Van olayı

Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından bu konuda gösterilen tepki haklıdır.TBB Başkanı Av. Özdemir Özok'a tabii Rektör Yücel Aşkın'ın tutuklanması da soruldu. Av. Özok, savcı tarafından soruşturmanın "özensiz ve hukuka aykırı" yürütüldüğünü belirtti ama mahkeme tarafından verilen tutuklama kararı hakkında şöyle konuştu:"Bir tutuklama kararı vardır. İtiraz edilmiştir, prosedür işlemiştir. Biz asla onun lehinde, aleyhinde bir şey söylemiyoruz! Ama bizim o dosyadaki eksiklikleri bir gün nasıl söyleyeceğimizi tüm Türkiye görecektir. Bugün onun zamanı değil."Peki ne zaman? Bunun cevabı hukukta vardır: İddianame düzenlenip dava açıldığında soruşturmadaki "eksiklikler" hakkında, dava sonuçlanınca da hüküm hakkında en sert eleştiriler yapılabilir.Ama "Bugün onun zamanı değil!"Çünkü hazırlık soruşturması gizlidir. Davayı etkileyici açıklamalarda bulunmak kanuna aykırıdır, hatta TCK 288. maddeye göre suçtur.* * *YÖK ve özellikle Rektörler Kurulu maalesef bu hukuki inceliği anlayamadı, ya da önemsemedi.Av. Özok, CHP'lidir. Cumhurbaşkanı Sezer tarafından Anayasa Mahkemesi üyeliğine atandığında, "Ben partiliyim, mahkemenin tarafsızlığı ile bağdaşmaz" diyerek atamayı reddetmek gibi hukuka saygının onurlu bir örneğini vermiştir.Avukatlık serbest meslektir, partili olabilirler, davalarda zaten taraftırlar! Siyasi ve ideolojik konularda taraf da tutabilirler. Bu serbestliklere rağmen, hukuka saygının gereği olarak, adli bir işlem olan "tutuklama" konusunda "bu aşamada" konuşmayı reddediyor, "Lehinde, aleyhinde değiliz" diyor.Bir de "kamu hizmetlisi" olan YÖK'e ve Rektörler Komitesi'nin tavrına bakın!Bu tablo Türkiye'de YÖK'te ve bazı üniversite yönetimlerinde nasıl bir ideolojik kadrolaşma olduğunun yeni bir göstergesidir."Koruma kollama" çağrısı yapan, darbeye, müdahaleye alkış tutan üniversitelerimiz olmadı mı?! Fikir ve vicdan hürriyeti, akademik özgürlük lehine tavır koyan kaç üniversitemiz oldu?!YÖK'ün aşırı merkeziyetçi ve aşırı hiyerarşik yapısının adeta bir "oligarşi" yaratması ise ayrı bir sorun...* * *REKTÖR Prof. Aşkın hakkındaki iddianame muhtemelen gelecek hafta tamamlanıyormuş.Dağ fare doğurursa... Bir rektörün kamuoyuna çete diye sunulup tutukevine gönderilmesine hak verdirecek ciddi deliller ortaya konulamazsa!.. Yargının hali ne olacak?!Eskiden beri "tarafsızlığı" konusunda ciddi tartışmalar olan yargı büyük bir güven darbesi daha yemeyecek mi?!Aksini düşünelim... İddianame ciddi delillere dayalı çıkarsa, suçlamalara hak verdirecek deliller dosyada ortaya konulursa!.. YÖK'ün ve Rektörler Komitesi'nin hali ne olacak?!Eskiden beri oligarşik ve otoriter yapısı ciddi bir biçimde eleştirilen YÖK ve üniversite kurumu büyük bir itibar darbesi yemeyecek mi?Görüyor musunuz geldiğimiz yeri?!İki vahim hasardan biri! Kırk katır mı, kırk satır mı?!Adalet mi, üniversite mi darbe alsın, itibar kaybına uğrasın?!Evet, vahim bir ikilem!Herkes sağduyulu, itidalli olmalı. Tansiyonu düşürelim de hasar yıkıma dönüşmesin bari. t.akyol@milliyet.com.tr VAN Cumhuriyet Başsavcısı'nın "Buradaki avukatların yarısı PKK'lı" diye konuşması çok yanlış; "kızgınlık anında" bile böyle konuşamaz. PKK'lı olmak kanunen suçtur ve bir savcı elinde delil varsa dava açar, delil yoksa böyle genel bir ithamda bulunamaz.