Anayasa'da iki madde var (2)

Anayasa'da iki madde var (2)


Dün bir okuyucumun sorusu üzerine Anayasa'daki iki maddeden söz etmeye başlamıştım. Dünkü açıkladığım Anayasa'nın milletvekili dokunulmazlığını düzenleyen 83. maddesi idi. Bugünkü ise Anayasa'nın 100. maddesidir.
Anayasa'nın 100. maddesi ise Meclis soruşturması başlığını taşıyan maddedir. Hani yolsuzluk yaptığı iddia edilen kişilerin bu soruşturma görüşmesi ve oylaması sonucu "aklandıkları"nı iddia ettikleri madde.
Bu maddenin içeriği başbakan veya bakanların (bu defa milletvekilleri değil) yapılacak soruşturmanın sonucuna göre Yüce Divan sıfatı ile Anayasa Mahkemesi'nde yargılanıp yargılanmayacağı hususunun karara bağlanmasıdır.
Önce bu kişi hakkında soruşturma açılıp açılmayacağı karara bağlanır, sonra soruşturma açılmasına karar verilirse soruşturma komisyonu oluşturulur, bu komisyonun oluşturacağı rapor Millet Meclisi'ne sunulur, Meclis o kişi hakkında Yüce Divan'a sevk kararı verir veya vermez.
Düşünebiliyor musunuz bir yolsuzluk iddiası karşısında geçecek süreyi. Tabii bu süre içinde köprünün altından çok sular geçtiği için herkes rahat, nasıl olsa muhalefet hakkında bir soruşturma konusu ele geçer, ondan sonra da al gülüm ver gülüm.
Ancak kesinlikle ifade edeyim ki bu bir aklanma değildir. Aklanma denildiği zaman bir kimsenin yargılanıp beraat etmesidir. Aklanma budur. Yoksa Meclis soruşturması nedeni ile yapılan görüşmede herhangi bir safhada Yüce Divan'a sevk kararı çıkmamış olması bu kişinin suçsuz olduğu, beraat ettiği yani aklandığı anlamına gelmez. Sadece prosedür gereği Yüce Divan'a sevki önlenmiştir. Bunun eşiti "bu kişi suçsuzdur, suç işlememiştir, suç işlemediği açıktır" gibi anlamlar çıkmaz. Bu kişi veya kişiler de "aklandık" diye övünemezler. Hatta bazen kapalı kapılar ardındaki pazarlıklar topluma yansır ve toplum nazarında mahkum olurlar. Yargılanmak medeni bir davranıştır, yargılanmaktan korkmak ise akla her zaman şüpheyi getirir. İşte bu mahzurları nedeni ile Anayasa'nın 100. maddesinin de değişmesi, yargılama yolunun önündeki engellerin kaldırılması gerekmektedir. Gizlilik her zaman bir suçun örtüldüğü intibaını uyandırır, açık olmayı öğrendiğimizde bazı şeylerin değiştiğini göreceğiz.