Bu kadının elinden süt içilir mi?

"Günahsız Erkeği Bulma Kılavuzu"





Çağla Şıkel ile Mehmet Aslan bir süredir birlikteler. "Gazinocular kralı" kayınpeder kızmasın diye pek ortalığa çıkmadıkları yazılıp çiziliyor. Derken anne çıkıyor sahneye. Otele gidiyor. "Bırak oğlumun peşini" diye bağırıyor. Genç kız ağlayarak odasına kaçıyor.
Eski Türk filmleri tadındaki bu haber yayımlandığı gün, bazı gazetelerde de Mehmet Aslan'ın annesinin "Yok böyle bir şey. Ben niye karışayım onların ilişkisine?" diye açıklamaları vardı. Bu pek içli sahne yaşanmamıştı yani büyük ihtimalle. Yakıştırılmış, yaşattırılmıştı.
Peki ama niye yakıştırılmıştı, niye durduk yerde olmayan bir şey yaşattırılmıştı?
Çünkü bunların yaşanması hiç de uzak bir ihtimal değildi. Aslan ailesi özelinde değil; Türkiye genelinde, hatta dünyanın birçok köşesinde!
İktidarın cinsiyeti erkek oldukça, erkek anaları kadın olmaktan ötürü yaşamış oldukları tüm mağduriyetleri oğullarının gücüyle unutmaya çalışacaklar.
Sadece erkek anaları da değil. Kadının kadına eziyet ettiği durumlara bir göz atın, göreceksiniz; ortada kadınlardan birinin "ele geçirdiği" bir erkek, onun gücünün gölgesi vardır mutlaka.
Ne feci ya da ne iyi!
Kadının kadına eziyeti, ancak bir erkeğin iktidarının gölgesinde tahayyül edilebiliyor.

Angelina Jolie'yi nasıl bilirsiniz? Yastığının altında bir bıçak ile uyuduğunu söylemişti bir keresinde. Bir de bıçak koleksiyonu varmış efendim. Dövmeleri, aşkları, Lara Croft rolü, en çok da "Gia" filmi ile çok güzel bir "sert kadın"dı o. Sonra ne oldu? Sütçü!
Jolie bir süt kampanyası için poz verdi. Dudağının üstünde süt izi ile... Süt elbette güzel bir şey, çok besleyici, herkes yatmadan evvel bir bardak içmeli. Fakat bazı kadınlar da, olabilir yani böyle bir şey; anneliği, şefkati, iyiliği, doğruluğu temsil etmeyebilirler. Reklam fotoğrafını boş verin, yandaki tanıdığımız-bildiğimiz-böyle sevdiğimiz Angelina Jolie'ye bir göz atın. Bu kadın kime süt içmeyi özendirebilir ki?

Gine'nin kırsal kesimlerinde bir gelenek varmış. Bir erkek öldüğünde rahipler onun işlediği günahları hesap ediyor; sonra da bu hesabın faturasını ölenin karısının ve kızlarının önüne koyuyorlar. Kocanızın ya da babanızın günahlarından arınıp huzura ermesini istiyorsanız, rahiplerin belirlediği kadar bir süreyi dini bir yerde, seks kölesi olarak geçirmeniz gerekiyor.
Ali Bayramoğlu bu örnekten hareketle yeni Ceza Kanunu Tasarısı'nın bazı bölümlerinin neden kabul edilemez olduğunu, hukukun neden geleneklere göre düzenlenemeyeceğini anlattı köşesinde (Yeni Şafak, 22 Temmuz).
Zira herkesin geleneği kendine. Ama bu gelenekleri alıp hukuk sisteminin bir parçası yapmak abes. Oysa yeni tasarıda "edep töreleri" diye bir kavram var. Törelerin ne işi var hukukta? Namus davasına alınan can, can değil mi?
Sonra cinsel suçların "Topluma Karşı Suçlar" başlığı altında olması da bir acayip. Bir kadının bedeni neden topluma ait olsun? Ve bu beden, yeni tasarıyı hazırlayanların sandığı gibi kocaya da ait değil. Bu yüzden işte, tasarı görmezden geliyor ama evlilik içi tecavüz diye bir şey var. Çünkü kadının bedeni, evli de olsa, kendine ait!
Yani görüyorsunuz, bu tasarı aynen geçerse Türkiye'de de kadınlar pek öyle evrensel hukuka göre korunmayacaklar.
Yine de benim aklım Gine'de kaldı. İlhan Uçkan en son "Doğru Erkeği Bulma Kılavuzu" yazdı ya. Bu köşeden o köşeye çok özel ricamdır kendisinden: Mümkünse Gineli kadınlar için de "Günahsız Erkeği Bulma Kılavuzu" yazar mı?
Her yeni kanun tasarısı ile kadın hakları konusunda bir adım ileri gideceğine iki adım önceye dönen Türkiye'de de belki ileride Türk Ceza Kanunu'na "Erkeğin günahı kadının boynunadır" diye bir madde girer.
Biz şimdiden önlemimizi alalım.

