Türkiye başardı, ya biz?

Londrada çıkan Arapça "Şarkul Evsat" gazetesinde Haşim Salihin "Türkiye başardı, ya biz?" başlıklı makalesi... Yazar, modernleşme için gerekli reform ve değişimi Türkiyenin başardığını, AB yolunda mesafeler aldığını, Arapların ise hâlâ geri kalmışlık "kâbuslarından" kurtulamadığını anlatıyor. "Türkiyenin tecrübesinden yararlanalım" diyor.Peki Türkiye neyi başardı? Bu çok uzun bahis, şu haberde simgeleniyor:Yıllık geliri 20 milyar dolar olan Merrill Lynch adlı dünyanın en büyük yatırım bankası tarafından Türkiye hakkında düzenlenen konferansa 150 kadar dev yatırım fonu başvurdu, sayının 200e çıkması bekleniyor! Öte yandan Türk tahvilleri dünya borsalarında rekor kırıyor. Belli ki Türkiyede yatırımlar hızla artacak.Bütün bunlar ne demek?* * *ARAPLAR Abbasilerden sonra güçlü devletler kuramadılar, bu yüzden aşiret gelenekleri yeterince kırılamadı. Hukuku uygulayacak, reformları yapacak devlet kurumları oluşmadı.Türkiye ise Selçuklu ve Osmanlı sayesinde bu imkâna sahip oldu. Osmanlı, aşiretleri dağıttı, göçebeliği çok büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Güçlü devlet kurumları kurdu. 19. yüzyılda bu kurumları modernleştirmeye başladı. Cumhuriyet, Osmanlıdan devraldığı ordu, yargı, sivil bürokrasi ve maarif gibi kurumları kullanarak inkılapları yaptı.Modernleşen bu hukuki ve kurumsal çerçevede, ekonomiyi ve sosyal görgüyü geliştirecek "girişimci orta sınıf" 19. yüzyıl sonlarından itibaren gelişmeye başladı, Cumhuriyet bunu destekledi, 1950lerde hızlandı, 1980lerde "dışa açık, rekabetçi orta sınıf" dönemine girdik. Bugün 60 milyar dolardan fazla sanayi ihracatı yapıyoruz.Gelişen girişimci orta sınıfıyla ve başardığı reformlarla Türkiye yabancı sermaye için de yatırım alanı haline geliyor. Araplarda ise petrol zenginliği "girişimci orta sınıf" yaratmıyor, Fareed Zakarianın gösterdiği gibi "petrol feodalizmi" yaratıyor.* * *SİYASETE de yansıyor bu tabii... Türkiyede artık "devletçi modernleşme" dönemi işlevini tamamlıyor, sivil "orta sınıf öncülüğünde modernleşme" gelişiyor: Piyasa ekonomisiyle beraber, demokrasi, devletin küçültülmesi, bireyleşme, rekabet, verimlilik gibi dinamikler gelişiyor. "Reformlar" için büyük bir itici güçtür bu.Araplarda böyle toplumsal dinamikler olmadığı için "reform" sözleri hayata geçemiyor.Arap dünyasının sorunu henüz "reform ve yenileşme"yi üstlenecek kurumsal yapının ve girişimci orta sınıfın yeterince gelişmemiş olması değil mi? Onun için Arap yazarı Haşim Salih "Türkiye başardı, ya biz?" diye soruyor, AKPnin reformizmine dikkat çekiyor.1950den beri halka dayanan merkez sağ, bu toplumsal dinamizmi hem ateşliyor hem ayak uyduruyor. CHP ise geleneksel olarak "devlet" değerlerine dayandığı için, halkla bütünleşme konusunda da değişim konusunda da zorlanıyor, ama er geç CHP de yenilenmek zorunda kalacaktır.Türkiye doğru yoldadır: Toplumsal dinamiklerle modernleşme... t.akyol@milliyet.com.tr TÜRKİYE nereye gidiyor? İniş çıkışlar olsa da, genel gidiş istikameti nereye? Bu soruya cevap vermemizi sağlayacak iki haberden bahsetmek istiyorum.