Suriye ve milliyetçilik

Suriye ve milliyetçilik




SURİYE Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın ülkemizi ziyareti çok önemli ve olumlu bir hadise... Sadece iki ülke arasındaki sorunların çözülüp işbirliğinin gelişmesi bakımından değil... Ortadoğu'da milliyetçilik duygularının 'hamlık'tan 'olgunluğa' evrilmesi bakımından da bu ziyaret önemlidir.
Suriye ile Türkiye arasındaki sorunlar neydi?
• En önemli psikolojik sorun, Hatay vilayetimizi Suriye'nin, resmen ifade etmese de, bazı haritalarda kendisine aitmiş gibi göstermesiydi.
• İkincisi su meselesiydi... 'Hatay toprakları' gibi Fırat sularına da Suriye 'elde etme' duygusuyla bakıyordu.
• Üçüncüsü, ilk iki politikasını dayatmak için, Suriye Türkiye'ye karşı terörü silah gibi kullanıyordu.
Bu üçüncüsünden başlayarak iki ülke arasındaki sorunlar çözüm yoluna girdi. Beşşar Esad bu olumlu açılımı daha da geliştirmek istiyor.
***
ARAP milliyetçiliğinin eski önderleri, başta Nâsır olmak üzere, dünyaya kapalı, pragmatizmden çok radikalizmi benimsemiş, rasyonellikten ziyade duygusallığı ağır basan liderlerdi. Araplar arasında bile işbirliği yerine fetihçi bir 'Pan Arabizm' onlara cazip geliyordu. Bunun son en kötü örneği Saddam'dır...
Büyük milliyetçiliklerin başlangıçtaki 'hamlık' aşamalarında böyle 'elde etmeci' ve 'pan'cı duygusallıklar yoğun oluyor!
Suriye'nin Hatay ve su konularını mesele yapması ve terörü silah gibi kullanması da bundandı. Baas Partisi'nin de siyasi hedeflerinden biri Hatay'dı!
Böylece, eski liderler dünyaya kapalı, otoriter, hatta totaliter, militan rejimler kurdular! İsrail yayılmacılığı da Arap radikalizmini besledi.
Ama, Sovyetlerin çökmesiyle, yavaş yavaş görüldü ki, ülkelerin gelişmesi için kapalı rejimler değil, açık rejimler daha uygundur. Komşularla itişip kakışmak yerine işbirliği yapmak daha yararlıdır. Terörü desteklemek yerine güven verici bir hukuk devleti olmak ülkelerin daha lehinedir.
İşte tarihin böyle bir değişim aşamasında Suriye'de liderlik Beşşar Esad'a geçti...
***
BEŞŞAR Esad'ın ilk işlerinden birinin ülkesinde internet ve anten yasaklarını kaldırmış olması ilginç değil mi?
Yüksek lisansını dışarıda yapmış, gelişmiş dünyayı görmüş, geçen zaman içinde eski sömürgecilik kompleksinden sıyrılmış yeni nesil bir liderdir Beşşar Esad...
Eski tüfek Kaddafi'nin bile değişime ayak uydurmak istediği bir çağda, Suriye'nin böyle yeni nesilden bir lidere sahip olması, bizim de Suriyelilerin de lehinedir.
Arap milliyetçiliğinin milli sınırlara saygılı, uluslararası işbirliğine açık, içeride demokrasiyi amaçlayan bir 'olgunluk' aşamasına ulaşması bakımından da Beşşar Esad'ın önündeki tecrübeleri önemli buluyorum.
Ankara'da imzalanacak iki andlaşma ile, Türkiye ile Suriye arasında ticaret, turizm ve yatırım ilişkileri gelişecek. İki ülkeyi bağlayan ortak ekonomik çıkarlar giderek güçlenecek.
Hatay konusu mu?
"İlişkiler geliştikçe bu konu küllenecek, ortadan kalkacak..."
Yıllarca şartlandırılmış kamuoyuna 'vazgeçtik' diye açıklama yapılmasını bekleyen yok zaten.
Türkiye-Suriye dostluğu, Ortadoğu'da bütün sorunları çözmede 'model' olabilir, olmalı...