Amerika dünyayı mars mı edecek?

Amerika'yı bilmem ama ben kültür-sanat prensini mars edeceğim. Bu arada arabayı sattığımdan beri çok bedbahtım. Amerika'nın İstanbul'u işgal planı, kızıl gezegenden gelen kızılcık şurubu içip kan kusan Marslılar derken... Galiba yeni bir araba alabileceğim




Amerika dünyayı mars mı edecek Yabancı değil, canımın-ciğerimin çalıştığı ofiste çıkıyor NPQ Türkiye dergisi. Yani bizim eve NPQ Türkiye giriyor. Hatta hakkında konuşuluyor. Yeni sayısının ardından bir Amerikan işgalidir gidiyor mesela.
Sevgilim taktı kafayı: "Amerika, İstanbul'u işgal etmeden önce bitir şu yemeğini", "Amerika, İstanbul'u işgal etmeden kalk da işine git"...
İki dak'ka oyalansam, pat karşımda Amerikan kuvvetleri!
Sevgilimin arkasında medya desteği var
Ama ciddiye alıyor muyum? Katiyen. Ben daha çok 27 Ağustos'taki Marslı işgaline karşı alarmdayım. Mars'ta su bulunduğu anlaşıldığı akşam, oturup haberini yapmışlığım vardır Superonline'da. "Su akıyor, kim bakıyor?" diye. Kızıl gezegenden kızılcık şurubu içip kan kusan "ziyaretçiler" bekliyorum yani.
Onu da geçiniz, hadi diyelim yok öyle birileri. Yine de Dünya'ya en son 60 bin yıl önce bu kadar yaklaşan Mars'ın etkilerinin Amerikan işgalinden daha şiddetli olacağına inanıyorum ben. Biz ki astrolojinin yalan olduğu kanıtlansa bile hayatımızı yıldızlara göre yaşarız. Gök cisimlerinin hareketinin itme-çekme kuvvetleri marifetiyle Yer'de değişimlere neden olduğuna inanırız. Depremleri güneş tutulmasına bağlarız mesela. Bizim astrologlarımız ki güneş tutulmasını izleyenlerin hayatları altüst olur dediler.
Amerikan işgali dediğiniz nedir ki? Amerika dünyayı mars mı edecek yani? Hem mars etse ne olacak? Bunun rövanşı oynanmayacak mı?
Fakat hayır, Mars'ı zerre umursamayan medya, Amerikan işgali konusunda sevgilimin yanında. Sabah yazarı Ömer Lütfi Mete, "ABD şahinliğinin Türkiye'yi mümkünse savaşsız, olmuyorsa savaşarak işgal etme kararlılığı"ndan söz edip "bağımsızlık mücadelesi başlatmak"tan dem vurdu. Daha önce Mine Kırıkkanat da, yanlış hatırlamıyorsam bir tatbikattan bahsetti. Orada işgal edilmesi söz konusu ülkenin Türkiye'ye benzediğini yazdı.
İşgal başladı herhalde, kahvede buluşalım...
Bu esnada yine yabancı değil, canımız- ciğerimiz-arkadaşımız-Akşam gazetesi kültür-sanat prensi Mehmet Kenan Kaya'mız ise şak diye NPQ'daki Halit Refiğ makalesini oturttu sayfasına, gösterdi yine haberci ruhunu: "Amerika, İstanbul'u işgal etmek istiyor."
Refiğ'e göre Türkiye'nin "kucağına konan" Kürt meselesi bu planın bir parçası imiş. "ABD'nin Irak'a yerleşmesinin amacı da petrolden ziyade burayı bir atlama tahtası olarak kullanarak İstanbul'a ulaşmak"mış. Öyle diyor Refiğ mealen.
Algıda seçicilik olsa gerek, bugün okudum, 30 Ağustos'a kadar Amerika'dan üç heyet gelecekmiş Türkiye'ye.
Durur muyum? Önce Mehmet Kenan'ı aradım, "İşgal başladı herhalde" dedim, "sokağa çıkma yasağı ilan edilmeden Firuzağa'da bir tavla partisi yapalım."
Baktım Mehmet Kenan yedi, yüz buldum ya, şimdi de sevgilimi arayacağım:
"İşgal başladı herhalde. İstanbul'dan kaçalım. Ama önce, hatta hemen, bugün, şimdi, ben beğendim bile bir tane, bana yeni bir araba alalım."
Geyik potansiyelime hayranım!

