Uzun ince bir yol

Uzun ince bir yol



Meslek yaşantıma başladığım yıllarda boşanma davalarının çok uzadığından şikayet edilirdi. Gerçekten de 13 - 14 sene davalı olup boşanamayan çiftler vardı. İlişki o hale gelirdi ki çiftler senelerce birbirini görmemiş, sokakta karşılaşsalar birbirlerini tanımayacaklar, ama evlilikleri devam ediyor. Bunun doğal sonucu olarak eşler birileri ile nikahsız yaşamaya başlar, insanlar kanun dışı işler yapmaya itilirdi. 1988 yılında nihayet işin önemi anlaşıldı ve Medeni Kanun'daki değişiklik ile eşlerin ikisinin de talebi halinde başka bir hususu araştırmaya gerek kalmadan boşanma kararı verilebileceği ve boşanma talebinin reddi halinde üç yıl içinde eşlerin evlenme amacına yönelik olarak bir araya gelmemesi halinde boşanmaya karar verileceği hükmü getirildi.
2003 yılına gelindiğinde işler yine karıştı. Çünkü 1988 yılında aile mahkemeleri kuruldu. Kurulabilir, bir ihtisas mahkemesinin ne zarara var ki? Ama aile mahkemelerinin kurulması sadece hakim ve katip tayini ile olmuyor. Yasaya göre bu mahkemelerde kadrolu psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı da bulunacak. İyi de şimdi hiçbir mahkemede bunlar yok. Ama şimdilik hakimler doğal olarak bunlara danışmadan karar veriyor. Yani yasaya uyulmuyor.
Yasa diyor ki: Davanın esasına girilmeden önce veya davanın görülmesi sırasında mahkemece istenen konular hakkında taraflar arasındaki uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapmak ve sonucu bildirmek vs. görevleri yapmak üzere psikolog, pedagog ve sosyal araştırmacı görevlendirilir. Hakim de bu uzmanlardan yararlanarak olayın sulh yolu ile çözümünü teşvik eder, sulh sağlanmadığı takdirde yargılamaya devam eder.
Peki sorarım bu nasıl bir süreçtir. Psikoloğun veya sosyal çalışmacının çalışması ne kadar sürer? Hakimin sulh teşebbüsü ne kadar sürer? İki tarafın da boşanmayı istemesi halinde yapılacak bu araştırma ve teşebbüslerle davanın aylarca belki de yıllarca uzaması eskiye dönüş değil midir?