Amerika'da 12-16 yaş arası kızlar güzellik salonlarından çıkmıyorlarmış. Cilt bakımı yaptırıp masajla stres atıyorlarmış.
Çeşme'de de bir disko-bar açıldı. 13-17 yaş grubuna özel. 18 yaşın üstündekiler mekana giremiyor. Çocuklar kendi müziklerini kendileri yapıyor, dans edip eğleniyorlar.
Hayat çok hızlandı hakikaten. Herkes, her şeyi, hemen yapmak istiyor. Kimsenin beklemeye, özellikle de çocukların büyümeye hiç sabrı kalmadı. "Niye şimdi değil?" diyorlar. Haklılar belki de. Neyi bekleyecekler? Beklemiyorlar. Beklemesinler.
Fakat... Ben ilkokuldayken her gün okula farklı bir saç modeliyle giderdim. Tepede topuz, ensede topuz, balıksırtı, yok bilmem ne kafası, örgülerle taç modeli vesaire. Zira her gün kuafördeydim. Annem o kadar çok kuaföre giderdi ki, ben de mecburen onunla giderdim.
Ve upuzun saçlarım vardı. Başta çıraklar, boş kaldıklarında da kuaför amcalar bayılırlardı saçlarımla oynamaya. Ben de eğlenirdim. 13 yaşında röfle attırdım, 14 yaşında perma yaptırdım, 15 yaşında saçlarımı boyattım. Şimdi? 31 yaşındayım ve hayatta en zor yaptığım şey bir kuaför koltuğuna oturmak. Saçlarımı yılda iki kez falan kestiririm ancak. Bırakın boyayı, röfleyi; özel günler haricinde saçlarımı taramam bile, toplayıveririm.
Yani... Yani insan merak ediyor: Bu çocuklar büyüyünce ne yapacak? Zevkler zira çok çabuk tüketiliyor. Hevesler yani, geçiyor. Dünyanın en eğlenceli şeyinin bile an geliyor gazozu kaçıyor.
12 yaşında masajla stres atan biri, 30 yaşında rahatlamak için ne yapar acaba? Bekliyoruz bakalım. Masajdan-diskodan fırsat bulunca, cilt bakımı ile saç yapımı arasında yeni zevkler için yaratıcılıklarını da konuştururlar herhalde.

manik depresif köşe
İnsan ömrü uzuyormuş. Yakın gelecekte insanın ortalama ömrü 180 yıl bile olabilirmiş. (Michael Zey, Montclair Üniversitesi)
Ne şahane bir haber değil mi?
Değil! Niye? Zira bir başka araştırmaya göre de 40 yaş üstü Türk erkeklerinin üçte biri iktidarsızmış. (Emre Akkuş, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi)
Geriye kaldı 140 yıl! Sekssiz ve muhtemelen pek zevksiz...





YAŞAM


Aldatılan eşten yolsuzluk iddiası
Beynimiz rüyada bilgileri kaydediyor
Sapığı gazetedeki fotoğrafı ele verdi
'Bu mutluluk pozu kanıtım hâkimim'
Kanserojen 'cep'imizde
Tükenmişlik sendromu çalışan insanın kâbusu
Filistinli çocuk üç İsrailliye hayat verdi
Uyuşturucu için hastane bastılar
Bob Hope haberine ölü muhabir imzası
'Aşk'la tatil başkadır!
Sevgilisinin hayatını söndürdü
'Çıplak kadın avı' asparagas çıktı!
Harem seramlık tatil
Nuh Tufanı için arama izni çıktı
İşten çıkardığı işçisi öldürdü
Fabrikada cehennem
'Yaz Bitmeden' Sezen...
New York'un Çıplak Kovboy'u
Darıca'ya hoş geldiniz
Kadın, kadına niye eziyet eder?
"Müzikli ruh hallerim var" oyunu!

DİĞER YENİ YAZILAR