Yeni Irak projesi

Yeni Irak projesi


ANKARA’DA Amerikalılarla tabii askeri konular konuşuluyor, mali konular konuşuluyor...
Bir de Irak’ın yeniden yapılandırılması konuşuluyor: Onun için Kürt liderler Ankara’ya çağırılıyor, Türkmen liderler çağırılıyor... "Kuzey Iraköla ilgili bu iki unsurun dışında, Güneydeki Şiilerin liderleri de Ankara’ya çağrıldı.
Önce Türk ve Amerikalı diplomatlar ve subaylar üç temel prensipte anlaştılar:
1) Irak’ın toprak bütünlüğü korunacak. Buna açıkça itiraz eden yok; en ayrılıkçı eğilimleri olan Kürler de itiraz etmiyor.
2) Yeni yönetim etnik değil, coğrafi bölgelere dayanacak. Türkiye ‘federasyon’ kavramını kullanmıyor; coğrafi olmak kaydıyla fazla itiraz da etmiyor. Talabani de açıkça ‘coğrafi federasyon’ diyor. Barzani huzursuz ama itiraz etmiyor, edemiyor.
3) Bütün grupların temsili: Bağdat’taki siyasi organlarda bütün etnik ve dini unsurlar temsil edilecek. Yerel coğrafi birimlerde de otomatikman öyle olacak zaten.
Model bu...
***
SADDAM sonrasında, evvela hemen bir "geçici yönetim" kurulacak. Yönetimin iki ayağı olacak:
1) Askeri koalisyon yönetimi: Birinci planda Amerika, onun yanında ‘fiilen savaşa girmiş veya fiilen destek vermiş’ ülkelerin askeri temsilcilerinden oluşacak askeri bir yönetim. Temel yasa ve yürütme yetkilerini ele alacak. Otoriter bir yönetim olacak.
2) Iraklı Danışma Kurulu: Bütün etnik ve dini grupları içeren, tamamen danışma niteliğinde bir kurul, ya da meclis... Yönetim ve yasama yetkisi olmayacak. Görüş bildirecek sadece...
Bu kurula tabii mevcut ‘ırak muhalefeti’nin temsilcileriyle birlikte, ılımlı Baasçıların, Saddam’ı terk ederek savaşı kolaylaştıracak üst düzey Iraklıların katılacağını düşünmek mantıklıdır.
"Geçici Askeri Koalisyon Yönetimi" yukarıda esaslarını verdiğim modeli, bu "Danışma Kurulu" ile görüşerek oluşturacak.
Bu arada "savaş suçluları"nın yakalanması, Saddam’a sadık unsurların özellikle ordu ve polisten ayıklanması yoluna gidilecek.
***
KAĞIT üzerinde mantıklı... Ama uygulamada birçok zorluk ve risk var.
Benim kafamdaki bir soru:
"Kendi etnik meclislerini, bankalarını, ordularını kurmuş olan Barzani ve Talabani, bunları dağıtır mı? Dağıtma karşılığında, ‘coğrafi yönetim’de ve ‘merkezi yönetim’ katında ne tür tavizler ister?! Bunları öteki gruplar kabul eder mi?!"
Saddam’ın en çok ezdiği Şiiler, "yumuşak geçiş" için öfkelerine hakim olabilir mi? Nüfusça çoğunluk olan Şiiler, ülkeyi yöneten Sünni elitle nasıl bir siyasi uzlaşmaya varır?!
Müzakerelerin alevlenip çatışmalara, hatta giderek sivil savaşa yol açması gibi riskler vardır!
Onun için "geçici askeri koalisyon yönetimi"nin ‘otoriter’ olması, ülkenin kademeli şekilde demokrasiye hazırlanması öngörülüyor.
Çok zor, adeta bıçak sırtı bir süreç... Sonu ya istikrarlı, huzurlu, zengin bir Irak veya Yugoslav türü bir felaket...
Türkiye seyirci kalamaz ve şimdiden Ankara’nın Irak’ın yeniden yapılandırılmasına bu kadar "müdahil" olması isabetlidir elbette...