Soykırım tartışması

Sonradan Paul Du Veounun bu sözleri kaynak gösterilerek birçok yayınlar yapıldı.Halbuki Mustafa Kemal 16 Mayıs 1919da İstanbuldan ayrılıp Anadoluya gitmişti! Ayrıca, Divan-ı Harp zabıtları Takvim-i Vekayide yayımlanmıştır, Mustafa Kemal ifade vermemiştir.Bir Batılı, Mustafa Kemalin hangi tarihlerde nerede olduğunu ne bilsin?! Tarihin hangi süreçlerde cereyan ettiğini ne bilsin?! Tarihten gelen önyargıları da var; tek yanlı propagandaya inanıyor.* * *ERMENİLER Sivas, hatta Yozgat dahil, Doğu Anadoluda bir devlet kurmak istediler. İsyanlarla, kanlı çatışmalarla kurulmuş olan Sırp, Yunan ve Bulgar devletlerini örnek alıyorlardı.Fakat onlardan farklı olarak Ermeniler bir tek vilayette bile çoğunluğa sahip değillerdi. Berlin Kongresinde "Ermeni reform bölgesi" olarak nitelenen "altı vilayet"te bile ortalama nüfus oranı yüzde 20 idi.Bu durumda "Avrupanın müdahalesi"ne bel bağladılar. Sırp, Yunan ve Bulgar örnekleri "Avrupanın müdahalesi"nin ne kadar yararlı olduğunu onlara göstermişti!"Müdahale"yi sağlamak için 1890lardan itibaren silahlı komiteler halinde kanlı saldırılara başladılar, İstanbulda ve Anadoluda...Bir tek Zeytun isyanlarının bilançosu: 13 bin asker, 7 bin Müslüman, 6 bin Ermeni ölü!* * *BİRİNCİ Cihan Harbi ve Doğuda Rus harekâtı, bekledikleri fırsat gibi gözüktü. 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın başları böyle çatışmalarla doludur ve modeli "Balkan milliyetçiliği"dir.Nüfus tarihi uzmanı Prof. Justin McCarthyye göre, 1912-1922 arasında Anadoluda savaş ve çatışmalarda 2 milyon 462 bin Müslüman, 584 bin Ermeni ölmüştür!McCarthy şöyle yazıyor:"Oluk oluk kan akarken, Ermeniler, Kürtler ve Osmanlı askerleri, hepsi, hem katiller hem kurbanlar olarak olaylara karışmakta idiler."Ziya Gökalpin Nemrut Mustafa Divan-ı Harbinde söylediği gibi:- Kıtal değil, mukatele oldu!Bu facialar dizisinde, bu "mukatele"de sadece ölen Ermenileri alıp, olayların nasıl başladığını ve tırmandığını, Doğu illerimizdeki toplu mezarların anlamını, mağduriyetlerin iki yönlü olduğunu göz ardı ederek... Teşkilat-ı Mahsusayı suçlarken Taşnakların katliamlarına değinmeyerek tek taraflı hükümler vermek bilimsel objektifliğe de, etiğe de yakışmaz.Üstelik "soykırım" teriminin uluslararası hukukta tarifi vardır, böyle gelişigüzel kullanılamaz. En son, BMnin 25 Ocak 2005 tarihli "Darfur Raporu"nda bu tarif verilmiştir, Ermeni olaylarına uymamaktadır.Biraz sağduyu yeter... t.akyol@milliyet.com.tr FRANSIZ yazarı Paul Du Veouya göre Mustafa Kemal Paşa, 27 Ocak 1920 günü işgal altındaki İstanbulda Divan-ı Harpte şahit olarak ifade vermiş ve İttihatçıları suçlayarak "Ermeni katliamı yapıldı" demiştir!