laiklik uygulaması bu süreci maalesef kesintiye uğrattıysa da, Cumhuriyetin ilahiyat fakülteleri de artık çağdaş din alimleri yetiştiriyor. Diyanetin "Çağdaş Kuran Tefsiri"ni onlar yazacak.Üçüncüsü, Türkiye çok büyük bir toplumsal değişmeyi yaşıyor: Tarihimizdeki reform ve devrimler siyasi ve hukuki yapıyı değiştirmişti. İlk defa sosyal yapımız değişiyor: Şehirli, bireyleşen, eğitimli, dışa açık ve ekmeğini tabiat şartlarından değil, piyasadan kazanan bir "orta sınıf" (burjuva) toplumu haline geliyoruz. Bu sebeple toplumda eşitlik, özgürlük, bireysellik, rasyonellik gibi değerler gelişiyor.Ve bu yeni değerler siyasi görüşlerimizi etkilediği gibi, din anlayışımızı da etkiliyor. Bu bakımdan da Türkiye İslam dünyasında tektir.* * *ZAMANIMIZDA özgürlük ve eşitlik gibi modern değerleri benimseyen yeni yorumların büyük ilgi görmesi bundandır.İlahiyat fakültelerinde "içtihat" ve "İslamda ahkamın değişmesi" konularında akademik çalışmaların çoğalması da bundandır.Ve Diyanet Vakfının yayımladığı iki ciltlik "İlmihal", İslamın eşitlik ve özgürlük gibi modern değerlerle birlikte yeniden anlaşılmasının örneklerini ortaya koyuyor. Bu eserde, mesela, İslamın kadına verdiği değerin uzantısı olarak, çağımızda kadının mirasta erkeğe eşit olması savunuluyor. (Cilt II, sf. 248)Modern toplumda insanlar arası formel ilişkiler çok yoğunlaşır... Bu "İlmihal"de kadınla erkeğin tokalaşmasına dini bir engel bulunmadığı anlatılıyor. (Sf. 476)Anlayan zihinler ve sezen kalpler için İslam, Mehmet Akifin deyişiyle "asrin idrakine" önem verir. Yeter ki zihinler ve kalpler açık olsun.Hayırlı Ramazanlar diliyorum. t.akyol@milliyet.com.tr TİBYAN Tefsiri 18. yüzyılda Ayintabi Mehmet Efendinin yazdığı ünlü bir Kuran yorumudur. 1957de Latin harfleriyle yayımlandı. Dördüncü cildinde, Jüpiter gezegeninin günahlarından dolayı taşlaştırılmış bir kadın olduğunu anlatır!