Pop-modern darbe

"Dövüş Kulübü"nün de yazarı olan Chuck Palahniuk'un "Tıkanma" adlı kitabının kahramanı Victor Mancini "annecik"ten öğrendiği, okulda öğretilmeyen ama hayat kurtaran bilgileri sıralıyor:Büyük otellerde Mavi Tuna Valsi'nin çalınması binanın boşaltılması gerektiğini bildirir. Eğer bir hastanedeyseniz ve Hemşire Flamingo'nun kanser koğuşuna gitmesi anons edilirse, sakın o tarafa gitmeyin. Hemşire Flamingo diye biri yoktur. Çoğu hastanede Hemşire Flamingo yangın çıktığı anlamına gelir.Bir markette Mr. Cash anonsu silahlı güvenlik görevlisinin çağrıldığını gösterir. Havaalanlarında Mr. Amond Silvestiri anonsu havaalanında bombalı terörist olduğuna işarettir. Ms. Pepper Haviland, Ebola virüsü demektir. Mr. Turner Anderson birinin kustuğunu haber verir.Türkiye'de de benzer şifreler var mıdır, nelerdir acaba? "Hemşire Bilmemnesu" anonsu, suyu kapan gelsin, hastanede yangın çıktı manasına geliyor olabilir mi? Türkiye'de şifre yoktur. Tehlike anında doğru şifreli ismi hatırlayıp anons etmeyi bırakın; yangın çıktığında diyelim, itfaiyenin telefon numarasını ezbere çevirecek insan sayısı bile çok az olabilir memlekette... Diye mi düşünüyorsunuz?Bazen Türkiye'ye haksızlık ediyoruz!Bakınız sauna çetesine. Adamlar sistemi kurmuşlar. Bazı bakanlar ve milletvekilleri hakkında notlar, A-4 plastik patlayıcılar, ruhsatsız tabancalar, Kalaşnikovlar, büyük alışveriş merkezleri ve Türkiye'deki tüneller, köprüler, kara ve demiryolları ile ilgili detaylı krokiler... Eğer yakalanmasalarmış, radyoda yayınlanan şarkılarla eylem talimatı vereceklermiş. Mustafa Yıldızdoğan'ın "Türkiyem" şarkısı sinyalmiş. Bu parçadan sonra Mustafa Sandal'dan "Tek Geçerim"in çalması "ulaştırma şebekelerine taarruz", Ayna'dan "Çayımın Şekeri" şarkısının çalması ise "sanayi tesislerine sabotaj" demekmiş. Biz bir Hasan Mutlucan'ı bilirdik; darbe oldu mu, radyoda o çalardı. Kim bilir belki o zamanlarda da darbe hazırlıkları esnasında, Yurttan Sesler Korosu'na şifreli şarkılar söyletiliyordu ama biz bunu nereden bilecektik? Kimin aklına gelirdi pop-modern darbe? Ve kimin aklına gelirdi ki, birileri "zaferin kazanıldığını" Muazzez Ersoy'un "Oyun Bitti"si ile haber versin: "Kapat kapat perdeleri / Bu komedi, oyun bitti." Hakikaten komedi!***Yoksa komik değil mi?Uzun zamandır hiçbir şey göründüğü gibi değil. Saunalar, masajlar ve radyoda çalan şarkılar... Gevşemeyin, eğlenmeyin, şarkılara eşlik etmeyin, dikkatli olun, şifreleri bulun!"Okulda öğrendiğin hiçbir şey bu kadar önemli olamaz" dedi annecik, küçük Victor'a: "Aydınlanma sona erdi. Artık Aydınlanmama Çağı'na girdik." Büyük bir otelin lobisindesiniz. Müzik aniden değişiyor. Mavi Tuna Valsi çalmaya başlıyor. Kaçın. Hemen çıkın o binadan. Bu bir şifre olabilir. "Annecik 'Kolay bir tane soracağım' dedi. Gözlerini kapayıp gülümsedi, sonra gözlerini açtı ve 'Bir mağazada kasiyerlerden biri bozuk para anonsu yaparsa bu ne anlama gelir?' diye sordu. (...) Çocuk 'Bozuk para anonsu yapan kasiyer o kasada güzel bir kadının olduğunu ve herkesin gelip onu görmesini istediğini söylüyordur' dedi." (Tıkanma, Chuck Palahniuk) Şifre Geçen hafta Abbas Güçlü'nün Genç Bakış programına konuk olan Erkan Mumcu "Stalin bir caniydi" deyince ortalık karıştı. Bazı öğrenciler Mumcu'yu protesto etti. Ortam iyice gerilince acilen programı bitirildi.Programın ardından öğrencilerin tepkisine şaşıranlar, bu tepkiyi aşırı bulanlar oldu.Bu da bir şey mi!Bundan 50 yıl önce dönemin Sovyetler Birliği lideri Nikita Kruşcev gizli bir oturumda Stalin için "işkenceci bir katil" dediğinde salonda bulunan delegeler ne yapmış dersiniz?O günlerde Reuters Haber Ajansı'nın Moskova temsilcisi olarak görev yapan ve bu konuşmayı dünyaya sızdıran John Rettie 18 Şubat'ta BBC'ye o günleri anlatırken şöyle diyor: "Bu o kadar sarsıcıydı ki, şimdilerde oturumda bulunan bazı delegelerin Kruşçev'in konuşması sırasında kalp krizi geçirdikleri, bazılarının da konuşmanın ardından intihar ettikleri söyleniyor." Neyse ki artık bu yüzden kimse kalp krizi geçirmiyor Zerrin Özer'in evlendiği 28 yaşındaki Levent Süren meğer şu evlilik yarışmalarından birine, "Bir Prens Aranıyor"a katılmış; daha ilk elemede elenmiş. Prensese kavuşup prens olamamış ama Zerrin Özer'le evlendiğine göre "kraliçesini" bulmuş demek ki... ters köşe Son yıllarda sünnetle ilgili farklı görüşler var. Vücut bütünlüğüne bir müdahale olduğu, erkek çocuklarda travma yaratıyor olabileceği söyleniyor.Yeni oğlu olan bir arkadaşıma "Sen bu işi iyice araştırdın mı? Belki sünnet ettirerek küçücük bebekte kocaman bir travmaya sebep olacaksın" dedim."Okul tuvaletinde arkadaşları onunkiyle dalga geçerken travma yaşayacağına, sünnet yüzünden travma yaşasın, razıyım" dedi.Meclis'e gönderilen Nüfus Hizmetleri Yasa Tasarısı'na göre velinin isteğiyle çocukların din hanesi boş bırakılabilecekmiş.Her fırsatta "yüzde 99'unun Müslüman" olduğu söylenen, son yıllarda dinci kadroların da her alanda hızla arttığı bilinen bir ülkede kim çocuğunun din hanesini boş bırakır? Okula kaydolurken ya da mesela pasaport başvurusu sırasında bir memurun şakayla bile olsa çocuğa "Sen dinsiz misin?" demesine nasıl mani olunabilir? Ayrımcılığın önüne nasıl geçilir?Hem ne işi var dinin nüfus cüzdanında? Din vicdanla ilgili bir şey değil mi? Allah'la kul arasında olması gerekmez mi? Madem AB için bir adım atacaklar, şunu tam yapsalar, din hanesini hepten atsalar, daha doğru değil mi? tubaakyol@milliyet.com.tr Kim çocuğunun din hanesini boş bırakır!