Üniversite ve öğrenci

Rakamlara bakıyorum: "Sayısal"da en yüksek puanları alan ilk 1000 öğrencinin 345i ODTÜnün çeşitli fakültelerini tercih etmiş. Diğer tercihler şöyle: Boğaziçi 200, Bilkent 163, Hacettepe 151, Sabancı 42, Koç 32, İstanbul Teknik 32, İstanbul 10, Fatih 9, Yeditepe 2, Gülhane Askeri Tıp Akademisi 2 Bahçeşehir 1, Marmara 1, Karadeniz Teknik 1...En başarılı 2000 öğrencinin tercihlerine baktığımızda 551 tercihle ODTÜ yine birinci... Boğaziçi 329, Hacettepe 326, İstanbul Teknik 256, Bilkent 197, İstanbul 91, Sabancı 59, Koç 55, Ankara 41, Ege 19..."Sözel"e baktığımızda sıralamada bazı değişiklikler oluyor ama aşağı yukarı yine aynı üniversiteler... "Sözel"de 497 tercihle ODTÜ yine ilk sırada, onu 443 ile Boğaziçi, 152 ile İstanbul Teknik izliyor...***BU rakamlar üniversitelerin kalitesi hakkında elbette bir fikir verir.Gerçi en yüksek puanlı öğrencilere burs verilmesi gibi bazı faktörlerin rolü var. Üniversitenin büyüklüğü, öğretim üyesi sayısı gibi etkenler de rol oynar ama yine de bu rakamlar ciddi göstergelerdir."Sayısal"da en başarılı 2000 öğrenciye baktığımızda... 2100 öğretim üyesi olan İstanbul Üniversitesi ancak 91 en başarılı öğrencinin tercihini alıyor... 250 öğretim üyesi olan Bilkent ise 197 öğrenci tarafından tercih ediliyor!Bilkenti tebrik etmez misiniz?Alemdaroğlunun İÜsü, öğretim üyesi sayısına göre bilimsel yayın sıralamasında da iyi bir durumda değil.Ama Bilkentin başarısına bakarak, "vakıf üniversiteleri daha başarılı" diye bir sonuç çıkarmak çok yanlış olur.Bir defa, ODTÜ, Boğaziçi, Hacettepe, İTÜ gibi son derece başarılı devlet üniversiteleri var."Vakıf üniversitesi" olmak da otomatik başarı getirmiyor.***VAKIF üniversitelerine ayrı bir kategori olarak baktığımızda Bilkent tartışmasız ve açık arayla başta.Vakıf üniversitelerinin "sayısal"daki tercih rakamları şöyle:Bilkent 197, Sabancı 59, Koç 55, Fatih 11, Yeditepe 7, Bahçeşehir 2, İzmir Ekonomi 2...Bu tabloya bakarak şöyle düşünüyorum: Üniversiteler arasında mutlaka belirli alanlarda rekabet olmalı. Bunun için de üniversitelerin "tek tip" olmaması lazım. Bir genel çerçeve içinde kendilerine uygun yönetim modelini geliştirebilmeliler. Yeni yasa böyle hazırlanmalı, "yüksek öğretim komiserliği" anlayışına son verilmelidir. Üniversiteler belirli alanlarda uzlaşmalı... Her üniversitenin her alanda aynı performansı göstermesi beklenmemeli. Rekabet uzmanlaşan üniversiteler arasında olmalıdır. Başarılı öğretim üyesi devlet üniversitelerinde de belli objektif kurallara göre maddi olarak ciddi bir şekilde ödüllendirilmelidir. Akademik standartlar ideolojilerin, bu arada resmi ideolojinin üstünde tutulmalıdır. Üniversitelerin kalitesinin temelinde yatırım (para) ve bilimsel zihniyet vardır; motivasyonu da unutmamak gerekir. Üniversitelerin bazıları yüksek kalitede, bazıları biraz daha düşük kalitede olur, bu da kaçınılmazdır. t.akyol@milliyet.com.tr ÜNİVERSİTE sınavlarında en yüksek puanları alan öğrencilerin hangi üniversiteleri tercih ettiği, bir itibar...