Kayseri saldırısı

Türkiye, bir hafta arayla iki terör eylemini yaşadı.

Beşiktaş saldırısında kaybettiğimiz 44 canın acısı dinmeden bu kez Kayseri’de 14 vatan evladını bombalı araç eyleminde şehit verdik.

İstanbul ve Kayseri eylemlerini PKK’nın yaptığından hiç kuşku yok.

Zaten, PKK’nın çatısı altındaki TAK İstanbul’daki eylemi üstlendi.

Bu eylemlerin, en önemli amaçlarından birisi -daha önce de bu köşede yazmıştım- kırsalda sıkışan PKK’nın varlığını göstermeye devam etmek istemesi.

Örgüt, devam eden kış operasyonlarını, belediyelere kayyım atanmasını, HDP’lilerin tutuklanmasını gerekçe gösterip eylemlerini batıdaki şehir ve metropollere kaydırdı.

Karayılan’ın talimatları

Hendek ve barikat eylemlerinde isteği sonuçları alamayan PKK, sözde ‘kurtarılmış bölgeler’ oluşturma çabasına girdi.

Kitlesel başkaldırılar organize etme noktasında başarısız kalan PKK/KCK’nın sözde başkanlık konseyi üyesi ‘Cemal’ kod adlı Murat Karayılan, 22 Eylül’de örgüt kadrolarına telsizle talimatlar verdi.

Karayılan’ın ‘diğer önemli görev savaşın Türkiye tarafına yıkılmasıdır’ talimatı, örgüt kadrolarının batıdaki şehir ve metropollere yönelmesine neden oldu.

Karayılan, HDP’li milletvekillerinin tutuklanması sonrasında ise “Bütün dünyadaki Kürtler, Türk devleti sömürüsüne karşı sessiz kalmamalı temsilcilerine sahip çıkmalıdırlar, hareket olarak buna karşı elbet sessiz kalmayacağız” sözleriyle eylem mesajı verdi.

Terörist Karayılan’ın her iki talimatı halen devletin kayıtlarında mevcut.

Karayılan’ın bu talimat ve değerlendirmeleri sonrasında, örgütün kimi uyuyan hücreleri kimisi de özel olarak Suriye ve Kandil’de eğitildikten sonra Türkiye’ye gönderilen örgüt üyeleri, terör eylemlerini gerçekleştirmeye başladı.

Kayseri’de önceki sabah yaşanan eylemin bir hedefi, Türkiye’nin en seçkin komandolarını yetiştiren 1. Komanda Tugayı ise diğer bir hedefi de kanımca şimdiye kadar herhangi bir terör eylemi yaşanmayan, huzuru ve sakinliğiyle bilinen bir metropolde ‘devletin varlığının sarsılmasını sağlamak’ amacıdır.

Yanıt bekleyen sorular

Şanlıurfa’dan cuma sabaha karşı çalınan bir aracın, 04.44’te kenti TAG otoyolunu kullanarak terk etmesi, Kırıkkale’de araca ikiz plaka hazırlanması, güzergâh üzerinde sahte ikiz plakanın araca takılması ve bomba düzeneğinin yüklenerek Kayseri’ye sevk edilmesi ile eylem yapıldı.

28 saat içinde bu araçla, PKK’nın faaliyetlerinin görülmediği bir kentte bombalı eylemin gerçekleştirilmesi incelenmesi gereken önemli nokta.

Eylemin sivil halk otobüsüyle çarşı iznine çıkan askeri birlik personelini hedef alması ise keşif yapıldığını gösteriyor.

Eğer bomba yüklü araç doğrudan askeri birliğe yönelik fedai eylemi planlamadıysa (ki planlamadığı görülüyor) PKK hücresinin ya önceden Kayseri’ye gelip gittiği ya da kısa süreli konaklama yaptığı güçlü bir olasılık olarak ortaya çıkıyor.

Keşif yapanların, askerlerin çarşı izni için özel halk otobüsü kullandığını, güzergâhı tespit etmeleri için bir hafta sonu Kayseri’de bulunmaları gerekiyor. Bu da PKK hücresinin Kayseri’de çalıştığını ortaya koyuyor.

İstihbarat zafiyeti

Toplumda yarattığı etki bakımından büyük ancak nitelik ve nicelik açısından oldukça zayıf olan bombalı araç eylemleri, aynı zamanda örgütün artık ‘halk desteğini kazanmayı düşünmediğini’ de gösteriyor.

Bu eylemler, terör örgütü yandaşları dışındaki toplumun her kesimini birleştiriyor.

Bu topraklarda yaşayan her görüşten insan teröre karşı ortak tepki gösteriyor.

Bu süreç, görevdeki güvenlik bürokrasisinin kendisine çekidüzen vermesinin zamanıdır.

Teröre karşı birlik olunduğu bir ortamda, güvenlik ve istihbarat birimleri artık toplumun taleplerine göre hareket edip bir an önce kamu güvenliğinin oluşturulmasını sağlamalıdır.

Güvenlik bürokrasisi, şapkayı önüne koyup “Bir yerlerde yanlış giden bir şeyler mi var?” diye düşünmeli.

İstihbarat, sadece bilgiye ulaşmak değildir.

Eldeki bilginin kullanılabilir hale getirilmesi, sahada olumlu sonuç alınmasıdır.

Benzer her olaydan sonra ortaya atılan bir soru var: İstihbarat zafiyeti var mı?

Zafiyet olup olmadığı bir şeyin varlığıyla ilgilidir.

Olmayan istihbaratın zafiyeti nasıl olsun?