RP'yi kapatmak!

RP'yi kapatmak!

Taha Akyol

YARGITAY Başsavcısı'nın, "gaflet, dalalet ve ihanet içinde olan bir kısım politikacıları" da eleştirerek yaptığı, sorusuz, cevapsız basın toplantısı... Ve RP'nin kapatılmasını isteyen iddianame...
"İç düşman" kavramıyla ifade edilen sürecin yeni bir aşaması galiba...
İddianamede kamuoyunun bilmediği hiçbir yeni belge yok... Hasan Hüseyin Ceylan, Şevki Yılmaz gibi fanatiklerin konuşmaları... Kayseri Belediye Başkanı ve Sincan olayı... Erbakan'ın siyasi ve bilimsel bakımdan mutlak yanlış ama hukuken laikliğin "ihlali" sayılamayacak iki konuşması...
Ne yetkili parti organlarının bir kararı, bir faaliyeti... Ne başka yetkililerin "odak"laşma ifade eden konuşmaları... Hele de RP'nin "illegal" bir örgütlenme içinde olduğuna ilişkin en ufak bir iddia bile yok...

SAYIN Başsavcı, sıraladığı konuşmaların koca bir partiyi kapatmak için yeterli olduğundan emin mi? Başsavcı, Siyasi Partiler Kanunu'na göre RP'nin kapatılmasının zor olduğunu düşünüyor olmalı ki, doğrudan Anayasa'ya başvuruyor:
"Bir siyasi partinin laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı eylemlerin odağı haline gelip gelmediği, Siyasi Partiler Kanunu'nun 103. maddesine göre değil, Anayasamızın 68. maddesinin dördüncü fıkrası göz önünde tutularak belirlenmelidir..."
Anayasa kuralları çok geneldir ve bu sebeple yoruma çok daha açıktır!
Siyasi Partiler Kanunu ise özel kanundur, hukukun yorum sınırlarını daha net olarak belirler ve RP'yi kapatmak bu çerçevede çok zordur..
Başsavcı, bazı hukukçuların "Anayasa'da yazılı açık ve net yasaklarını kendiliklerinden ve de doğrudan doğruya uygulanabileceğine" ilişkin görüşlerini aktarıyor.
Fakat bu yorum, Siyasi Partiler Kanunu olmasaydı geçerli olabilirdi!

REFAH'I kapatmak için böyle yoruma çok açık genel ilkelere başvurulması, bende "RP'nin niyetleri yüzünden kapatılmak istendiği" izlenimi uyandırdı. RP'nin "niyeti"nin, büyük ölçüde, "İslami devlet" olduğundan benim de şüphem yok. Ama bu, teorisi bile yapılmamış, şekilsiz, soyut, pek sübjektif bir niyettir.
Çağdaş hukuk ve demokrasi "niyet"leri yargılamaz, objektif eylemleri yargılar. Kamu düzenini bozmamak, şiddete başvurmamak, illegal örgütlenmemek yeterlidir. Düşüncelere, inançlara aldırılmaz, sadece "kurallara uyum"a bakılır.
Hatta, bırakın "niyet"i, Fransız ve İtalyan Komünist partilerinin resmi programlarında çok uzun süre "Proletarya diktatörlüğü, mülkiyetin kaldırılması" gibi anayasalara aykırı ilkeler yer aldığı halde kapatılmamıştı.
Batı bu şekilde, ihtilalci komünizmi, "burjuva" hukukuna ve "burjuva" demokrasisine entegre etmeyi başarmıştır. İşte akılcılık budur.
RP, Komünist partilerle mukayese edilemeyecek kadar mevcut düzene entegredir.
RP'nin kapatılması demokrasiye ve hukuk devletinin çağdaş anlamına uygun olmaz. Dahası, RP'nin kapatılması, laikliği değil, radikal İslamcılığı güçlendirir. Öyle ise, "gaflet, dalalet, ihanet" gibi çok genel, soyut kavramlarla, "iç düşman" gibi fazlaca değer - yüklü nitelemelerle değil, akılcı ve analitik bir görüşle çözüm aramak gerekir.
Yarın devam edeceğim.

Yazara Emailt.akyol@milliyet.com.tr