Emine Erdoğan’ın ‘TOKALAŞ!’ ikazı tarihe geçebilir!

Tarih 3 Aralık 2018... Venezüela’nın ilk kez bir Türk Cumhurbaşkanı’nı ağırladığı töreni canlı yayında izliyorum... Emine Erdoğan’ın ‘TOKALAŞ’ ikazı tarihe geçebilir
Yere düşen Türk bayrağını kaldırıp çocuklara teslim eden...
“Üsküdar’a gider iken” parçasını çaldıran Maduro...
Türk heyetine jest üstüne jest yapıyor...
Sıra Maduro, eşi Cilia Flores, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Emine Erdoğan’ın protokol heyeti ile el sıkışmasına geliyor...
Milyonların izlediği bir canlı yayında özel haberin yaklaştığından habersiz ekrana kilitliyim!
Tam o sırada belki de tarihe geçecek
3 saniyelik bir gelişme yaşandı.
Protokole dahil bir Türk görevli, Maduro’nun elini sıktıktan sonra eşi Flores’i, nedeni kendinde saklı bir gerekçe ile pas geçerek geriye döndüğü anda...
Emine Erdoğan’ın göz ikazıyla karşılaştı.
Emine Hanım, anaç bir tebessümle Türk görevliye, Maduro’nun eşi Flores’i eliyle de göstererek “Hanımefendi ile de tokalaş!” işareti yapınca...
Hızla geriye dönen Türk görevli, mahçup bir beden diliyle Venezüela First Lady’si ile tokalaşarak protokolden ayrıldı.
Bu sahneleri 5 Aralık dünya kadın hakları gününde kadınlara ve Maduro ailesine yapılan bir jest ile sınırlandırmak yerine...
Bazı çevrelerin kadınlara biçtiği sosyolojik pozisyona karşı Emine Hanım’ın bir yanıtı olarak görüyorum...

ANKA(RA) KUŞU

Tarih oldu, bitti, yandı derken…
Küllerinden yeniden doğan Anka kuşu gibi Melih Gökçek…
Eski şaşalı günleri gibi olmasa da...
Yine başkentin karar vericilerinden birisi oldu.
İlçe belediye başkanlığı isteyen…
Meclis üyeliğine heveslenen...
Hatta ‘Zinhar falanca aday olmasın!” diyenlere kadar...
Bilumum siyaset erbabı Gökçek’in kapısında nöbet tutuyor!
İster Anka...
İsterse Ankara kuşu diyelim...
Gökçek ne doğada...
Ne de siyasette kaybolmuyor!

FİKRİ TAKİP

KELEBEK ETKİSİ...

Geçtiğimiz çarşamba İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu ağırlayan Buket Aydın’ın 40 isimli programını izlemediyseniz…Emine Erdoğan’ın ‘TOKALAŞ’ ikazı tarihe geçebilir
Arşivden izlemenizi öneririm...
Hayatı sadece kendi ideolojisi ile sınırlayan.
Yeminli düşmanlarını bir kenara koyarsak...
Antipati duyanlardan bile…
Program sonrasında “Yahu ne sahici... Ne kadar nüktedanmış!” sözlerini işitmekten yoruldum!
Soylu, özel sohbetlerinde yaptığı gibi programda da Erdoğan’ın güvenlik konseptine verdiği rota ve desteğin altını defalarca çizdi...
Hakkı teslim etmemek, haksızlıktır!
Hiç kimse kıskanmasın!
Kıskanacaksa da keyfi bilir!
Sadece bir tv programı üzerinden değil.
Olay yeri raporu olarak kayıtlara geçsin ki...
Bugüne kadar hiçbir içişleri bakanının gösteremediği cesaret ve dirayeti o gösterdi…
Terörle mücadele eden unsurlara kelebek etkisi onunla geldi...
Bölücü terör... Uyuşturucu baronları... Bunların arkasındakiler...
Bakanlığı döneminde ezilmedi mi?
Bırakın Güneydoğu’yu... Karadeniz’i…
İstanbul’da bile devletin giremediği terör inleri onun zamanında tarumar edilmedi mi?
Süleyman Bey’i asıl değerli kılan.
Sanki bu tarihi değişimlerde aslan payı kendisinin değilmiş gibi...
Başarıyı her zaman kendisi dışında herkese dağıtması olmadı mı?
Soylu’yu büyüten benzersiz tarzı kadar.
Gücünün farkındalığıyla barışık.
Sahici mütevaziliği değil mi?
Yazdıklarıma dudak bükenler varsa…
Sokağa çıkıp, profesyonel siyaset yapmayan herhangi bir vatandaşa sorabilir!

VELHASIL: İnsanlar sabırsız oldukları için cennetten kovuldular, tembel oldukları için geri dönemiyorlar. KAFKA

DÜZELTME

Milliyet Gazetesi’nin 02 Aralık 2018 Pazar tarihli köşe yazınızdaki, “Bahçeli Hisarcıklıoğlu’nu neden reddetti?” başlıklı bölümle ilgili bir düzeltme ve bilgilendirme yapmak isterim.

Öncelikle kısa ve net olarak belirtmek isterim ki; yazınızda bahsedilen Sayın Salih Bezci, Sayın Devlet Bahçeli ve Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu arasında geçen diyaloglar ve olayların hiçbiri doğru değildir. Ne böyle bir olay yaşanmış, ne böyle diyaloglar gerçekleşmiştir.

Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına bu açıklamanın yayınlanmasını rica ederim.

Saygılarımla,

İ. Azmi ÖZGÜR
TOBB Basın Müşaviri

DİĞER YENİ YAZILAR