Reform yapmak

Reform yapmak


     ÇALIŞMA Bakanı Yaşar Okuyan'la birlikte 12 Eylül'de tutuklanmış, Mamak'ta hücrede hapis yatmıştık. İdam talebiyle yargılanarak beraat etmiştik.
       Zor bir dönemdi... Ziyaretimize gelen eşlerimizin, çocuklarımızın gözü önünde bizi coplayarak hizaya geçirtip marş söyletirlerdi...
       Şimdi Okuyan diyor ki:
     - Sosyal güvenlik yasası için anamdan emdiğim süt burnumda geldi! Ne Mamak, ne hücre, ne idam talebi... 2.5 aydır ne çektiğimi ben bilirim.
       Uğradığı hakaretleri, baskıları anlattı:
     - Bütün hayatım didik didik edildi. Çok şükür toz kadar bir leke bulamadılar. Ama baskılarla beni çok bunalttılar.
       Ve Meclis'teki tartışmalar:
     - Kürsüye çıkıp, yasa tasarısında yer almayan hükümleri varmış gibi göstererek popülizm yapanlar... Hakaret edenler... Seviyesiz sataşmalar... İş uzayıp tasarı engellenmesin diye susuyoruz.
       Bütün bunlara rağmen Bakan, sosyal güvenlik reform yasasının bu gece veya yarın Meclis'ten çıkacağını söyledi...
       * * *
     MECLİS localarında sendikacılar... Muhalefetin engellemesine moral destek veriyorlar. Demokrasinin tabiatında vardır böyle şeyler...
       Fakat tuhaf olan, "bu yasa yüzde 95 iyidir" diyen sendikacının da orada bulunması! Demokrasilerde böyle şeyler olur...
       Sosyal güvenlik yağmasını önlemek için eskiden de çeşitli iktidarlar girişimde bulundu, kim muhalefetteyse "mezarda emekliliğe hayır" diye yollara düştü... Bütün partiler yaptı bunu... Demokraside böyle şeyler olur...
       Ama demokrasi iktidarda "kararlı hükümet", Meclis'te "disiplinli çoğunluk" da gerektirir. Türkiye yıllardan beri bunu ilk defa yakalamış gözüküyor.
       Okuyan işine dört elle sarıldı. Reform bilincine ve görev duygusuna sahip bir politikacı...
       Dün konuştuğumda diyordu ki:
     - Yasa kabul edilince 10 dakikalık bir konuşma yapacağım. Gelecek nesillere sesleneceğim. Yasayı engellemek için nasıl demagojiler, kışkırtmalar yapılmış. Hatta yalanlar söylenmiş... Gelecek nesiller yasanın mı, engelcilerin mi haklı olduğunu daha iyi görecekler çünkü...
       Evet, 24 Ocak 1980'de ekonomik liberalizm kararları alındığında yeri göğü birbirine katanlardan kaçı bugün aynı sözleri tekrarlayabilir!
       * * *
     GÖRÜLMÜŞTÜR Kİ, reform yapmak için kararlı davranmak ve Meclis'te disiplinli bir çoğunluğa sahip olmak gerekiyor.
       DSP - MHP - ANAP koalisyonu bunu sağladı. İşte Ağustos ayındayız, Meclis hala çalışıyor...
       Meclis'in ve hükümetin bu şekilde prestij kazanması bir noktadan itibaren demokratikleşmeyi de kolaylaştırır. Bunun işaretlerini yaşıyoruz zaten...
       Hükümetin ve Meclis'in bu şekilde itibarı güçlendikçe demokrasi konusunda da tasarılar hazırlanmalıdır.
       Herhalde ilk adımlardan biri, Yüksek Öğrenim Komiserliği hakkında Meclis araştırması açmak, 'hesap sormak' olmalıdır. Ve YÖK'ü yeniden düzenleyerek daha ademi merkeziyetçi ve liberal bir yapı kurulmalıdır.
       MHP'nin ve ANAP'ın imzalı taahhüdü vardır!



Yazara E-Posta: t.akyol@milliyet.com.tr