‘Solcu’ anayasa!

DİSK adına hazırlanan “Anayasa Raporu”nda tabii herkesin katıldığı ve katılmadığı yönlerin bulunması doğaldır. Benim de katıldığım ve katılmadığım yerler var. Hemen şunu belirteyim, DİSK’in metni, bazı yönleriyle, ancak solcu bir partinin programında yer alabilecek ayrıntılara girecek kadar ideolojik bir görüntü veriyor.
Katıldığım tarafı, “vatandaşlık” esasını ön plana çıkarmasıdır. “Kan bağına değil, toprak esasına göre kurulacak milliyet bağı, modern yurttaşlık kavramına da denk düşecektir” tespitine katılıyorum.
Fakat DİSK’in metni bir “rapor” olup taslak şeklinde maddeler halinde yazılmadığı için, “değişmez maddeler”e nasıl baktığı ve “millet”in adı konusunda ne düşündüğü anlaşılamıyor.
DİSK’in metninin mimarı olan Sayın Prof. İbrahim Kaboğlu “Türkiyelilik” kavramını savunur. Hatta bu uğurda bir anayasa profesörüne yakışmayacak maddi hatalara düşmüş, “1924 Anayasası’nda Atatürk hep Türkiye devleti, Türkiye ahalisi, Türkiye Cumhuriyeti dedi, Türk devleti demedi, Türk halkı demedi” gibi laflar etmişti! Halbuki 1924 Anayasası’nın 8 yerinde “Türk”, bir yerinde “Türk Cumhuriyeti”, bir yerinde “Türk devleti” deniliyordu!
DİSK’in metninde bu konuda bir açıklık yok.

Millet, Atatürk, Diyanet
Anayasalarımızda darbelerle daha bir aşırı Türk vurgusuna kayıldı; 12 Eylül ise Anayasa’yı büsbütün şovenleştirdi; ve işte şimdi daha kapsayıcı tanımlar arıyoruz. Ama vatandaşlık bağının ifadesi olarak “Türk milleti” kavramına yer vermemek çok yanlış olur; büyük gerilimlere yol açar, beklendiğinin aksine, birleştirici olmaz.
DİSK’in anayasa raporunda “Atatürk ilke ve inkılapları, Atatürk milliyetçiliği” gibi kavramlar da gözükmüyor. Sadece “Başlangıç” bölümünde benim de beğendiğim şu ifade var:
“Biz, Anadolu uygarlıklarının mirasçısı ve Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma ereğiyle birleşmiş Türkiye Cumhuriyeti’nin kadın ve erkek yurttaşları olarak...”
Yine başlangıç bölümünde “herhangi bir kişi, kurum ya da değere kutsallık atfetme kaygısı taşımadan” metnin yazıldığı da belirtiliyor.
Sayın Prof. Ergun Özbudun’un taslağında “Atatürk” ve “Atatürk milliyetçiliği” vurgusu daha kuvvetliydi; o zaman kıyametleri koparanlar, DİSK metni karşısında sessiz!
DİSK, Diyanet’in “din hizmetleri” kurumu olmaktan çıkarılıp, dini faaliyetler için “kolluk” görevi yapan bir “denetim” organına dönüştürülmesini de savunuyor. Ben yanlış buluyorum, konunun ayrıntıları önemlidir ve tartışmaya açıktır.

Solcu hükümler!
DİSK raporunda demokratik bir anayasada bulunmaması gereken ayrıntılı ‘solcu’ düzenlemeler de yer alıyor! Mesela düşünce ve örgütlenmede sınırsız özgürlüğü öne çıkarırken, “İktisadi sektörde ise düzen ve denetim öne çıkarılmalıdır” diye yazabilmişler! Özel girişimi hırsız sayan eski kafanın hazin bir tortusudur bu!
Dahası, özelleştirmeye yer vermedikleri gibi, sadece yasaklamak için bu kavramı kullanmışlar: Eğitim, sağlık, kültür, çevre gibi birçok alanda anayasaya özelleştirme yasağı koymuşlar!
Solcu bir parti bunları savunabilir, iktidara gelince uygulayabilir de elbette... Ama bunlar anayasa hükmü olamaz! Çünkü demokrasilerde, liberal bir parti iktidara gelince geniş çaplı özelleştirmeler de yapabilir!
Anayasalar iktisadi program empoze eden metinler olamaz. Bu kadar ‘ideolojik’ tavır çağdaş anayasacılığa uymaz.