Sakık'ın sözleri

Sakık'ın sözleri

     ŞEMDİN Sakık'ın her söylediği toptan doğru ya da yanlış olamaz. 'Topyekün' bir yargıya varmaktan sakınmak, analiz etmek gerekir.
       Sakık'ın şu sözleri son derece önemli ve gerçekçidir:
     "Örgütün genişlemesindeki en büyük faktör, katılımcı tabanı teşkil eden insanların ekonomik ve sosyal durumudur..."
       Sakık, bölgeye yapılan yatırımlardaki artışın, PKK'nın militan devşirme tabanını daralttığını da belirtiyor.
       Demek ki, "milli birlik ve beraberliğin" en önemli faktörlerinden biri, "ekonomi"dir! Ve sosyal güvenlik sistemimiz 1.4 katrilyon yutmaktadır!
       Sakık'ın şu sözleri de fevkalade önemlidir!
     "Güvenlik kuvvetlerinin de halka sert davranmaması, devlet hakkındaki imajın değişmesine sebep olmuştur!"
       Demek ki, millet birliğinde "devlet" dediğimiz üstün kudretin kendini yurttaşlarına benimsetip benimsetememesi de son derece önemlidir.
       Çağımızın iki büyük gerçeği: Ekonomi ve hukuk... Bunlar "millet" olmanın da zorunlu temellerinden ikisidir.
       * * *
     TANINMIŞ gazeteci Cengiz Çandar'ın ve Mehmet Ali Birand'ın "PKK'dan para alarak yazdıklarına" inanmak, hiçbir şekilde, hiçbir şart altında mümkün değildir! Yazıları da ortadadır.
       Zaten Sakık bu konuda bir bilgi nakletmiyor, "Apo söyledi" diyor. Psikopat özellikleri bulunan gizli örgüt şeflerinin, kendilerini güçlü göstermek için en yakın çevresine bile böyle, "kuru ile yaşı kasten karıştırarak" yalanlar söylediği, ta Dostoyevski'nin "Cinler" romanından beri bilinen bir gerçektir!
       Sakık'ın verdiği isimlerden Turgut Atalay, SHP'den Diyarbakır Belediye Başkanı iken 1992 Kasım'ında PKK'nın saldırısına maruz kalmış, koruması polis memuru Orhan Karadağ şehit olmuş, kendisi ve makam şoförü de yaralanmıştı!
       Ben de o zaman "Kent ve Şiddet" başlıklı bir yazı yazarak PKK'yı kınamış, Atalay'ın "kentli" ve saygın kişiliğini anlatarak geçmiş olsun demiştim. (Milliyet, 14 Kasım 1992)
       DYP milletvekili Salim Ensarioğlu da Sakık'ın iddialarını inandırıcı bir biçimde yalanlamıştır. Zaten Ensarioğlu'nun bir PKK işbirlikçisi olabileceğine inanmak mümkün değildir.
       * * *
     SAKIK'IN verdiği isimler arasında böyle kesinlikle PKK destekçisi olamayacak başka masum insanlar da vardır; kanıtsız suçlama yapılamaz.
       Bölgede PKK'nın etkinlik kazandığı dönemde birçok kişi korkuyla veya oy almak gibi beklentilerle PKK'nın bazı elemanlarıyla geçici ve tekil ilişkiler kurmuş da olabilir. Hukuken suç teşkil etmeyecek ve PKK'ya bilinçli bir destek anlamına da gelmeyecek böyle tekil ilişki iddialarını uluorta kamuya açıklayıp mağduriyetler yaratmak yanlıştır!
       Diğer taraftan, Sakık'ın verdiği bazı isimler vardır ki, bunlar zaten, en barbar eylemlerinde bile PKK'yı suçlamaktan kaçınmışlar, terör vahşetine karşı mücadele eden güvenlik kuvvetlerine karşı PKK'nın 'legal' kolu gibi davranmışlardır.
       Netice: "İrtica" ve "bölücülük" gibi kitlelerin tavrının son derece önemli olduğu konularda MacCarthy'ci vehimlere, aşırı genellemelere kapılmadan 'analizci' düşünmek gerekir.
     "İçimize dal budak salmış düşman" tasvirleri bir noktadan itibaren artık "uyarıcı" olmaktan çıkar, Batılıların "counter productive" dedikleri 'amacına zarar verici' hale gelebilir!
       Onun için, "ekonomi" vasıtasıyla toplumsal gerilimleri düzeltirken, "hukuk" vasıtasıyla da kuru ile yaşı birbirinden ayırmak gerekir.


Yazara E-Posta: T.Akyol@milliyet.com.tr