Yolsuzluk, usulsüzlük

Galataport ihalesi konusunda ilk "İçime sinmiyor" açıklaması Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'den gelmişti. Danıştay 6. Dairesi de yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Dün Abdüllatif Şener'le konuştum. Yüksek Planlama Kurulu'nda Galataport'u aylarca onaylamadan tutan Şener, bu konuşmamızda kararını açıkladı:- Galataport ihalesini Özelleştirme İdaresi'ne iade edeceğim.Ne demek bu?- Yani onaylamıyoruz. YPK'nın sekreteryası iade yazısını hazırlıyor. Birkaç gün içinde Özelleştirme İdaresi'ne ulaşır!Yani Galataport ihalesi iptal edilmiş oluyor! Şener bunun gerekçelerinin iade yazısında belirtileceğini söyledi. GALATAPORT ihalesi adeta dönüm noktası oldu. Yapılan özelleştirmelerde en çok tartışılan, bu ihale idi. Sadece "Fiyatını buldu, bulmadı" tartışması değil. Yolsuzluk, en azından usulsüzlük suçlamaları yapıldı. Başka konularla tartışmalar tırmandı. Şimdi "mal beyanı" tartışmaları yapılıyor. Abdüllatif Şener kabinede şahsi kanaatlerini açıkça ifade eden bakanlardan biridir. Arkadaşımız Fikret Bila'ya yaptığı açıklamada Galataport ihalesini açıkça eleştirmişti.Buna Başbakan'ın bir tepkisi olmuş muydu? Şimdi YPK kararıyla iptal edilmesini Başbakan'ın bilgisi dahilinde mi yapıyordu?Şener'in cevabı:- Eleştirilerim yayımlandıktan sonra Başbakan'la defalarca bir araya geldik, birçok konuda uzun uzun konuştuk. Galataport'a yönelik eleştirilerim konusunda hiçbir rahatsızlık göstermedi. Sayın Başbakan doğru işe tepki göstermez, bunu çok iyi biliyorum. Galataport ihalesini iptal etmekle doğru yaptığımızı da biliyorum.Bu iyi bir örnek... Teknik ve hukuki detaylarını bilmiyorum ama Galataport ihalesi çok tartışıldı, kamuoyunda kabul görmedi; şimdi hükümet iç mekanizmalarıyla yanlışı düzeltiyor.Abdüllatif Şener'in şu sözü adeta 'siyasetin tabiat kanunu'dur:- Siyaset sadece hukuk değildir. Kamuoyu algılaması bozulunca, hukuken gerekmese bile, siyaset gereğini yapmalı.İşte Danıştay kararı beklenmeden gereği yapılıyor. Hukuk ve siyaset Kamuoyu da elbette yanılır ve yanıltılır. Menderes ve arkadaşlarının adı "hırsız"a çıkarılmamış mıydı? Hatta Kars ve Ardahan'ı Ruslara "satıyorlar"dı! Darbenin gerekçelerinden biri buydu! Yolsuzluk suçlamaları yalandı ama "şüyuu vukuundan beter"di. Öyle şartlanma olmuştu ki, darbe'nin 'saf' lideri Org. Cemal Gürsel şöyle konuşacaktı:- Öyle ustaca çalmışlar ki, nereye sakladıklarını bulamadık!Bugün muhalifleri bile Menderes ve arkadaşlarının dürüstlük abidesi olduğunu kabul ediyor.AKP iktidarına yöneltilen yolsuzluk suçlamaları giderek artıyor. Doğrular vardır, yanlışlar vardır. Yolsuzluğa boğulmuş bir siyaset görüntüsü ve kafayı yolsuzluklara takmış 'püriten' bir kamuoyu manzarası sağlıklı değildir.Bunu önlemenin yolu iddialar ortaya çıktığında net açıklamalar yapmaktır, kusur varsa düzeltmek, suç şüphesi varsa mahkemeye göndermektir!Bunlar yapılmazsa, "mal beyanı" tartışmaları, haklı veya haksız, yolsuzluk şüphelerini gidermez. Mal beyanının gizliliği yetkili kamu otoritelerini bağlayan bir hükümdür. Önde gelen siyasetçilerin malvarlıklarındaki değişimleri kamuoyuna açıklamasında hiçbir yasal engel yoktur, şüpheleri gidermek bakımından da yararlıdır üstelik. t.akyol@milliyet.com.tr Şüyuu vukuundan beter