BENDENSİN...
POLI; Cinsiyet: Erkek;
Yaş: 32; İl: İstanbul
Seviştikten sonra "Bendensin" deyip otelin parasını ödeyen bir kız gördüm ya, valla bu reklamlardan korkulur diyorum. (itiraf.com)

Biz organize olana kadar flash mob'un gazozu kaçtı
Yüzlerce insan bir yerde toplanıp, manasız bir şey yapıp dağılıyorlar ya hani. Geçen hafta İstanbul'da da böyle bir flash mob yapılacaktı. Ben hafta sonu uzak kaldım mevzudan; dönünce bir baktım, ertelenmiş. Elimde balon, ortalık bir yerde koşmadan huzura eremeyeceğim. O bakımdan hâlâ ümitle beklemekteyim.
Fakat şöyle bir gerçek de var. Biz organize oluncaya kadar flash mob'un gazozu kaçtı. Acı haber Boston'dan geldi. Boston'lu flash mob'cuların organize olduğu siteyi, Yahoo! Groups aniden kaldırmış. Eylemlere katılmak için kaydolan bin kişinin e-mail adresi de bu esnada kaybolmuş.
Bir de artık anti-mob yükselişe geçti: "Koyun olma, talimatlara uyma. Üstelik anti mob'cu olmak, flash mob'cu olmaktan kolay. Hiçbir şey yapman gerekmiyor!" diyorlar. Ee, ne diyeyim; haklılar!
Not: Hafif.org'cular beni "winmaker" sanıyorlarmış. Değilim. Hafif'i severim, izlerim, hatta tavsiye ederim ama siteye kayıtlı değilim.

Amerika dünyayı mars mı edecekFoto muhabiri nerede?
Ankara'da tedbirsizce yaklaşılan bir paketin içindeki bomba patlayınca 17 polis yaralanmıştı. Sonra Antalya'da ne oldu? Bomba imha ekibini beklemeye tahammülü olmayan polis, şüpheli paketi çalı süpürgesinin ucuyla dürtükleyerek bomba araması yaptı. Yani neymiş? Polis ders almamış. Buraya kadar eyvallah.
Peki ama bu haberin fotoğrafını çeken kişi sizce nerede duruyor? Sizce bu fotoğraf emniyetli bir mesafeden mi çekilmiş?
Foto muhabirlerimizden Ercan Arslan uyardı. "Bak" dedi, "bu fotoğrafı çeken muhabir, haberde ders almadıkları için eleştirilen polislerden daha yakın mesafede duruyor şüpheli pakete."
Görüyorsunuz, haber fazlasıyla DOĞRU.
Ders almıyoruz.

Almanya'ya giden işçiler, Türkiye'deki karılarını neden unuttu?
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nde "Alamanya Türküleri" diye bir araştırma yapılmış. Karısını Türkiye'de bırakıp Almanya'ya giden, bir daha da dönmeyen erkeklerin ardından "Almanya'ya gitmişsin, orada evlenmişsin, tam yedi sene oldu, evine gelmemişsin" türküsü yakılmış mesela. Onlar da bu türküye, mazeret bildiren bir türküyle karşılık vermişler:
"Durmadan çalar davullar / Çırılçıplak olmuş yavrular / Seks delisi bu gavurlar / Karnaval var, zımba da zımba."
Seks delisi olan "gavurlar" mı, Türk erkekleri mi; orası biraz karışık ya neyse...