Alo, mesleki diyet hattı, buyrun

Mühendisseniz 1’e, memursanız 2’ye basın; işinizde başarı için diyetinizi alın...

Elimdeki kitabın ismine baktı, yüzünü buruşturdu: “Amaaan kuantum mu okuyorsun? Hep aynı şeyler: Onu ye, bunu yeme; olumlu düşün, olumlu olsun...”
Olumlu düşünce ile kuantum, hadi tamam diyelim. Yeme-içme ne alaka? Galiba pek çok kişi popüler bilimin son dönemde yumurtladığı tüm yumurtaları aynı sepete koyuyor. Tamek’se koy sepete...
Aslında fena bir sınıflandırma da değil. Gelecekte kuantum teorisi kim bilir alıp başını nerelere gidecek ama gelecekten bugüne bakıldığında yaşadığımız şu dönem büyük ihtimalle bu ikisiyle özetlenecek: Olumlu düşün, sağlıklı beslen...
- Var ya insanlar bir zamanlar dünyanın tepsi gibi düz olduğuna, bir öküzün boynuzları üzerinde durduğuna inanıyorlarmış.
- O da bir şey mi? Bir dönem insanlar hayatın sırrının olumlu düşünce ve sağlıklı beslenme olduğunu zannediyorlarmış.

Sırlar, yemekler ve gerçekler
O kadar da değil mi?
Geçen hafta NTV’de bir belgesel vardı. İzlemedim. Unutmuş ya da kaçırmış değilim, izlemeye niyet etmedim. Tanıtımına bakılırsa bu belgesel bize “rekabetle iç içe geçen iş hayatında başarılı olmanın sırlarını” verecekti. Üstelik belgesel BBC yapımıydı, öyle dandik bir şey değildi yani -acaba neydi neydi? Neydi bu belgeselin adı peki?
“Yemekler ve Gerçekler”.
İş hayatının sırları ve yemekler ve gerçekler? Tanıtım yazısı bir soruyla kafa karışıklığını çözüyordu: “Sadece doğru yiyecekleri tüketerek işyerinde istediğimiz performansı yakalamak mümkün mü?”
İşyerinde başarının da bir diyeti mi var? Nedir mönü? Bugün başlasak ne zaman “başarılı” oluruz? Pınar Altuğ’un “gelin diyeti” gibi bunun da jeti, şoku falan var mı belgeselci abi? 

Matematikçiler küp küp yesin
Başarılı bir başarı diyeti, belgesel filmlere sıkışıp kalmamalı. Bir telefon numarası ayarlansın, yaptığımız işe göre uygulamamız gereken diyeti oradan alalım. Hatta önce istediğimiz mesleği, “olumlu / doğru” düşünceyle “çağıralım”, sonra bu hattı arayıp diyetimizi alalım.
Matematik ağırlıklı bir dal mı çağıracaksınız? Her sabah yüz kere “Mühendis olmak istiyorum” ya da “Matematik profesörü olmak istiyorum” falan yazın. Olur ya doğru düşünemezsiniz, yazarak konsantre olun diye.
Sonra hattı arayın -Türkçe için 9’a basınız- diyetinizi versinler: Sebze ağırlıklı, balık ve beyaz et serbest, haftada bir kırmızı et de olabilir... Arada kızartma kaçamağı bile yapabilirsiniz. Tek bir şartla, yediğiniz her şeyin muhakkak küp küp ya da halka halka ya da işte üçgen üçgen şeklinde pişirilmesine özen gösterin.
Memurlar için kereviz, politikacılar için lahana ağırlıklı diyetlerimiz mevcut. Bürokratsanız kereviz ve lahana sularını karıştırıp içiniz.
*   *   *
Sağlıklı beslenmenin önemine, olumlu düşüncenin gücüne inanıyorum.
Yakındır -bakın buraya yazıyorum- tüm bunlar gerçek olacak.
“Ol derim olur”... Budur. 


Alo, mesleki diyet hattı, buyrunHaber olmak isteyen ünlüler için diyet: Lahmacun, kebap...
Şarkıcısınız. Yeni albümünüz çıktı. Haber olmaya, televizyona çıkıp şarkılarınızı tanıtmaya çalışıyorsunuz. Birkaç programa da çıkıyorsunuz. Davet kalmayınca, siz de, olur ya magazinciler bir soru falan sorar, cevabınızın fonuna albümden şarkı döşer
diye, o da olmazsa en azından tatil yapmış olursunuz diye Bodrum’a gidiyorsunuz. Karnınız acıkıyor, plajda afiyetle lahmacun
ve kebap yiyorsunuz.
Fakat o ne! İhtimal hiç aklınızda yokken, aniden her yerdesiniz. Televizyonda, gazetelerde...
Daha ne istersiniz?
Alişan keşfettiği “diyetin” etkilerini görünce tekrar etti.
Aslında bu diyetin asıl kaşifi İbrahim Tatlıses’ti. Ama unutmuştuk gitmişti.
Alişan’ın ardından bu pek etkili diyete başkaları da ayacak mı?
Yeliz Yeşilmen hemen aynı diyeti uyguladı. Etkisini de anında gördü. Asuman Krause
ve Hakan Altuğ bu diyete pizzayı da ekledi.
Ben de beslenmenin önemini niye küçümsüyorsam? Belki de her alanda her derde deva diyetler vardır. BBC’ciler haklı,
iş hayatında başarı için diyetler var!
Buyrun, haber olmak isteyen ünlü diyeti: Kebap, lahmacun, pizza... (Kızgın kum soslu, deniz tuzlu servis edilir. Kıyafet mecburidir, mayoyla yiyiniz.)

manik depresif köşe
Ben hiç rejim yapmadım. Rejim yapmak zorunda olanın halinden anlamam zor. Ama bu yüzden de depresyona girecek değilim. Manik manik yemeye devam...

Alo, mesleki diyet hattı, buyrun