Bunun bir çok sebebi var. Öncelikle kabul etmeliyiz ki CD, haftalık mutfak alışverişi yaparken aniden satın almaya karar vereceğiniz kadar ‘ucuz’ bir ürün değil. İşte diğer nedenler:


-Bugüne kadarki deneyim gösteriyor ki marketler; müzik CD’sinden çok DVD ve VCD için uygun bir satış noktası.
-Marketlerde bir tek ‘sepet ürünü’ tabir edilen ucuz CD’ler çok satıyor. O satan ucuz CD’ler de elde kalmış albümlerden ziyade, sırf bu fiyat avantajı için toptan ithal edilen yabancı ürünler. Yani sepet ürünlerinin sektöre katkısı eser miktarda.
-Marketlerde sergileme sıkıntısı var. En fazla 10 albüm, tercihen en çok satanlar... Yani benzin istasyonlarından farklı değil durum.
-Marketler daha çok çeşit bulundurmayı değil, zaten çok satan albümleri sergileyerek kâr etmeyi hedefliyorlar. Yani müzik CD’si ile kaşar peyniri arasında fark yok marketler için.
-Müzik şirketlerinin bazı marketlere anlaşma gereği her hafta yeni sevkiyat yapma zorunluluğu var. Ama satmayan CD aynen iade ediliyor. Bu da ciddi bir iade maliyeti yaratıyor.
-Marketlerin CD satışındaki kar marjı yüksek. Yani marketlerde gerçekleşen CD satışı müzik şirketleri açısından bir ciro artışı sağlasa da kârlılık açısından o derece etkili değil.
-Marketlerde CD satışı sadece marketlerin işine yarıyor. Öte yandan marketler için; CD satmışlar satmamışlar çok da önemli değil.
-Bu işin kuralını marketler koyuyor ve markette CD satmanın sektöre bir katkı sağlaması zor görünüyor.



Sen müzikten haber ver...
-2011 Zülfü Livaneli’nin 40’ıncı sanat yılı ve Livaneli, 40 yılın şerefine 1971 sonrası piyasaya çıkmış 20 albümünü beşerli gruplar halinde dört kerede yayınlamaya hazırlanıyor. İlk parti kasımda...
- Duman’ın Coke’n Music Üniversite Turu’nun Eskişehir ayağına gittim cumartesi günü. Konuk sanatçı Bülent Ortaçgil’di. Ne yazık ki sağanak yağmur nedeniyle ve Ortaçgil’in yarım saati bile dolmadan konser iptal edildi. Duman sahne bile alamadı. Coke’n Music için ekim ayında açık hava konserleri yapmak büyük riskti ve korkulan oldu. Aslında yeterli teknik önlem alınmış olsa kısa bir ara vererek atlatılabilirdi durum. Çünkü yağmur bir süre sonra durdu. Coke’n Music’e; Kayseri, Malatya, Adana ve Isparta’da bol şans. Eskişehir’deki Duman hayranlarına geçmiş olsun...
- Ceylan Ertem; bir MySpace kahramanı. Önce Octaphone Projesi için Berlin’e davet edildi. Ardından Fransız United Fools grubuyla iki konser verdi. En son Hollanda’ya Xenapolis Projesi için gitti ve bir ayda verdiği 10 konserle eleştirmenlerin dikkatini çekti. İşin güzel kısmı tüm bunları MySpace’e koyduğu Neşet Ertaş’ın ‘Gönül Dağı’ türküsünün yorumuyla başardı. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan ‘Soluk’ albümünde kendi şarkıları ve ‘Gönül Dağı’ dışında ‘Fikrimin İnce Gülü’ ve ‘Kızılcıklar Oldu Mu’ yorumları da var. (www.myspace.com/ceylanertem)
- Ümit Sayın, herkeste bir anısı olan efsane ve damar şarkılarını bir albümde toplamaya hazırlanıyor. Albümün adı ‘Manidar’ olacakmış. Bize bir şey ima etmeye çalışıyor zannediyorum.





- Ayşegül Aldinç 10 yıl aradan sonra döndü. Yeni single’da iki Sezen Aksu şarkısı var. Düzenlemeler Ozan Çolakoğlu ve Mustafa Ceceli’ye, müzikal prodüktörlük Emel Müftüoğlu’na ait. Nihat Odabaşı’nın çektiği fotoğraflar ve klip şaşkınlık yaratıyor çünkü Ayşegül fıstık gibi. Nedeni de sandığınız gibi photoshop ya da estetik değil. Hatta, spor ya da kozmetik de değil. Huzurlu, Ayşegül Aldinç.  O huzur dışarı yansıyor sadece. 


Maga-Zihin
- 1992’den bu yana Kireçburnu, Kuruçeşme ve Yeniköy’deki dükkanlarında yarattığı samimi ortamla geniş müdavim kitlesi edinen Grand Cello; Beyoğlu ortamlarına esaslı bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Ünlü simaların korkusuzca rakı-balığa geldiği restoran Grand Cello’nun, fasılları da iz bırakır cinsten. Grand Cello Beyoğlu; İstiklal Caddesi No: 114 adresinde Galatasaray’da, Yapı Kredi Kültür Merkezi’nin karşısında.
-Sahan Restoran’ın patronu Tahir Tekin Öztan yaklaşık iki milyon dolarlık yatırım yapıp 500 dükkanlık bir fast food zinciri kurmaya hazırlanıyor. Patlıcan söğürtmesi, tarhana çorbası ve hatta kadayıfıyla enteresan bir mönü düşünen Sahan’ın ilk dükkanı; Starcity AVM’de açılacak. Öztan’ın ayrıca Beyoğlu’nda canlı müzik yapmaya uygun bir mekan yaratmak için çeşitli dükkanlarla görüştüğü de kulağıma gelenler arasında.
-Gelmiş geçmiş en serin radyo programı ‘Kaybedenler Kulübü’ sinema filmi oluyor. Zamanında Kent FM’de yayınlanan; Mete Avunduk ve Kaan Çaydamlı’nın efsane muhabbetleriyle kendi cemaatini yaratan programın hikayesini filmleştirme fikri ise yönetmen Tolga Örnek’e ait. Filmin müzikleri, Pilli Bebek grubunun şarkılarının yanı sıra Kaan ve Mete’nin seçtiklerinden oluşacak. Filmde Mete’yi Yiğit Özşener; Kaan’ı ise Nejat İşler canlandıracak. Kadın oyuncumuz ise Ahu Türkpençe... Artık onun rolünü kim üstüne alınırsa...


Nostalji Olsun Artık...

1) Yolda bulduğu sahipsiz poşeti, çantayı kurcalayan adam
2) Diğer şeritte olan kazayı izlemek için yavaşlayıp trafik yaratan sürücü
3) Kırıcı/delici asfalt çalışmasını izleyen kalabalık
4) Mobil disko taksici
5) Elektro market açılışında birbirini ezen müşteri
6) Halk konserindeki tacizci apaçi
7) Sokak defilesi düzenleyen iç çamaşırcı
8) Haber olsun (?) diye gece araba kullanan ünlüleri polise ihbar eden paparazzi
9) Kapısını koruduğu mekandaki ünlüleri paparazzilere ispiyonlayan bodyguard
10) “Ben karşının taksisiyim abi”

EtiketlerYapı Kredi