"Yaz geçer, iyi gelir sözcükler"

"Yaz geçer, iyi gelir sözcükler"




Yaz bitti. Okullu çocuklar son arabalara doluşup yaşadıkları kentlere döndüler. "Hava ısınırsa" dediler giderken, "belki hafta sonu yine geliriz."
Oysa gelmeyecekler. Yaz bitti. Havalar ısınsa bile -ki eylül sonuna doğru yeniden ısınır genellikle- yine de onlar yazın bittiğinin farkındalar. Okullar açılınca, yaz biter zira. Artık kim, ne kadar zorlasa, boşuna. Bir dahaki yaza kadar geri dönmeyecekler.
Uzun boş kumsallar, suyu boşaltılmış havuzlar, masa üstünde ters sandalyeler, mindersiz şezlonglar, üstünden yağmur suyu damlayan güneş şemsiyeleri, ters çevrilmiş kayıklar, kızaklar üstünde kıyıya çekilmiş kotralar...
Yaz bitince bitiveren bir hayattan geriye kalan tek tük ipuçları ile birlikte uzun bir kışa hazırlanıyor şimdi tatil kentleri.
Bakkallar kapı önündeki meyve-sebze kasalarını kaldırdılar. Gazeteliği, ekmek sandığını içeri taşıdılar. Yaz boyu ardına kadar açık olan kapılarını kendi üstlerine örtüp tezgahın ardına saklandılar.
İncik-boncuk, tişört, ucuz güneş gözlüğü satan tezgahlar, öyle aniden yok olup gittiler ki sanki hiç var olmadılar.
Gazete kağıtlarıyla kaplanmış dondurmacı camekanının hemen yanındaki duvarda, rengarenk boyanmış üç toplu dondurma resmi de olmasa... Ya da butiklerin vitrininde, kırık kepenklerin arasından rengi solmuş bikiniler, havlular göze çarpmasa... Hani dersiniz ki yaz hiç uğramamış buralara.
Yaz geldi oysa. Geldi ve geçti. Yaz bitti.
Panjurların ardındaki evlerdeki çiçekli koltuklar gelecek yazı beklemeye başladılar. Deniz havluları, karanlık ve nemli dolaplarda güneşi özlemle hatırlıyorlar. Yaz boyu insana fazla gelen, ağırlık yapan beyaz pikeler, artık kendilerini bile ısıtamıyorlar.
Balkon masaları, salonun ortasında bir köşeye çekildiler; içerideki mobilyalara denizi, kumsalı, bikinili kızları, günde üç fasıl onların önünden yürüyüp kaçamak bakışlar atan gizli aşklarını, suya girmekten korkan, girince de çıkmayan ufak çocukları, kumdan kaleleri, kumdan köfteleri, yaz akşamları maaile denize nazır yenilen akşam yemeklerini, ah bir de o mangaldan yükselen kokuları, ah o kokuları... Anlatıyorlar.
***
Yaz bitti. Geçti gitti.
Çorapların saltanatı döndü.
"Yüksek sesle söylüyorum bunu kendime / Her yerde söylendiği gibi / Yaz bitti / Yaz bitti / Hiçbir şey, hiçbir şey / Hiçbir şey / Yalnızca üşüyorum şimdi." ("Yaz Bitti", Murathan Mungan'ın "Yaz Geçer" kitabından...)

manik depresif köşe
Ben Murathan Mungan'ı "Lal Masallar" için, "Kırk Oda" için, "Cenk Hikayeleri" için ama en çok, en çok "Yaz Geçer" için çok sevdim.
On bir yıl önce, yine böyle bir eylülde "Yaz geçer yine gelir" dediği için, "Yaz geçer iyi gelir sözcükler" diye yazdığı için...
O kitaptaki "Yalnız Bir Opera", "Bilardo Topları", "Terastaki Havlu", "Alabalık ve Siyambalığı" şiirleri için...
Ki bu yüzdendir, on bir yıldır değişmeyen geleneklerimizdendir, ne zaman bir arkadaşımız bir sevdiğinden ayrılsa, biliriz ki iyi gelecek; "Yaz geçer ama kış da geçer" yazıp en başına bu kitabı hediye ederiz.
Yaz geçti işte. Ama kış da geçecek.
Geçecek, değil mi?
Geçeceğini bilmese, nasıl katlanır insan kışların depresif kasvetine?

Murathan Mungan söylemişti zaten, yazmıştı yani kitabının başına. Buyrun işte, şiir deyip geçmeyeceksiniz. Gün gelir bilim bile şiiri tekrar eder ve der ki: "Yaz geçer, iyi gelir sözcükler."
Londra King's College Psikoloji Bölümü'nden bir grup bilim adamının 36 kişi üstünde yaptığı araştırma, duygularını kağıda dökenlerin sadece stresten kurtulmakla kalmadıklarını, aynı zamanda vücutlarının bağışıklık sisteminin de güçlendiğini göstermiş. Hatta yazı yazanların yaralarının da daha çabuk iyileştiği belirlenmiş. (8 Eylül, Radikal)
Yaralarını yazıya yalatanlar arasında herhalde en şanslı olanlar köşe yazarları. Perihan Mağden onların köşelerine yapıştıklarını yazar ya bazen, demek böyle oluyor, çok yazınca uzun yaşıyor, uzun yaşayınca da daha çok yazıyorlar.
Enis Batur, Selim İleri, Murathan Mungan, Ahmet Altan...
Onlar da herhalde, bildikleri için bu gerçeği, ha bire kitap yazıyorlar. Ya da çok fazla yaraları var...





YAŞAM


Böyle ödüle böyle yarış
Placebo ilaç gibi geldi ama..
Gençliğini yaktılar!
Posta pulu yüzünden cezaevine girecekti
Haber gazetecinin 'ayağına geldi!..'
Kısırlık tedavisi artık daha kolay
Kısa kısa..
"Yaz geçer, yine gelir"
Akşam yemeği
Kadın dediğinin ruh çalkantısı bol olur!