Talabani ile Barzani çatışabilir!

Raporda, Talabaninin Türk heyetini "çok özel bir özenle ağırladığı" belirtiliyor. Dukan baraj gölünün yamacındaki konutunda Talabani mükellef bir ziyafet sofrası hazırlamış.Ağzından bal akıyor...Raporda belirtildiği gibi, "Talabaninin söyledikleri, Türkiyenin Irak politikasıyla büyük ölçüde örtüşüyor. Talabani söylediği gibi davranırsa Irakta istikrarın sağlanması mümkün olur."Konuşmada Talabani diyor ki:- Irak cumhurbaşkanlığına talibim. Bu konuda temaslarım da oldu. Gerçekleşecek gözüküyor. Irakın birliğine özen gösteren, bütün Iraklıları, özellikle de Türkmenleri kucaklayan bir cumhurbaşkanı olacağım...* * *YENİ Irakı inşa etmek için etnik konularda da din ve laiklik konularında da orta yollarda uzlaşmaktan başka çare yok; bu durum tarafları ortaya yaklaşmaya zorluyor.Güle verilen raporda da bu belirtiliyor:"Talabani Irak cumhurbaşkanlığını benimsemiş. Bunun heyecanını duyduğunu gördük. Bu durum onu Bağdata ve Irakın bütünlüğü kavramına daha hassas hale getirmiş."Mesela, Barzaninin aksine, Talabani Kerkük konusunda böyle orta bir dil kullanıyor. Saddamdan en büyük zulmü görenlerin başında Türkmenlerin geldiğini, kendi partisi KYBden üç Türkmenin parlamentoya girdiğini söylüyor, "Türkmen Cephesinden daha fazla Türkmen oyu aldık" diyor.Talabaninin şu sözleri çok önemli:- Kerkükün doğal nüfus yapısını Saddam bozdu, Kürtleri de Türkmenleri de sürdü. Kerkükte eski demografik dengeler oturtulmalı, ondan sonra kendileri karar vermeli. Kerkük bütün Kerküklülerindir, bir Irak kenti olarak Brüksel gibi özel bir statüye sahip olmalı...Hatta Talabani, Sünnilerin yeni sürece dahil olmaları konusunda çok gerçekçi, çok kararlı konuşuyor, "O zaman daha dengeli olur" diyor.Talabani "sözlerine uygun hareket ederse" Ankara ile iyi ilişkileri olur, hatta uzun süreli cumhurbaşkanı bile olabilir.Böyle bir tavrı Ankara gibi Amerika da destekler. Çünkü yeni Irakı inşa etmenin başka yolu yok.* * *BARZANİ ise, aksine, "Kerkük Kürdistanındır" diye dayatarak Şiilerin tepkisini çekiyor, Irakın yeni sürecini zora sokuyor. Böyle devam ederse Barzani herkesle, bu arada Talabani ile, Şiilerle, Sünnilerle, Türkiye ile, ABD ile ve uluslararası camia ile karşı karşıya gelir!Bu ihtimal Ankarada görülüyor.Talabani ile Barzani arasında ihtilaf çıkarsa şaşırmamak lazım.Peki, Talabani sözlerinde durur mu? Bu konudaki sicilini herkes iyi biliyor tabii. Türk heyeti de görüşmede Talabaniye onun Türkiyeye yönelik "Diyarbakır"lı, "Hatay"lı talihsiz konuşmalarını hatırlatmış! Talabani çok tedirgin olmuş, telafi etmeye çalışmış:- Yanlış anlaşılmış. Ben o anlamda demedim. Basın her zaman tam ve doğru yansıtmıyor... Hiç olur mu öyle şey?Sübjektif duyguları ne olursa olsun, "Talabani, Irakın iç dengelerini ve dünya dengelerini daha iyi görüyor", önemli olan da Irakın birliğini zorunlu kılan bu dengeler zaten. t.akyol@milliyet.com.tr KUZEY Iraka giden Türk heyeti, Dışişleri Bakanı Güle raporunu sundu. Büyükelçi Osman Korutürk başkanlığındaki Türk heyetinde Genelkurmay temsilcisi de var...