Kader kurbanı

Kader kurbanı

       "Biz affı terör suçluları, katiller, ırz düşmanları, çeteciler, devleti soyanlara değil kader kurbanları için düşünüyoruz."
       Bu cümleden bir sonuç çıkmıyor, çıkması için kader kurbanının tarifinin yapılması lazım. Haklarında af düşünülen kader kurbanı kim? Bugüne kadar ilk önce yapılması gereken bu tarif hala yapılmadı. Ben 27 senelik hukukçuyum, kader kurbanının kim olduğunu bilmiyorum. Ama "böyle bir kavram var sen uyuyorsun düşün taşın bakalım" dense söyleyeceklerim şunlar, cinayete kurban gidenler, onların yakınları, tecavüze uğrayanlar, onların yakınları, malı, mülkü çalınıp gaspedilenlerle onların yakınları "kader kurbanı" bunlardır. Çünkü toplumda körüklenen vahşet ve şiddete maruz kalmış ya canını ya da parasını kaybetmiş ve devlet kendisini koruyamamış. Öyleyse bu masum vatandaş kader kurbanı. Onun dışında bu tarife giren yok. Ancak yukarıda bir cümlesini aldığım açıklamanın devamında bir "bisiklet çalan" affa layıktır. Gibi bir ifade var. Bir bisiklet çalmak hafife alınmamalı. Bilinsin ki toplumda en çabuk ve süratle yayılan suç türü hırsızlıktır. Hırsızlık yapan da "bir bisiklet çaldım valla başka bir şey çalmam" demez. Yolda arabanızla giderken otonuzun camını kırar, yanınızdaki eşyayı çalar. Toplumda terör estirir, başkasının malına göz dikmiş kişidir, yakalanacağını anlayınca yaralama ve öldürme fiilini işleyebilir. Neticeten af sözü altyapısı olmadan söylenmiş hatalı bir sözdür.